• Irak seçimleri, önemi, ittifaklar ve yabancı aktörlerin tutumu – 2

Irak’ta Saddam’dan sonra dördüncü genel seçimler 12  Mayıs 2018 tarihinde düzenleniyor.

Geçen bölümde bu seçimlerin önemini ele aldık. Bugünkü sohbetimizde Irak seçim yasasını kısaca gözden geçirdikten sonra önceki seçimlerle ilgili verileri ve şimdiye kadar kurulan koalisyonları ve ittifakları irdelemek istiyoruz.

 

 

Irak parlamentosunun 328 sandalyesi bulunuyor. Irak yasasına göre her 100 bin nüfusu bir milletvekili temsil ediyor ve her eyalet resmi idari sınırlarına göre bir seçim merkezi sayılıyor.

Irak’ta azınlıkların da milletvekili bulundurma hakkı bulunuyor ki Hristiyanların Bağdat, Ninova, Dahuk, kerkük ve Erbil eyaletlerinde beş milletvekili, İzedilerin Ninova eyaletinde bir milletvekili, Alevilerin Ninova eyaletinde bir milletvekili ve Saebinlerin de Bağdat eyaletinde bir milletvekilinden oluşuyor.

 

 

Irak yasalarına göre adaylıklar Sant  Ligo şeklinde gerçekleşiyor. Buna göre parlamentodaki sandalyeler seçimlere katılan siyasi parti ve grupların arasında, oy sayımı ve tekil sayılara bölündükten sonra dağıtılıyor. Bu yasaya göre bir listenin aday sayısı üçten daha az ve seçim bölgesinin sandalye sayısının iki katından daha fazla olamaz. Irak seçimlerinde seçmenler ise ön kayıt yaptırdıktan sonra sadece belirlenen seçim merkezine başvurduktan sonra bir listeye veya herhangi bir listede adı geçen adaya oy verebiliyor. Irak seçimlerinde adaylar bağımsız olarak da aday olabiliyor.

 

Irak parlamento seçimlerinin oy sayımı ile ilgili yasaları da Hundet ve Sant Ligo olmak üzere iki kanundan oluşuyor. Irak’ta 2010 seçimlerin Hundet yasasına göre düzenlendi  ve buna göre her eyaletin geçerli oyları o eyalet için belirlenen sandalye sayısına göre bölünüyordu ve ardından seçimlere katılan her bir ittifakın oylarına göre söz konusu sandalyeler seçimlere katılan ittifakların arasında paylaşılıyordu.

 

 

Ancak bu kanun küçük siyasi partiler başta olmak üzere bir çok eleştiri ile karşılaştı. Zira bu kanan seçimlere katılan ittifaklara oy sayısı bakımında belirlenen baraja ulaşamayan daha zayıf partiler ve ittifakların oylarını kendilerine tahsis etme imkanı tanıyordu. Bu arada her listenin lideri kendisine yakın olan adayları daha küçük siyasi grupların belirsiz oylarından yararlanarak meclise yollayabiliyor ve böylece parlamentoda önemli oranda güç kazanabiliyordu.

 

Irak’ta 2014 seçimleri ise Sant Ligo kanununa göre düzenlendi ve Irak parlamentosu bir sonraki seçimlerin de bu kanuna göre düzenlenmesini onayladı. Ancak bu kanuna da eleştiriler yöneltildi. Bu kanuna göre her seçim bölgesine ayrılan sandalye sayısına göre bir parti, birinci partinin oylarının üçte biri kadarlık oy sayısı ile mecliste bir sandalye kazanabiliyordu. Ama yine de bu kanunun önemli meziyeti, daha küçük partilerin de meclise girebilmeleriydi.

 

 

Irak’da Saddam’dan sonra ilk parlamento seçimleri Ocak 2005 tarihinde düzenlendi. Bu seçimlerde Şia partilerin ittifakı olan birleşik Irak koalisyonu oyların %48 kadarını kazanarak parlamentoda 140 sandalyeyi kazandı. bu seçimler Irak’ın işgal edildiği yıllarda ve kapalı liste şeklinde düzenlendi, yani seçmenler sadece listelere oy verebiliyordu. Bu yüzden bu seçimlerde dini ve etnik bağnazlıklar çok koyu bir şekilde göze çarptı ve daha küçük siyasi grupların rekabet alanında hiç bir şansı yoktu. Bu yüzden bu kanun 2009 yılında gözden geçirildi.

