• Tahran Uluslararası Kur'an-ı Kerim Yarışmaları

Tahran İmam Humeyni(r.a.) Musallası, 19-25 Nisan 2018 arası tarihlerde, 35. kez olarak Kur'an ehline kapılarını açtı.

Sevgili İslam Peygamberi(s.a.) şöyle buyurmuştur: '' Halk ve Kuran'ın hikâyesi, yer ve yağmurun hikâyesi gibidir. Yer, kurumuş ve ölü bir haldeyken, Allah birden bire yağmuru yağdırır ve böylece yer kımıldamaya başlar, daha sonra şiddetli yağmurları yağdırır ve yer bir kez daha kımıldayarak can alır ve bundan sonra derelerden akan sular nehirleri oluşturur ve böylece yer yeşerir ve yer üstündeki bitkiler de büyümeye başlar, işte Allah yeri süsleten, insanlar ve hayvanların hayatı için gerekli olan şeyleri yerin içinden yeşertir. Kur’an da onu kabul eden herkesi böyle yapar.''

 

 

Tahran İmam Humeyni(r.a.) Musallası, 19-25 Nisan 2018 arası tarihlerde, 35. kez olarak Kur'an ehline kapılarını açtı. Bir kez daha Musalla üstü kapalı avlusu, 84 ülkeden gelen 370 Kur’an misafirine, ''bir kitap, bir ümmet'' sloganıyla ev sahipliği yaptı. Yarışmanın gerçekleştiği süresince, katılımcıların Allah Allah nidası minarelerin ta ucuna kadar ulaşarak,  Kur’an için atan kalplerin inancını tazeliyordu. Herkes Kur’an sedasını duymak ve yeniden canlanmak için gelmişti. Hidayet kitabı olan Kuran-ı Kerim ayetlerini okumak ve bu hoş kokunun ta insanların içlerine kadar işlemesi, hayat vermesi ve hareket ettirmesi, katılımcıların buraya kadar gelmelerinin asıl sebebi sayılır.

Kur’an, kendisi Zümer suresinin 23. ayetinde , manevi cazibesini şöyle tanıtmaktadır: '' Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur.''

 

 

Bu yarışmanın açılışı Ayetullah Cevadi Amulî'nın mesajıyla yapıldı. Bu mesajın içeriği şöyle idi:''Sevgili İslam Peygamberi'nden bir söz vardır: " İslam'ın vahyolunmuş Kur’an hareketi ve itreti her daim muzaffer olacak ve hiçbir başka hareket İlahi vahyin eşi benzeri olamaz. İşte bu ifadelere dayanarak, Kuran'ın câmiiyet(kapsamlılık) ve mercilik gibi esas öğelerinin, bu gibi kongreler, seminerler ve konferansların da bel kemiğini oluşturur. Kur’an, bütün itikadi, ahlaki, hukuki, fıkhi vb. ihtiyaçlara cevap verir ve bütün dini kayanakların mercii olarak sayılır.

AllahuTeala, Kuran-ı Kerimi Habl-i Metin olarak indirmiş ve bu Habl-i Metin'i bir taraftan yere bağlayarak bu sağlam ipin öbür tarafını kendi görünmez eliyle tutmuş ve böylece Kuran-ı Kerimi beşeriyete indirmiştir. Bu Habl-i Metin'in anlamı da hiçbir zaman koparılamayan sağlam iptir. Hiçbir zarar görmeyen iptir. Kim dokunulmaz olmak isterse işte bu sağlam ipe tutunmalıdır: İnsanların saadeti, kerameti ve dini ihtiyaçlarını sağlayan her şey Kuran-ı Kerim'de mevcuttur.

 

 

Mısırlı Kuran-ı Kerim hafızı, Muhammed Reşad Abdüssami' Aziz'in tilavete hazırlandığı dakikalardaki heyecanı ilgi çekiciydi. O '' Kuran-ı Kerim benim hayatımın dönüm noktası olarak saadet ve mutluluk sebebim, hatta hayatımın tamamıdır. Aç ve susuz yaşayabilirim ama Kur’an olmadan yaşayamam. Kur’an benim solukladığım havadır.''dedi.

