Mayıs 15, 2019 16:53 Europe/Istanbul
  • Rehber
    Rehber

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamenei Salı akşamı nizam yetkilileri ve temsilcileri ile görüşmesinde Amerika'nın İran karşıtı girişimlerine değinerek şunları kaydetti:" İran milletinin düşman karşısındaki kesin seçeneği her alanda direniş sergilemektir."

İslam İnkılabı Rehberi Amerika'nın dengeleri değiştirerek yetkilileri teslime zorlama ve de halk ile İslam Cumhuriyeti'nin arasını açmaya yönelik şeytani hedeflerine değinerek şöyle bir vurguda bulundular:" Düşman ile mücadelede iki seçeneğimiz vardır. Ya geri çekilip onların ilerleyişini bekleyeceğiz, ya da onlar karşısında direnip İslam Cumhuriyetinin gösterdiği direniş ile her alanda düşmanlara karşı mücadele vereceğiz. Zaten geçmişteki tecrübeler de bu direnme sayesinde başarılı olduğumuzu gösteriyor."

İslam İnkılabı Liderinin açıklamaları, düşmanların komplolarına karşı mücadelede stratejik öneme sahip noktalar içermektedir. Amerika cinnet geçirmişçesine yaptığı eylemler ile bölgesel uşakları ve kukla rejimleri ile İran İslam Cumhuriyetini tehditleri ve savaş çığırtkanlığı ile ürpertmek istiyor. Ancak İran milleti hem savaş dönemini yaşamış hem de Amerika hegemonyasının çöküş sürecine girdiğini biliyor. Amerika'nın küresel hegemonyasının zayıfladığını gösteren birçok kanıt ve sebep vardır. Günümüzdeki Amerika kırk yıl öncesine göre çok daha zayıftır.

İslam İnkılabı Lideri bu hususta şöyle bir hatırlatmada bulundu:" Amerika hükümeti içindeki kaos ve çelişkinin yanı sıra Amerika'nın önemli toplumsal sorunları da düşmanımızın zayıfladığı gerçeğini gözler önüne sermektedir.

Ayetullah Hamenei Amerika devlet kurumlarının resmi raporlarına dayanarak " açlık ve besin güvensizliği ile karşı karşıya kalan 41 milyon Amerikalı, çocukların yüzde 40'ının gayrı meşru olması, dünya ülkelerin nüfuslarına oranla birinci konumda yer almasına sebep olan 2 milyon 200 bini aşkın mahpusun bulunması, en çok uyuşturucu madde kullanan ülke, dünya üzerinde gerçekleşen silahla ateş açma olaylarının yüzde 31'inin Amerika'da yaşanması, bu ülkenin gerçekleridir" dediler ve sözlerini şöyle sürdürdüler:" Kimileri Amerika'yı büyütüp onu haybetli ve tehlikeli göstermeye çalışırlar. Tabii ki düşmanın düşmanlığından gaflet etmemeliyiz. "

İslam İnkılabı Lideri Amerika ile müzakere konusunda da açıklık getirerek şöyle buyurdular:" Mevcut Amerikan hükümeti ile müzakere etmek fazladan alınan zehir misalidir. "

Ayetullah Hamenei Amerika'nın müzakereden güttüğü hedefleri ve taleplerine özellikle de İran'ın füze savunma alanındaki tavizler almaya çalıştığına değinerek Amerikalıların İran'dan füzelerinin menzilini ve isabet oranını azaltmak istediğini böylece bu füzelere hedef olmamak istediklerini belirterek şöyle buyurdular:" Doğal olarak İran'da bunu kimse kabul etmez. Bu gerçeklere dayanarak Amerika ile müzakere etme ilkesi, Amerikan tarafı adam gibi adam olsa bile yanlıştır. Ne ahlaka ne kanuna, ne de uluslararası kurallara uymayan bunlar ile müzakere etmek saçmalık olmanın yanı sıra mutlak şekilde anlamsızdır. "

İran milleti sorunların çözümünü ne Amerika ile müzakere etmek ne de Avrupa'nın Bercam Nükleer Anlaşmasında verdiği vaatlerinde aramamaktadır. İran milleti, ülke içi kapasitelere ve kabiliyetlere dayanarak bir çözüm peşindedir. Bu gerçeğe ters düşen her hangi bir tespit ise İran milletinin gücü ve konumunun yanlış bir değerlendirmesi sonucundadır.

Mevcut durumda İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei'nin de açıklık getirdiği gibi " Savaşın yapılması öngörülmüyor zaten olmayacak da. Çünkü biz durduk yere savaş peşinde değiliz. Onlar da savaşın onların lehine olmayacağını biliyorlar."

Amerika Dış Siyasetinin önemli bireylerinden olan ünlü Amerikan stratejist Mark Palmer ise" İran-Amerika: Yeni Strateji" adlı raporda şöyle bir değerlendirmede bulunuyor:" İran eşine benzerine az rastlanan bir güce dönüşmüştür. Bu gücü artık askeri saldırı ve kaba güce dayalı yöntemler ile devirmek mümkün değil. Bunun için tek yol İslam Cumhuriyeti karşısında yumuşak savaş mekanizmalarından, medyatik savaş doktrini çerçevesine gerçekleştirilecek psikolojik savaş ve propaganda savaşlarından yararlanılması gerekiyor. "

Toplumda insanların özellikle de ekonomik sorunlarda ümitsizliğe, yeis ve ızıdraba sürüklenmesi çabaları da Batı'nın propaganda ve psikolojik savaşının bir parçasıdır. Ancak İran bu komplolar karşısında dik durarak tüm alanlarda düşmanlara karşı mücadele etmeye devam edecektir.

 

Görüşler