• İran neden Kuzey Irak referandumuna karşı çıkıyor?

Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu tartışması hala tüm şiddeti ile devam ediyor ve Irak’ın içindeki muhalefetten başka, bu ülkenin komşuları da bu referandumun düzenlenmesine karşı çıkıyor. Bu arada İran söz konusu referandumun düzenlenmesine esas itibarı ile karşı çıkıyor.

 

Gerçekte bazı bölge ülkeleri ve Amerika gibi bölge dışı ülkeler Kuzey Irak’ın bağımsızlık referandumu ile esas itibarı ile muhalefet etmiyor ve açıklamalarında sadece referandum tarihinin uygun olmadığını dile getiriyor. Bu tutum bir nevi Irak’ın bölünmesine destek olarak tabir ediliyor ve Amerika ve korsan İsrail’in de istediği budur zaten. Bu çerçevede korsan İsrail adalet Bakanı Ayelet Şakid Pazartesi günü yaptığı açıklamada resmen Kuzey Irak’ın bağımsızlığını desteklediklerini ilan etti.

Ancak siyonist rejim elebaşılarının Kuzey Irak yerel yönetimi lideri Mesut Barzani’nin tutumunu desteklemesi, bu bölge için düzenlenmesi planlanan bağımsızlık referandumunun tehlikeli boyutlarını ortaya koyuyor ve Barzani’nin üzerinde ısrarla durduğu amacından farklı amaçların söz konusu olduğunu yansıtıyor. Gerçekte siyonistler Kuzey Irak’ta Barzani’nin gözetlediği bağımsızlığa destek vererek Iraklı Kürtlerin haklarını savunmak istemiyor. Siyonistlerin esas amacı Irak topraklarını ve ardından Irak’ın çevresinde yer alan ülkeleri parçalamaktır. Siyonist rejim bu politikayı Suriye için de gütmeye çalıştı, ancak başarılı olamadı, nitekim bugün Suriye sahasında esas kaybeden taraf da İsrail oldu.

Gerçekte Kuzey Irak bölgesinin muhtemel bağımsızlık referandumunun bu tür boyutları ve tehlikeli sonuçları açıkça ortada olması, İran İslam Cumhuriyeti’ni bu referandumun sıkı muhaliflerinden biri olmasına sebebiyet verdi. İran’ın muhalefeti bu referandumun aslına ve tüm tehlikeli sonuçlarına yöneliktir ve İran’ın muhalefetinde referandumun düzenleneceği tarihin önemi yoktur. Bu konuda İran’ın Irak büyükelçisi İrec Mescidi de yaptığı açıklamada, İran’ın Kuzey Irak’ın bağımsızlık referandumu düzenlemesine yönelik muhalefeti açık ve net bir şekilde Iraklı Kürt kardeşlerimize bildirildiğini beyan etti. Pazartesi günü Iraklı seçkin şahsiyetler ve medya mensapları ile bir oturum düzenleyen büyükelçi Mescidi, İran’ın referandumun aslı ile muhalefet etmesi gerçeklerin analizine dayandığını kaydetti. Mescidi, hali hazırda Kuzey Irak’ta huzur ve istikrar hakim olduğunu ve bağımsızlık referandumunu gündeme getirmek bu bölgeyi Bağdat ve bölge ülkeleri ile siyasi, iktisadi ve güvenlik krizlerine sürüklemek anlamına geleceğini vurguladı.

Gerçekte Mesut Barzani’nin üzerinde ısrarla durduğu ve hatta yasal yönü bulunmayan bağımsızlık referandumu stratejik bir hatadır ve 25 Eylül 2017’de düzenlendiği takdirde tesiri Kuzey Irak bölgesinin dışında da hissedilecektir. Bu stratejik hata Irak’ın sadece şimdiki durumu ile ilgili değildir ve üzerinde ısrar edilmesi ne zaman olursa olsun Irak’ın toprak bütünlüğünü ve milli güvenliğini ve bölgedeki istikrarı yıkıcı bir şekilde etkileyecektir. Hal böyleyken başta İran olmak üzere Irak’ın komşuları bölgenin şimdiki ve gelecekteki gerçeklerinin bilincinde hareket ederek Kuzey Irak’ta bağımsızlık referandumu ile esas itibarı ile muhalefetlerini ilan etmeleri gerekir. Bu muhalefet kesinlikle bir tek ülkenin özel çıkarları doğrultusunda değildir. Ortadoğu bölgesi krizede bir bölgedir ve IŞİD teröründen kaynaklanan krizin hala devam ettiği bir sırada bölgede yeni bir güvensizlik bahanesi üretmek asla doğru olmadığı gibi, bölge ülkelerinin de istediği bir şey olmadığı kesindir.

Bu şartlarda İran İslam Cumhuriyeti gibi bir devlet kendi istikrarını ve güvenliğini bölgenin istikrarı ve güvenliği çerçevesinde tanımlaması ve siyonistlerin isteği olan bölgeyi güvensizliğe sürükleyecek yeni bir fırsatın oluşturulmasına müsaade etmemesi doğaldır.

Sep 13, 2017 06:25 Europe/Istanbul
Görüşler