• İran
    İran

İran Halkı bu gün cumhurbaşkanını ve köy ve Şehir Şuraları temsilcilerini seçmek için seçim sandıklarına koştular. İran'daki demokratik seçimler, Ortadoğuda eşsiz bir konumdadır.

Halkın iradesi serbestçe seçimlere yansımaktadır. İran'ın çevresindeki komşu ülkelerde ve Fars Körfezi bölgesi ülkelerinde ya seçim yapılmamaktadır yahut, seçimler demokratik değildir. Buna ilaveten Irak ve Afganistan'da tekfirci terörizm, halkın serbest seçimlerini tehdit etmektedir. Fars Körfezi İşbirliği konseyi üyesi ülkelerde bu cümleden olarak Suudi Arabistan'da Kabileci monarşi bir düzen hâkimdir. Halkın seçme ve seçilme hakkı yoktur. Yaklaşık yüz yıldan beri Suudi Hanedan rejimi, Arabistan halkına zorba ve baskıcı bir hâkimiyet dayatmaktadır. Bu ülkede sadece krallık ailesi ve kabile başkanlarından oluşan seçilmemiş istişare meclisi vardır.

    Suudi Arabistan Krallık rejimi Vahhabi fırkasına dayalı şeriat yasalarını anayasa olarak kabul etmektedir. Arabistan'da Hem yürütme gücünü, hem yasama gücünü elinde tutan kral, Bakanlar Kurulu'nu kendi atar ve kararlarını veto etme hakkına sahiptir. Yönetimle kararların tümü, Suudi ailesi tarafından alınır. Siyasal parti de, yasama organı da bulunmamakla birlikte, her bir Arabistan Vatandaşı, "meclis" diye adlandırılan düzenli dinleme oturumlarına doğrudan başvurarak krala şikâyetlerini iletebilir. Yargı gücü de Krala bağlıdır. Katar, Birleşik Arap emirlikleri ve Bahreyn ile Kuveyt'te tekelci bir ailenin sultası altındadır. Irak'ta dikta Baas partisi rejiminin devrilmesi ardından seçimli federal demokratik İslami bir devlet düzeni kurulduğu için Suudi Krallık rejimi bu ülkeye tekfirci terörizmi ihraç etmiştir. Çünkü Demokratik Irak'tan Arabistan Halkının etkilenmesinden korkmaktadır.

  İran'ın komşusu Pakistan İslam Cumhuriyeti, parlamenter demokratik sisteme ve dört eyaletten oluşan federal bir yapıya sahiptir. Pakistan Parlamentosu, Ulusal Meclis ile bir Senato’dan oluşmaktadır. Pakistan'da İslami Siyasi partiler faaliyetlerini sürdürmektedirler. İran'da 19 Mayıs günü milyonlarca seçmenin oy kullandığı bir gündür. Başkanlık seçimlerinde "Usulgera- İlkeselci" kanat ile İtidalcı- ıslahatçı kanatların adayları arasında seçim rekabeti yaşanmaktadır. "Usulgera" kanatın adayı Seyid İbrahim Reisi ve "İtidalcı Islahatçı" Kanadın adayı da Dr. Hasan Ruhani'dir. İran'da Veli-Fakih'ten sonra ikinci büyük Hukuki ve siyasi Şahsiyet ve yürütme gücünün Başkanı, Cumhurbaşkanlığı makamıdır.

   Cumhurbaşkanı Bakanlar kurulundan sorumludur. İran İslam cumhuriyetinin anayasal düzeni İslami Halkçı bir düzendir. İran'da İslam resmi dindir. Şii Caferi Resmi mezheptir. İslam'in Hanefi, Şafii, Hanbeli, Maliki, Zeydi Mezhebi de Resmen Tanınmıştır. Hıristiyanlık, Yahudilik, Zerdüşt dinleri de resmen tanınmıştır. İran anayasasında Fars Dili resmi dildir. Ancak Azeri, Kürt, Lor, Beluç, Gilek, Türkmen ve Arap dilleri ve lehçeleri de anayasal olarak garanti altına alınmıştır.

    Bu nedenle İran İslam cumhuriyetinde bütün farklı kültür, dil, din ve kavimlere mensup insanlar eşit haklara sahiptir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılma hakkına sahip olan seçmenlerin sayısı 56 milyon 410 bin 234 seçmendir. Bunlardan Bir milyon 350 bin 294 seçmen 18 yaşına girip, oy verme hakkını kazanmış bulunuyor. İran'da seçim Barajı yoktur. Seçimlere katılım hakkı da serbesttir ve zorlama ve seçimlere katılmama cezası da söz konusu değildir. İran İslam cumhuriyeti Anayasal düzeni Türkiye Anayasal düzeninden daha demokratiktir. Türkiye'de siyasi partilerin tekeli söz konusudur. Seçim barajıyla milyonlarca Seçmen'in oyları boşa çıkmaktadır.

   İran anayasasında "Fars" üstünlüğünü çağrıştıran bir Madde yoktur. Türkiye Anayasasında Türk Milliyetçiliği vurgusu vardır ve "Türkiye Vatandaşı herkes Türk'tür". İslam Tevhid inancı üzerine kurulan İnsan eksenlidir. Ne Suudi Hanedan ve Monarşi dikta rejimi ne de Türkiye, Kabileci ve milliyetçi söylemlerle İslam dünyasına örnek olamaz. Çünkü Tevhidi ve İnsan eksenli cihanşümul bir söylem ve çağrıdan yoksundurlar. İran Halkı bir bütün olarak kendi kaderini belirlemek, hürriyet ve bağımsızlığını koruyup kollamak, milli birliğini ve toprak bütünlüğünü garanti etmek için serbestçe cumhurbaşkanlığı seçimleriyle köy ve şehir yerel meclisleri seçimlerine katılmakta ve en demokratik seçim ve halk iradesini gözler önüne sermektedirler. İran Halkı seçimlere katılımı Temel bir hak ile birlikte bir mükellefiyet olarak nitelendirmektedir.

Seyid Ali Gaemmagami     

 

Mayıs 19, 2017 18:46 Europe/Istanbul
Görüşler