• Şahrud, Bestam ve Hırkan Dünya Miras toplantısı

Iran-İslami kültürü, İran topraklarında uzun bir geçmişe sahiptir ve irfan, arifler ve onların toplumun genel kültürüne olan etkileri ise bu alanın en önemli ve özel konularından biridir. İrfan konularının Turizm ile bağlantısı ve bu konulara ilgi duyanların, dünyanın dört bir yanından bir araya getirilmesi ise,  aslında kayıtsız kalınmayacak konulardır.

"Şahrud, Bestam ve Hırkan" Dünya Mirası ilk toplantısı bir süre önce Hicri Şemsi Hordad  ayının son günlerinde Hırkan ilçesinde düzenlendi.  Toplantı yetkilileri söz konusu bölgeyi dünya miras listesine alınmak hedefi ile bu çalışmayı gerçekleştirdiklerini belirttiler.

Toplantının programları 2 konu üzerinde odaklanmıştı;  biri kültürel Turizm ve diğeri tarihi ve coğrafi bölgelerin tanıtılması ile birlikte İran'ın Bu bölgedeki zengin kültürel miras ile tanışmak.

 

Tabii tarihi bölgeleri ziyaret etmek ve doğal güzelliklerini  gezme programlarına ilaveten,  tarih, coğrafya, kültür ve dil bilimi alanında tanınmış kültürel simalar ve hocaların katılımı ile  Şahrud, Bestam ve Hırkan Bölgesi'nin irfani, dini ve bilimsel mefahirlerinin  tanıtılması amaçlandı.

 

Şahrud, Bestam ve Hırkan Dünya Miras toplantısına katılanlardan Mevlana'nın 22. torunu ve Mevlana dünya kurumu başkanı Esin Çelebi,  toplantıda yaptığı konuşmada, "Şahrud Bestam ve Hırkan halkının samimi ortamında bulunmaktan çok mutlu olduğunu, kendisinin oraya ait olduğunu ve toplantıya davet edildiğinden çok memnun olduğunu" belirtti.

Esin Çelebi sözlerinin devamında şöyle dedi: bu topraklar ve özellikle Bestam ve Hırkan edipler ve büyüklerin topraklarıdır ve halihazırda da edep ve irfan alanında birçok büyük insan çalışmalarına devam ediyor. İnşallah bu zengin topraklar, bu seçkin kültürel kuşağı dünyaya tanıtarak hediye eder.

 

 

İran'ın irfan şiirlerini beste olarak kullanan, dünyaca tanınmış sanatçı ve seçkin müzik adamı Şehram Nazeri de toplantıya katılan misafirlerdendi. Nazeri burada yaptığı konuşmada Şeyh Ebul-Hasan Hırakani'nin kutsal türbesinde bulunmaktan çok mutlu olduğunu belirtti ve şöyle dedi: kanaatimce İranlı ünlüler ve özellikle ariflerin büyüklüğü daha çok gündeme getirilmeli zira aslında onların endişe ve davranışları, gerçek maneviyat ve gerçeğin ta kendisidir. İran tarihi ve kültürü, değerli öğretiler ve hikmet dolu bakışları ile İran irfanının temelini atan bu büyük insanlarla doludur.

 

 

Şahrud, Bestam ve Hırkan Dünya Miras toplantısının hedeflerinden biri ise, İran'ın kültürel mefahirlerini sahiplenmeye ve çalmaya çalışan sinsi akımla mücadeledir. Doğal olarak bazı komşu ülkelerde başlayan bu hüviyetsiz ve içeriksiz akımlar, işledikleri sahtekârlıklarla, kültürel büyük şahsiyetleri kendilerine mal etmeye çalışıyorlar. Fakat günümüz dünyasında milletler kültürel temeller üzerinde gelişiyorlar ve maddi, manevi zenginliklerini, sahip oldukları mefahirler üzerinden kazanıyorlar; bu yüzden her millt kendi tarih ve hüviyetini korumalıdır.

