Jan 12, 2019 17:46 Europe/Istanbul
  • İran
    İran

8. "Velayet Sahası Fedaileri Hava Kudreti" Tatbikatı İran'ın iç kesimlerinde yer alan İsfahan bölgesinde düzenlendi. İki günlük tatbikatta, yerli silahlarla farazi düşmanın hedefleri gerçek savaş koşullarında imha edildi.

İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri tarafından perşembe günü başlayan tatbikat dün belirlenen hedeflerin gerçekleşmesi ile sona erdi.

Tatbikatın sözcüsü general Alirıza Engize yaptığı açıklamada, tatbikatta daha önce belirlenen hedeflerin tamamının başarılı bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Engize, tatbikatta Hava Kuvvetlerinin genç pilotlarının verilen görevleri tamamen başarı ile gerçekleştirdiklerini ve tecrübelerini arttırdıklarını söyledi.

8. Velayet Sahası Fedaileri-97 Tatbikatı Sözcüsü General Alirıza Engize gazetecilere yaptığı açıklamada, tatbikata F-5, yerli yapım olan Saika ve F-7 savaş uçaklarının ağır ve akıllı bomba ve roketlerle Farazi düşmanın hayati hedeflerini yeni tekniklerle imha ettiklerini kaydetti.

Komutan Engize, elektronik savaş harekatı, türlü modern iletişim sistemleri, uçuş sistemleri ve elektronik savaşta kullanılan taktik sistemlerinin testinin bu tatbikatta başarılı şekilde gerçekleştiğini vurguladı.

Tatbikatta ayrıca havada muhtelif irtifadaki hedefler süratle hedef alındı. Ayrıca karadaki hedefler havadan akıllı ve yerli bombalarla imha edildi.

Güvenliğin korunması için düşmanın tehditlerine karşı koymak için savunma ve caydırıcılık gücü en önemli şartlardandır.

Bu bağlamda İran Savunma Bakanı General Emir Hatemi geçen pazar günü Şiraz'da yaptığı konuşmada, İran'ın caydırıcılık gücünün an be an güncellenmesi gerektiğine işaretle, "düşmanlar bir an bile İran'ın zayıfladığını hissederlerse, Kutsal Savunma dönemindeki gibi kendi şom komplolarını İslam Cumhuriyeti'ne askeri saldırı çerçevesinde dayatacaklar. Bölgedışı güçlerin müdahalesi, bölgede güvenlik ve istikrarı bozan en önemli etkenlerden biridir."ifadelerini kullandı.

Bu etkenlerin yanında; askeri olarak dışarıya bağımlılık, bazı bölge devletlerinin aldanmışlığı ve farkındasızlığı gibi diğer unsurlar da, bölgede tehditler ve istikrarsızlıkların ortaya çıkmasından etkili olmuştur.

Bu durumda, olası saldırılara karşı oldukça hazırlıklı olunması, her ülkenin silahlı kuvvetlerinin olmazsa olmazıdır.

Bu mesele uyarınca İran, bölgesel ve bölgedışı tehditlere karşı kendi savunma ve caydırıcılık gücünü geliştirmeli.

İran İslam Cumhuriyeti, Kutsal Savunma döneminde saldırıya maruz kalmıştı. Bu dönemde edinilen tecrübeler, saldırıya karşı koymak ve tehditleri uzaklaştırmak için normal askeri kapasitenin geliştirilmesi gerektiğini ortaya koydu ve Hava Kuvvetleri de bu bağlamda başarılı olmuştur.

İran Ordusu Hava Kuvvetleri Komutanı General Aziz Nasirzade, 8. Velayet Sahası Fedaileri-97 Tatbikatı'nın ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti Hava Kuvvetleri'nin her türlü tehdide karşılık vermeye hazır olduğunu belirtti.

Amerikan Hudson Enstitüsü de İran'ın dünyanın yeni yükselen 8. gücü olduğunu ilan etti.

İran İslam Cumhuriyeti, tehdit veya başka bir ülkeye saldırı için savunma amaçlı olarak güç gösterisi yapmıyor. Ancak tehdit ile karşı karşıya kaldığında veya ülke ve bölgenin güvenlik ve istikrarının hedef alındığında, onu bertaraf etmek için bir an bile tereddüt etmeyecek.

İran, bölgenin istikrar ve güvenliği için kendi askeri gücünü kullandığını göstermiştir ve gerektiğinde, radikalizm, terörizm ve tehditlere karşı mücadeleye yardım etmiştir.

İran'ın Suriye'de terör örgütü IŞİD ve diğer terörist gruplara karşı eşsiz başarıları ve Irak'a teröristlere karşı mücadele için danışmanlık yardımları, Tahran'ın askeri ve caydırıcı gücünün istikrar ve güvenlik oluşturmaya katkı sağlama noktasında sorumluca davrandığını ortaya koymuştur.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif geçtiğimiz hafta Yeni Delhi'de düzenlenen Uluslararası Raisina Konferansı'nda yaptığı konuşmada, güvenlik yakınsama ve bölge ülkelerinin savunma gücünün geliştirilmesi zaruretine dikkat çekerek, bölge ülkelerinin güvenliği satın alıp veya ithal edecekleri gibi hayallerinden vazgeçmeleri gerektiğini kaydetti.

Zarif, "güçlü bölge" bileşenlerini anlattığı bu konuşmada, "Bölgede güvenlik, başkalarını istikrarsızlaştırmakla elde edilemez. Tüm ülkeler, bölgede etkin, gerçekçi ve ılımlı bir mekanizmanın kurulmasına doğru hareket etmeliler."

Görüşler