O Kur’an ayetleri ve öğretilerinin hayatta nasıl uygulanışıyla ilgili şöyle dedi: '' Kuran'ın hiçbir yerinde bu ilahi kitabın ezberlemek amacıyla gönderildiği yazılmamış, belki Kuran'ı okuyun ve düşünün denmiştir.  Bunun anlamı da uygulamaktan başka bir şey olamaz. Akıl sahiplerinin Kuran-ı Kerim'i düşünmeleri lazım. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: "Her kimse Kuran'ı ezberleyip onun dediklerini uygularsa, anne-babasının mezarına güneş ışığından daha parlak taç koymuş gibi sayılır.'' Yine Hz. Muhammed(sav)'ın söylediği başka bir rivayete göre: Kuran'ı taşıyan kimse, ümmet ve ihsan sahipleri arasında en şerefli insanlardandır, bunlar halk arasında Allah'ın ailesi olarak tanınırlar "

 

 

Kuran-ı Kerim'in İslam ümmetinin vahdeti ve hidayeti doğrultusundaki rolünün önemini göstermek, bu gibi yarışmaların amacıdır. İran Evkaf ve Hayır İşler Kurumu başkan yardımcısı, Abdürrıza Abid, Müslümanlar arasındaki ihtilafların, uluslararası Siyonizm ve dünya güçlülerin suiistimallerine sebep olduğuna değinerek uluslararası Kuran-ı Kerim yarışmasının Müslümanların vahdeti için eşsiz bir fırsat olduğunu söyledi. Bunun gerçekleşmesi için de uygun mesajlar ve kaliteli içerikler üretmenin şart olduğunu belirtti. O ayrıca, Kuran'ın zengin kültürünü İran'da ve dünyada yaymak ve geliştirmek, Kur’an sayesinde dünya Müslümanları arasındaki kültürel münasebetlerin artması, Kur’an ekseninde İslam ümmetinin uyanışı ve birleşmesi bu yarışmanın asıl amaçlarından olduğunu belirterek bu yarışmaya gösterilen ilginin çok büyük olduğunu söyledi.

 

 

Bulgaristan'dan yarışmaya katılan, Kur’an hafızı Muhammed Mustafa Hazeri, aynı noktalara değinerek şöyle devam etti:" Dünya Müslümanlarının bu gibi Kur’an programlarına ve etkinliklerine katılımı, Kur’an öğretilerinin paylaşılması şansını yaratır. Herkes bir yere toplanınca, bir birinin dünyanın farklı yerlerinde yaşamalarına bakmaksızın, ortak bir nokta çevresinde yani İslam çevresinde vahdet oluşturarak toplanırlar. Kuran'ın indiğinden kaç asır geçmesine rağmen halen bu semavi kitabın mucizelerine şahit oluyoruz."

 

 

İran İslam Cumhuriyeti'nde gerçekleşen 35. Uluslararası Kuran-ı Kerim Yarışmaları'nda dikkate şayan mesele, ruhaniler, bayanlar ve görme engellilerin bu yarışmaya katılmaları oldu. Talebelerin yarışması Kum şehrinde ve 28 ülkeden katılan bayanların yarışması da Tahran şehrinde bulunan Erem Oteli'nde, diğer hafız ve kariler ve görme engelli hafız ve karilerin yarışması da İmam Humeyni (r.a) Musallası'nda düzenlendi. Bayanlar için de özel olarak bir Kur’an yarışmasının düzenlenmesi, onların Kuran'la ilgili faaliyetlerine yönlendirmesinde büyük bir isteklendirme kaynağı olmuştur. Bayanların bu nur dolu alanda bulunması, ailelerin tayyibe hayat doğrultusunda hareket etmesini sağlar.

 

 

Bayanlar yarışmasının jürilerinden olan Iraklı Kevser Hadi Muhammed " Bu yarışmalar güzel bir etkinlik oldu. İran İslam Cumhuriyeti'nin bayanların Kuran'la ilgili faaliyetleri ve bu nur dolu sahadaki rollerine önem vermesi dikkat çekicidir.  Nitelik bakımından da olumlu bir gelişmeye şahidiz. İran bayanlarının Kur’an faaliyetlerinin bu kadar nitelikli olduğunu düşünmüyordum çünkü Arapça onların ana dili değildir ama onların faaliyetleri çok üst seviyede ve bu da takdire şayan bir olaydır. '' dedi.

O, bayanların Kuran'la olan yakın münasebetlerinin ailelerin manevi göstergelerinin gelişmesine sebep olduğuna işaret ederek Kuran'ın nuru ve maneviyatının her ailenin ve evin çocuklarını yetiştirmesinde tezahür edeceğini ve böylece bir toplumun  Kuran'a doğru yol kat ettiğini söyledi.