 

 

Halihazırda İran'dan 35 ünlü şahsiyet dünya listesinde kayda alınmıştır; bu gurur verici şahsiyetlerden Sadi, hafız, Attar Nişaburi, Firdevsi, Mevlana Celaleddin Muhammed balhi, Nasır Hosrev Gobadiani, Ebu Said Ebul Hayr, Mevlana'nın babası Sultan Veled, 8. Ve 9. Asrın Ud ustası müzisyen Necm Kübra'ya değinebiliriz. UNESCO'nun listesinde ayrıca 9. Asrın ünlü müzik adamı ve şarkıcısı Abdulkadir Meragei, 7. Asrın tanınmış müneccimi Abdulali Bircendi, Molla Sadra, Mirdamad, 7. Asrın edip ve arifi Seyid Ali hemedani, Gacar şahlarından Nasırıddın'ın başveziri Mirza Taki Han Emirkebir, Hoca Nesireddin Tusi, İmam Muhammed Gazali, Farabi, Ebu Ali Sina, Hayyam Nişaburi ve Fahreddin Iraki de yer almaktadır. Bu arada hicri 3. Asrın dünyaca tanınan filozof ve tabip Muhammed Zekeriya Razi'yi de unutmamak gerekir.

 

 

Tabi ki İranlı ünlülerin listesi, değindiğimiz seçkinlerle kısıtlı değildir ve İran'ın tarihi boyunca ilim, edep ve sanat alanında bir çok yıldız parlıyor. Bestam ve Hırkan toprakları ise irfan ve edebiyat alanındaki iki büyük isimle düğümlenmiştir; Bâyezid-i Bistâmî ve Şeyh Ebul-Hasan Hırakani.

Hirci kameri 2. ve 3. Asırlarda yaşayan Bâyezid-i Bistâmî hayatı hakkında detaylı bilgi bulunmuyor. Fakat onun sözleri ve eserlerinden irfanın kendisinin hayatında önemli yeri olduğu anlaşılıyor. Bâyezid nefsin tezhip edilmesinde döneminin önde gelenleri arsında yer aldı, öyle ki “ Sultan-ul Arifin” adı ile tanınırdı. Onun davranışları, sözleri ve hayat hikâyesinin kesitleri diğer ariflere nazaran Attar ve Mevlana’nın eserlerinde ve kitaplarında daha çok değinilmiştir. Bu büyük arifin sade ve pak yapısını gösteren ve bir o kadar sade olan mezarı, tarihi Bestam kompleksinde bulunuyor.

 

Bestam’dan 23 km uzakta ve Hırkan yeni kale köyünde bir tepede ise bir diğer türbe bulunuyor. Türbenin içinde bir tabelada Ebul-Hasan Hırakani’den naklen şöyle yazılıyor: Kim bu mekâna gelirse ona ekmek verin ve imanından sormayın zira yüce Allah’ın ona can verecek kadar değeri olan kimse, Ebul-Hasan sofrasında ekmeğe layıktır.

Şeyh Ebul-Hasan Harakani, 4. Asırda Ebu Said Ebul-hayr, Ebu Ali Sina ve Nasır Hüsrev gibilerin kendisini ziyaret eden temiz ve saf bir arifti. Kendisi Bâyezid-i Bistâmî’ye iktida ettiğini belirtmiştir.

 

Hırakani’nın mezarı ise artık sadece mihrap kısmı geride kalan huni şeklinde kubbesi olan bir camidedir. Söz konusu mihrap, diğer mihraplara rağmen batıya doğru bakıyor ve İlhanlılar döneminden kalan alçı işlemeleri ve oymaları, şeyhin sözlerinden Farsça yazılarla süslenmiştir.

Tuğla dış cepheli çokgen bu bina, yeşillikler alanında ariflerin ziyaret ettiği mekan olmanın yanısıra, mezarı ziyaret eden sıradan insanlara da huzur veriyor.

 

Şahrud, Bestam ve Hırkan Dünya Miras toplantının hedeflerinden bir diğeri ise bölgenin tarihi ve coğrafi turistik güzellikleri ve çekici yönlerini yerli ve yabancı turistlere tanıtmaktır. Bu bölge eski zamanlardan itibaren, İran’ın doğu-batı yolu ve İpek Yolu üzerinde bulunması nedeni ile her zaman büyük ve özel önem taşımıştır. Tarihi belgeler İpek Yolunun önemli ve uzun bir bölümünün Horasan bölgesinden geçtiğini gösteriyor. Üstelik yapılan arkeolojik kazı ve çalışmaları ise Damgan, Semnan, Şahrud, Bestam ve Germsar’ın eski dönemde İpek Yolunun bir kısmı olduğunu gösteriyor. İpek Yolundan 525 km’lik bir bölümü ve bu yolda 23 kervansarayın bölgede bulunması ise, kültürel turistler ve doğaya gönül verenler açısından büyük önem taşıyor.

