• Filistin
    Filistin

Amerika bir kez daha Filistin halkına karşı siyonist rejimin eli ile korkunç cinayetlerin işlenmesi için ortam hazırladı.

Amerika başkanı Donald Trump tüm bölgesel ve uluslararası geniş muhalefetlere rağmen geçen pazartesi günü Amerika büyükelçiliğinin,  Tel Aviv'den Kudüs'e kentine taşıdı.  uluslararası hukuka aykırı bu girişimle eş zamanlı olarak siyonist askerler,  Kudüs ve Filistin  topraklarının gerçek sahipleri Filistinlilerin  işgalcilere karşı barışçıl itirazlarını  kana buladı.  Bu  korkunç saldırıda en az 60 Filistinli  aldığı kurşun yarası veya soluduğu zehirli gazlar nedeniyle şehit olurken yaklaşık 3000 kişi de yaralandı.
İran yargı erki insan hakları konseyi Salı günü yayınladığı bildiride, "  Filistin'de Pazartesi günü işlenen cinayetlerin 1. Dereceden suçlusu,  Kudüs'te elçilik açarak,  kendi uşağı olan rejimi çocuklar ve kadınları öldürmesi için yeşil ışık yakan Amerika hükümetidir"  denildi.
İran İslam Cumhuriyeti'nin Sağlık Bakanı Seyit Hasan Gazizade Haşimi  Dünya Sağlık Örgütü-WHO'ya  Yazdığı mektupta Gazze şeridinde yaşanan insani facia hakkında uyarıda bulunarak, " uluslararası resmi kurumların sessizliği kabul edilemezdir ve  bu cinayetleri sadece kınamakla yetinmemek gerekir"  vurgulamasında bulundu.
Yapılan bu korkunç katliamı,  Arap Birliği liderlerinin Arabistan'ın Dahran  kentinde düzenledikleri  zirveye Filistin adını vererek,  Filistin halkının haklarını desteklediklerini iddia ettikleri bir zamanda yaşandı. Fakat halihazırda sözde Arap Birliği, savunmasız Filistinli kadınlar, çocuklar ve gençlerin katliamına sessiz kalarak her zamanki pasifliğine devam etmekle bu konu hakkında en ufak bir tutum sergilemek istemiyor.
Arap dünyasının ünlü yazarı  ve Ray el-Yaum  gazetesinin baş editörü Abdulbari Atwan şöyle yazıyor:  Biz Filistin'den yazıyoruz.  Arap dünyası ve uluslararası çevreler tarafından, üstüne unutkanlık tozu serpilen bir konu.  İsrail ve yeni Arap müttefiklerinin, kardeşlerimize karşı cinayetlerinden  yazıyoruz, onlar ki artık kardeşlerimiz sayılmıyor ve düşmanlara dosta hatta müttefiklere  dönüşmüşlerdir.
Filistinli savunmasız çocuklar, kadınlar ve gençlerin katledilmesi  siyonistlerin işgalci siyasetlerine devam ettirmek için temel stratejiye dönüşmüştür. Korsan ve sahte işgal rejimi İsrail'in karnesinde insanlık dışı cinayetlerden uzunca bir liste bulunuyor,  onların arasından Sabra ve Şetilla  kamplarındaki Filistinlilerin katliamı ve Gazze şeridinde mazlum Filistinlilere  10 yılı aşkın uygulanan  ambargoya deneyebiliriz.
Siyonist Katiller 70 yıl işgalciliklerini Filistinli çocuklar ve gençleri durmaksızın öldürmekle sürdürdüler ve bu şekilde Filistin halkının direnişine son verebileceklerini zannediyorlar.
Hiç şüphesiz  Siyonistlerin Filistinlilere karşı  cinayetlerinin devam etmesi, Amerika'nın karşılıksız ve çok yönlü destekleri ve bazı bölge ülkelerinin rezalet içindeki pasifliğinin sonucudur;  fakat onlar da işgal edilen Filistin'de akan haksız kanlardan ve Filistinlilerin çektiği acılardan sorumludurlar.  Nitekim dünyada birçok ülke ve özgürlükçü halk, Amerika'yı Pazartesi günü Filistin'de yaşanan kanlı olayların sorumlusu biliyorlar.
Günümüzdeki Filistinli gençler eski dönemleri görmemiş olsalar bile,  siyonist rejimin utanç verici kuruluş tarihini inceleyerek,  haklarının geri kazanılması için direniş ve işgalcilere karşı mücadelenin yoğunlaştırmasından başka çareleri olmadığı gerçeğini iyice anlamış bulunuyorlar./
 

Mayıs 17, 2018 08:23 Europe/Istanbul
Görüşler