• Katar'ın İran'a olağanüstü elçi göndermesi
    Katar'ın İran'a olağanüstü elçi göndermesi

Katar emiri "Şeyh Tamim bin Hamd" verdiği direktifle "Muhammed Sad el-Fahid el-Haceri"yi Tahran'a olağanüstü elçi olarak atadı. Olağanüstü elçi, diplomatik açıdan bir büyükelçinin alabileceği en üst düzey konumdur ve özel temsilci olarak biliniyor.

Fars Körfezi İşbirliği Konferansı üyeleri arasında Umman'ın ardından Katar, İran ile en iyi ilişkilere sahip ülkedir ve Bahreyn ile BAE tersine İran ile gerginlikten uzak durarak, Tahran ile işbirliği, gerginliğe tercih etmiştir. Söz konusu ikili ilişkilerin şekillenmesinde, her iki tarafın çevredeki anarşik ve Ortadoğu'nun gerginlik dolu durumdan etkilenmekten kaçınmalarına ilaveten, ortak deniz sınırları, ortak doğal gaz rezervleri ve tabi ki Suudi Arabistan'ın Tahran'a karşı siyasetlerinin büyük rolü vardır. 
Türkiye ile birlikte bölgede İran'ın rakibi olan Suudi Arabistan'ın İran ile ilişkilerinde her şeyden ziyade güvensizlik hüküm sürüyor. Arabistan ve Katar ilişkileri de hiçbir zaman Bahreyn ve Arabistan veya hatta BAE ve Arabistan gibi olmadı. Katar her zaman Arabistan'ın ataerkil bakışı ve yaklaşımından rahatsızdır ve bu rahatsızlık, Arap dünyasında günümüzde yaşanan gergin durumda kendini daha fazla gösteriyor. 
Katar ayrıca Suudi rejimin diğer Arap ülkelerin içişlerine müdahalesinden de rahatsızdı ve bunu kendi güvenliğinin tehdidi olarak biliyordu. Arap dünyasında gerginliğin devam ederek ikinci yılına girmesinin balıca sebebi ise, Katar'ın Arabistan'ın sultacı siyasetlerine karşı kendi bağımsızlığını ve hakimiyetini korumak istemesidir. 
Katar hükümeti dışişlerinden sorumlu bakanı "Sultan bin Saad el-Merihi" Kahire'de eylül 2017'de düzenlenen Arap Birliği dışişleri bakanları oturumunda Suudi Arabistan'a imada bulunarak, "İran şeref sahibi bir hükümettir ve bizi burada veya orada büyükelçiliğimiz açmak veya kapatmakla zorlamamıştır" dedi. 
Uzi Rabi gibi yorumcular Katar yönetiminin İran ile stratejik "yapıcı diyaloglarını" bölgesel siyasetleri çerçevesinde gerçekleştirmektedir. 
Aslında Suudi Arabistan rejimin Katar gibi ülkelere karşı müdahaleci ve ataerkil yaklaşımı, her zaman ülkelerin hoşnutsuzluğu ile karşılaşan bir konudur; hal bu ki İran İslam cumhuriyeti her zaman özellikle komşular olmak üzere başka ülkelerin içişlerine müdahale etmeme ilkesine vurgu yapmıştır. İran İslam cumhuriyetinin bu tutumu Katar gibi ülkelerin Tahran ile ilişkileri geliştirmeye yönlendirdi; tabi ki bu da Al-ı Suud rejimin siyasetleri ile çelişen konudur. 
Mısır, Arabistan, BAE ve Bahreyn'den oluşan 4 Arap ülkenin Katar'a karşı hava, deniz ve karadan ambargo uyguladıkları son bir yılda,  Doha ile ortak deniz sınırlara sahip olan İran islam cumhuriyeti bu karara karşı çıkarak bu ülkeye uygulanan ambargoların baskısını hafifletmeye çalıştı.
Nitekim geçen hicri şemsi yılında İran'ın Katar'a ihracatı büyük artış göstererek 92 milyon dolardan 215 milyon dolara yükseldi. Tabi aynı süre içinde Katar'ın İran'a ihracatı da %157 oranında artmıştır. 
Şimdi ise Katar emiri "Şeyh Tamim bin Hamd" verdiği direktifle "Muhammed Saad el-Fahid el-Haceri"yi Tahran'a olağanüstü elçi olarak atama kararı, doha'nın İran İslam cumhuriyetinin bölgedeki konumunu idrak ederek hiçbir dış baskının altında olmadan Tahran ile ilişkilerini sıcaklaştırıp güçlendirirken, Riyad ile ilişkileri silikleştirmeye karar verdiğini gösteriyor.
 Katar'ın Tahran'a özel elçi göndermesi, Suudi Arabistan'ın Arap dünyası içinde yaşanan gerginliğin kaybeden tarafı olduğunu gösteriyor.
 

Jun 14, 2018 06:08 Europe/Istanbul
Görüşler