 

 

İmam Ali(a.s.) kendi ashabına şöyle buyuruyor:" Kur’an gündüz vaktinin yol göstericisi ve gecelerin aydınlığıdır, eğer dünya şartları gece gibiyse Kur’an bu karanlığı aydınlığa çeviren bir gerçektir. " Ayrıca İmam Sadık (a.s.) da bir tavsiyede bulunur: " Kur’an, Allah ve kulları arasında bir ahittir bir fermandır. Bunun için her gün 50 ayet okumaya çalışın. Bu sizi Kuran'a yakınlaştırır"

Demin anlattıklarımız, Tahran Musallası'nda düzenlenen 35. Uluslararsı Kuran-ı Kerim Yarışması'nın kapanış töreninde konuşan İran İslami Şura Meclisi'nin başkanı Ali Laricani'ye aitti. O sözlerine şunları da ekledi: " Bu gibi yarışmalar dünyadaki kültürel gelişmenin modellerinden sayılabilirler, unutmayalım ki uzmanlarca toplumun altyapısında kültürel gelişme yatmaktadır. Bir toplumun gelişmesi ve kalkınması Kur’an yolunda hareketle gerçekleşebilir. "

 

 

Ali Laricani ayrıca şunları kaydetti: " Ülkelerin Kuran'la ilgili gelişim göstermeleri Kuran'a yakınlaşmak yolundan geçer, bu da Kuran'ın sünnetidir…..Öyle bir kitap ki Allah onu zulümden uzak durma esası ve ilahi rahmetin sebebi olarak tanımlar. Kesinlikle bu kitap, kültürel bileşenlerden sayılmaktadır. Peygamber Efendimiz şöyle buyuruyorlar: " Kuran'ı taşıyanlar en saygıdeğer insanlardırlar, Kuran okuyanların ulaştığı en yüce mertebe de ilahi katta huşu sahibi olmak mertebesidir."

 

35. Uluslararsı Kuran-ı Kerim Yarışması'ında dereceye girenler belli oldu:

Erkekler Tahkik kıraat dalında: Sırasıyla Afganistan'dan Alireza Rezayi/ İran'dan Seyyid Mustafa Hoseyni/ Lübnan'dan Abbas Mustafa Şarri ilk üçte yer aldı.

Erkekler hafızlık dalında: Sırasıyla İran'dan Mustafa İsfahaniyan/ Mısır'dan Abdüssami' Aziz / Bangladeş'ten Ehsenullah Ebulhaşim ilk üçte yer aldı.

İkinci Uluslararası Kadınlar Kuran-ı Kerim Hafızlık Yarışması'nda ise dereceye girenler sırasıyla şunlardır:

İran İslam Cumhuriyeti'nden Hakime Nasiri/ Cezayir'den Akile Bin Kerruş/ Tanzanya'dan Aşura Eman Leyla Nakî

 

Talebelerin Kuran'ı güzel okuma dalında ise sırasıyla İran İslam Cumhuriyeti'nden Muhammed Zahidi/ Irak'tan Ali Hasan Abdül Elâ/ Afganistan'dan Muhammed Reza Nuri dereceye girdiler.

 

Talebeler yarışması Hafızlık dalında sırasıyla İran İslam Cumhuriyeti'nden Mahmud Nevruzi/ Mısır'dan Ahmed Yesra Muhammed/ Gana'dan Muhammed Ticani birinci, ikinci ve üçüncü oldular.

Kur’an hitabeleri dalında sırasıyla: Suriye'den Muhammed Velid Berekat / Yemen'den Mâcid Veşli/ İran'dan Ahmed Garbâvi ödül sahibi oldular.

Görme engelliler yarışmasında farklı dallarda dereceye girenler şunlardır:

Hafızlık dalında sırasıyla: Hindistan'dan Muhammed Enis/ Türkiye'den Ekrem Uçar / Mısır'dan Muhammed Said Abdülgani el-Kumeyri ödül kazandılar.

Tahkik kıraat dalında ise sırasıyla: Malezya'dan Muhammed Kayım Nizar/ İran'dan Ümit Rıza Rahimi/Irak'tan Hüseyn Muhammed  Şelal dereceye girdiler.

Tahran'da düzenlenen 35. Uluslararası Kuran-ı Kerim Yarışması 25 Nisan tarihinde sona erdi.

 

Apr 29, 2018 08:08 Europe/Istanbul
Görüşler