• İran’ın, füze programı ile ilgili BMGK\'inde Avrupa ve Amerika\'nın propagandalarına tepkisi
    İran’ın, füze programı ile ilgili BMGK\'inde Avrupa ve Amerika\'nın propagandalarına tepkisi

Amerika füze deneme bahanesiyle, İran’a karşı yeni baskı turunu başlatmıştır. Bu Propaganda ortamında bazı Avrupalı ülkeleri de Amerika'ya paralel olarak bazı iddialarda bulundular.

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif,  İran’ın füze programı ile ilgili bazı batılı  yetkililerin Güvenlik Konseyi oturumunun düzenlenme  taleplerine tepki olarak kendi Twitter sayfasında yayınladığı mesajda, "  Amerika'nın Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'ni komikçe suiistimal etmesinin, bu ülkelerin kendi sorumluluklarına bağlı kalmamasını örtbas edemeyeceğini” yazdı. 
İran'ın Füze Savunma programı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararı ile asla çelişmemektedir. Amerikalı yetkililer İran İslam Cumhuriyeti'ni  füze denemeleri ile Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi 2231 sayılı kararını ihlal  etmekle suçlarken, Amerika Dışişleri Bakanlığı'nda İran masası sorumlusu Brain Hook,  20 Eylül tarihinde yayınladığı bildiride, " Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin İran nükleer Anlaşmasının resmen onayladığı ve 1920 nolu kararını iptal ettiği 2231 sayılı kararı uyarınca,  İran'dan sırf  nükleer başlık taşıyabilen Balistik Füze ile ilgili hiçbir faaliyet yapmaması istendiğini" itiraf etti.
 Iran'ın savunma ve şeffaf füze programları ve değiştirilmez siyasetinde  şimdiye kadar nükleer başlık taşıyabilen füzelerin üretimi için hiçbir program ve çalışma  olmamıştır ve de olmayacak.
 Amerika ve Avrupa İran’ın güvenlik ve Füze Savunma parametreleri konusunda hassasiyet gösterirken aslında bölgedeki güvenlik ortamının  gerçek tehdidine karşı gözlerini kapatmışlar.  
Eğer İran bölgede güvenlik ortamını sağlamamış olsaydı günümüzde sadece bölge değil Avrupa ve hatta Amerika kentleri bile,   bizzat Amerika, Arabistan ve siyonist rejimin destekleri  ve Fransa'nın da aralarında olan bazı Avrupa ülkelerinin hataları ile oluşturularak bölge ve dünyayı güvensiz hale getiren IŞİD ve diğer teröristlerin cirit attığı bölge olurdu.
Amerikalılar boş bahanelerle İran’ın tehditlerine karşı Avrupa'da füze savunma sistemini konuşlandırma konusunu gündeme getirdiklerinde;  Washington, ister anlaşma olsun ya da olmasın, İran nükleer çalışmaları konusunda varılan anlaşmaya rağmen NATO  Füze Savunma sisteminin Avrupa'da kalacağını açıkladı.
 Rusya Dışişleri bakanı Sergey Lavrof  söz konusu dönemde bir makalede, " Amerika'nın davranış ve açıklamaları arasındaki benzer çelişkilerin  gösterdiği gibi İran  tehdidinin baştan itibaren sadece bir bahane olduğunu" yazdı.
 Rusya Başbakan Yardımcısı Dmitry Rogozin de Amerika'ya kinayeli bir notta  şöyle yazdı:  füze kalkanı geriye kalacaktır, zira bu sistem zaten İran tehdidine karşı değildi.
 Amerika Bercam nükleer anlaşmasından  çekilmesi ardından İran'a karşı 2 stratejik hedef amaçladı.  Birincisi Amerika'nın İran'a karşı ekonomik yaptırımların etkili olduğunu göstermektir.  Amerika kendi itibarını korumak için Avrupa’nın desteğine ihtiyacı vardır.  Fakat Avrupa'nın  Amerika ile paralel  açıklamalar yapması bile Amerika'yı hedefine ulaştıramaz.
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Salı günü Tahran’ın doğusunda bulunan Semnan İlinin Şahrud  kentinde yaptığı açıklamada " İran halkının  asla düşman karşısında başını eğmediğini ve eğmeyeceğini; İran büyük  halkının Amerika ile savaşta nihai  zaferi kazanacağını"  söyledi.
 Amerika'nın ikinci hedefi ise İran  savunma gücünü zayıflatmaktır. Fakat Amerika’nın İran  askeri gücüne karşı seçici tutumu,  uluslararası hukukun açık ihlali ve müdahaleci siyasetten başka bir şey değildir./
 

Dec 07, 2018 08:20 Europe/Istanbul
Görüşler