2005 genel seçimlerinde 152 siyasi parti 275 sandalye için rekabet etti, bazı Sünni Arap partiler ise seçimleri boykot etti.

 

 

Irak’ta Saddam’dan sonra ikinci genel seçimler 2010 yılında düzenlendi. Bu seçimlerde 181 siyasi grup 12 büyük ittifak çerçevesinde seçimlere katıldı. Bu arada meclisteki sandalye sayısı da 325’e yükseltildi.

Bu seçimlerde ittifaklar önceki seçimlere nazaran daha farklıydı ve genellikle farklı dini ve etnik grupların ittifak kurmasından oluşan listeler seçimlerde birbiriyle rekabet etti. Bu seçimleri Şii seküler partiler, sünni partiler ve kapatılan baas partisine yakın grupların kurduğu ve El Irakiye listesi olarak adlandırılan ve başını da İyad Allavi’nin çektiği liste kazandı.

Bu seçimlerde Şii grupların oy sayısı 2005 yılına kıyasla artış kaydetti, fakat Şii partilerin konumu, sünni grupların daha güçlü ittifak kurmaları ve Arap ülkelerce desteklenmeleri yüzünden daha zayıf oldu.

 

 

Irak’ta 2014 seçimlerinde ise meclisteki sandalye sayısı 328 oldu. Bu seçimlerde 277 siyasi partinin kurdukları 39 ittifak birbiriyle rekabet etti. Bu seçimler de Sant Ligo kanununa göre düzenlendi. Bu seçimleri Nuri Malik liderliğindeki kanun devleti ittifakı 94 milletvekili çıkararak kazandı.

 

 

Şimdi ise 2018 seçimleri Irak’ta 2010 ve 2014 seçimlerinde olduğu gibi esas rekabet Şii, Sünni ve Kürt grupların arasında yaşanacağı anlaşılıyor. Bu seçimlere 205 siyasi parti ve 27 ittifak katılıyor. 143 siyasi parti ittifak kurarak seçimlere girerken, 62 parti de seçimlere bağımsız olarak katılıyor. Bu seçimler El Cezire kanalının belirttiğine göre siyasi ayrışmalar en belirgin özelliği olduğu bir ortamda düzenleniyor. Bu ayrışma her üç büyük grup olan Şii, Sünni ve Kürt grupların arasında göze çarpıyor.

 

 

2018 seçimlerinde Haydar İbadi ve Nuri Maliki arasındaki anlaşmazlıkların yüzünden Dava partisi iki ayrı liste ile bu seçimlere katılıyor ve her biri bir listenin başını çekiyor.

Gözlemciler ise bu gelişmeyi Dava partisinde bir nevi kutuplaşma şeklinde yorumluyor. Gerçekte Dava partisi bu seçimlerde rakipleri ile rekabet etmek yerin kendi içinde rekabet etmesi gerekiyor.

Iraklı uzman Bakır Hekim’e göre Iraklı Şii gruplar 2018 seçimlerine 6 ittifak çerçevesinde katılıyor. Bu ittifaklar Nuri Maliki liderliğindeki Kanun devleti ittifakı, Haydar İbadi liderliğindeki Nasr ittifakı, Hadi Ameri liderliğindeki Fetih ittifakı, Muktada Sadr liderliğindeki Sairun ittifakı, Ammar Hekim liderliğindeki Tiyarul Hekeme ittifakı ve Humam Hamudi liderliğindeki yüksek meclis ittifakından oluşuyor.

 

 

Kanun devleti ittifakı 2014 yılında olduğu gibi Nuri Maliki liderliğinde 2018 seçimlerine katılıyor ve bu seçimlerde çoğunluğu elde etmeye aday gösteriliyor. Bu arada bazı kaynaklar Irak İslamî yüksek meclisi de kanun devleti ittifakı çerçevesinde 2018 seçimlerine katılacağını belirtiyor.

Irak Başbakanı ve Dava partisi liderlerinden Haydar İbadi ise Nasr ittifakının başında gelecek seçimlere katılıyor. 31 siyasi partinin ittifakından oluşan bu ittifak 2018 seçimlerine katılan en büyük ittifak sayılıyor. Gerçi Nasr ittifakından da bu seçimlerden zaferle çıkacak ittifak şeklinde söz ediliyor, fakat yine de ittifakın bazı üyelerinin mali fesat şaibeleri ile karşı karşıya bulunduğu ifade ediliyor. Nitekim bu yüzden Sadıkiyun partisi ve Ammar Hekim liderliğindeki Irak milli hikmet hareketi gibi siyasi gruplar bu ittifaktan çekildikleri anlaşılıyor.