 

Şahrud ilçesi ise Tahran’ın 400 km uzağında ve Şah Kuh sıradağların eteğinde bulunuyor. Şah Kuh’tan akan bir çok nehir ve şelale doğanın güzelliklerine katkı sağlarken, bölgenin kalkınmasında önemli payı vardır. Bu kent bir çok verimli toprak ve meyve bahçelerine sahiptir öyle ki Şahrud üzümü dünyaca ünlüdür.

Cengel-i Ebr yani Bulut Ormanları, “Hirkani” ormanların en güzel ve en eskilerinden biri olarak ender bitki örtüsü ve canlı türleri nedeni ile İran’ın en güzel bölgelerinden biridir. Bu orman 35 bin dönümlük alanı ile İran’ın kuzeyindeki yeşil ormanların uzantısıdır, fakat bu orman, genelde bulutlar okyanusu ile kaplı olması nedeni ile Cengel-i Ebr yani Bulut Ormanları olarak biliniyor. Burada bulutlar âdeta ağaçların arasına kadar indiği için sanki yeşil orman, bulutların üzerine kurulmuştur ve bölgeyi gezenler, bulutlarda gezdikleri hissine kapılıyorlar.

 

Şahrud ilçesi, Semnan eyaletinin en güzel kentlerinden biri olarak doğayı sevenlerin cenneti olarak biliniyor, zira çöl ve dağlık bölge, nehir ve şelale ile yem yeşil ormanları, içinde barındırıyor. Buna ilaveten Şahrud ilçesi bir çok tarihi eser, dini mekan ve tarihi camilere sahiptir. Kentin tüm sokak ve ara sokakları ise eski ve kalın gövdeli ağaçlar süslüyor, bu yüzden kentin çok güzel havası vardır.

Bestam ise Şahrud ilçesinin 6 kilometre  uzağında ve Doğu  Alborz'un yemyeşil eteğinde bulunuyor.  Kentin geçmişi milattan önce 5. Ve 6. milenyuma dayanıyor ve kentin halihazırdaki binaları ise o dönemin tarihi eserlerinin üzerine kurulmuştur.  Bu kent İslam’dan sonra İran’ın en önemli kültürel ve bilimsel merkezlerinden biri sayılıyordu ve Horasan ile Orta Asya'da İran’ın batısı ve Avrupa'ya giden yolları üzerinde bulunması nedeniyle seçkin bir öneme sahiptir.  Bu kentin tarihi geçmişi ve tarihi eserlerinden ziyade dünya çapında sahip olduğu şöhretin sebebi,  Hicri 2. Asrın ünlü arifi  Bâyezid-i Bistâmî’nin türbesinin bulunmasıdır,  bu türbe sayesinde bu kent kültürel turistlerin en gözde mekânları arasında yer almasına sebep olmuştur.

 

 

Bâyezid-i Bistâmî kültürel Kompleksi kentin en önemli ve başlıca turistik cazibelerindendir. Zira kompleksin içini gezmek tıpkı eskiye bir yolculuk gibidir. Huzur veren ortamı kuşların ötüş sesi ile birlikte masmavi gökyüzü, eski ve yeşil ağaçlar,  muhteşem fayans işlemeleri ile birleşince  her ziyaretçiyi burayı ziyaretten memnun kalmasını sağlayan büyülü güzel bir manzara oluşturuyor.

 

 

Sohbetimizi efsanevi bir rivayet ile noktalamak istiyoruz.  Eski ariflerin el yazmalarında Bestam halkının hiçbir zaman aşık olmadığı,  kente ayak basan her aşık insanın bu diyarın suyundan bir yudum alması ile aşkın, yüreğinden kopmasına sebep olduğu anlaşılıyor.  Anlatılanlara göre bu söz, Bayezid tarikatının sadece bir aşkı düşündüğünü, onun da Hakk’a olan aşk olduğu belirtiliyor./

 

Etiketler

Jul 14, 2018 12:15 Europe/Istanbul
Görüşler