 

 

Irak meseleleri uzmanı Zeyd El Ali seçimlerle ilgili yazdığı makalesinde, Haydar İbadi terörle mücadelede zaferi bu seçimlerde önemli bir kozu olarak gördüğünü ve üzerinde çok propaganda yaptığını ve aynı zamanda Nuri Maliki’yi iktidarın başında bulunduğu dönemde Irak topraklarının üçte birini IŞİD’e kaptırdığı için eleştirdiğini belirtiyor.

Öte yandan Irak’ta politikacılardan değil de uzmanlardan oluşan teknokrat bir hükümet kurulmasını isteyen Sadr hareketi Sairun ittifakı çerçevesinde ve Muktada Sadr liderliğinde 2018 seçimlerine katılıyor.

 

 

Irak’ta 2018 seçimlerinin en önemli ittifaklarından biri Hadi Ameri başkanlığındaki Fetih ittifakıdır. Bu ittifak Haşed-ul Şaabi hareketinde yer alan Asaibul Hak, Bedir örgütü, Kitaib, Sadıkun, Irak İslamî hareketi, Irak İslamî yüksek meclisi gibi grupların bir araya gelmesinden oluşuyor. Gerçekte Haşed-ul Şaabi hareketinin terörle mücadelede sergilediği başarıları yüzünden gözlemciler bu ittifakın seçimlerde çoğunluğu elde etme şansını yüksek görüyor, öyle ki bazı gözlemciler hatta bu seçimlerde esas rekabetin Fetih ittifakı ile Nasr ittifakı arasında geçeceğini savunuyor.

 

 

Irak’ta sünni Araplar bu ülkenin nüfusunun yaklaşık %20 kadarını oluşturuyor ve bu yüzden azınlık sayılıyor. Yine mecliste sandalyelerin dağılımı nüfusla orantılı olduğundan şimdiki 328 sandalyeden 74 sandalye sünni gruplara ait oluyor ki bu da yaklaşık %22’lik bir orana denk geliyor. Fakat Iraklı sünni gruplar da kendi aralarında birlik kuramıyor. Öte yandan Iraklı Sünni Arapların nüfus dağılımı da oldukça geniştir ve Anbar, Salahaddin, Bağdat, Ninova ve Kerkük gibi bazı önemli eyaletlerde bulunmalarına karşın bu ülkenin geniş çöllerine dağıldıkları gözleniyor. Yine Anbar eyaletinin dışında Iraklı sünni nüfus Şii ve Kürt nüfusla iç içe yaşıyor ve buna göre Anbar eyaletinin dışında Irak’ta başka bir eyaletin Sünni eyalet sayılamayacağı anlaşılıyor.

 

 

Irak’ta 2018 seçimlerine bir de İyad Allavi’nin liderliğinde ve Ninova ve Anbar eyaletinde bazı aşiretlerin de katıldığı El Vataniyye ittifakı katılıyor. Usame Nuceyfi ise bu seçimlere 11 sünni partiden oluşan Kararul Iraki ittifakı ile katılıyor. Irak meclis Başkanı ve İslamî parti lideri Selim Ceburi de İslamî parti adını zikretmeden reform için medeni birlik adı altında yeni bir ittifakla giriyor.

 

 

Iraklı kürtler ise her şeyden ziyade siyasi ayrışma sıkıntısı ile karşı karşıya bulunuyor ve bu yüzden IKDP ve IKYB’nin gelecek seçimlere nasıl katılacakları pek bilinmiyor. Gerçi Goran partisi, İslamî cemaat partisi ve demokrasi ve adalet partisi El Vatan ittifakı adı altında 2018 seçimlerine katılıyor.

Bu arada IKYB’nin bu seçimlere Haydar İbadi liderliğindeki Nasr ittifakına girerek katılacağı belirtiliyor.

 

 

Her halükarda 2018 seçimleri Irak’ta Saddam sonrası en sıcak ve en rekabetli seçimlere dönüşeceği söylenebilir, zira Iraklı her üç büyük grup yani Şiiler, sünniler ve kürtler bu seçimlere geniş çapta katılıyor.

 

 

 

 

 

Mar 01, 2018 21:54 Europe/Istanbul
Görüşler