• Lübnan’da parlamento seçimlerinin sonuçları ve mesajları

Lübnan’da parlamento seçimleri geçen 6 Mayıs tarihinde gerçekleşti. Seçim sonuçları Hizbullah hareketinin kurduğu ittifak gelecek parlamentoda sandalyelerin yarısından fazlasını elde ettiğini gösteriyor. Bu çerçevede Lübnan parlamento seçimlerinin mesajlarını ve sonuçlarını sizler için gözden geçirdik. Birlikte dinleyelim.

Lübnan’da parlamento seçimleri 5 yıl gecikmenin ardından geçen 6 Mayıs tarihinde gerçekleşti. Şimdiki parlamentonun süresi ise iç anlaşmazlıklar yüzünden 9 yıl uzadı. Bu seçimler, Ortadoğu bölgesinde şartlar 2009 yılında Lübnan’da son parlamento seçimlerinin düzenlendiği günden çok farklı olduğu bir sırada gerçekleşti.

 

Ortadoğu bölgesinde bu süre içerisinde yaşanan en önemli gelişme, Amerika, Arabistan ve korsan rejim İsrail’in planı ve yönlendirmeleri ve destekleri ile Suriye’ye dayatılan savaşın vuku bulmasıydı. Bu gelişme lübnan Hizbullah hareketinin stratejisinde değişiklik yaşanmasına ve Suriye’de teröre karşı yürütülen savaşa katılmasına yol açtı.

 

 

İç arenaya gelince, Lübnan’da yeni seçim yasası nisbiyet temelinde değişmesi de, 2009 yılına kıyasla bu ülkede yaşanan en önemle gelişmelerden biriydi. Bu iki gelişme her halükarda Lübnan parlamento seçimleri üzerinde önemli etkisi oldu.

 

 

Lübnan parlamento seçimlerinde ise sandalye dağılımı şöyle oldu:

  • Özgür milli hareket 29 sandalye,
  • Elmustakbil hareketi 20 sandalye,
  • Lübnan güçleri 14 sandalye,
  • Emel hareketi 16 sandalye,
  • Hizbullah hareketi 13 sandalye,
  • İlerici sosyalist parti 9 sandalye,
  • Necip Mikati listesi 4 sandalye,
  • 8 Mart bağımsızları listesi 8 sandalye,
  • Bağımsız şahsiyetler listesi 4 sandalye,
  • Ketaib partisi 3 sandalye,
  • Kavmi partisi 3 sandalye,
  • Elmerde partisi 3 sandalye,
  • Elahbaş partisi 1 sandalye,
  • Hepimiz vatanseveriz listesi 1 sandalye,

 

 

Bu sonuçlar Hizbullah’ın ittifak cephesi Lübnan parlementosunun 128 sandalyesinden toplam 67 sandalye, yani sandalyelerin yarısından fazlasını elde ettiğini gösteriyor. Bu arada El mustakbel hareketinin sandalye sayısı 33’ten 20’ye gerilemesi dikkat çekiyor. Öte yandan Samir Caca’nın başkanlık ettiği Lübnanlı güçler partisinin sandalye sayısı da 8’den 14’e yükseldi.

Fransa medyasından Lopoen dergisi Lübnan parlamento seçimlerini Hizbullah hareketi için büyük bir zafer niteledi.

 

 

Lübnan seçim sonuçları bazı delillere dayandığı gibi bazı önemli mesajları da vardır. Hizbullah hareketinin kurduğu ittifak cephesinin bu seçimlerde kesin zafer kazanmasının önemli bir sebebi, Suriye’de direniş ekseninin tekfirci vahabi teröristlerle savaşta önemli rol ifa etmesine dayanıyor. Hizbullah hareketinin bu mücadelesi Lübnan’da güvenliğin sağlanması ve bu ülkenin Suriye krizinde asgari düzeyde hasara uğraması bakımından önem arzediyor.

 

 

Buna göre bu seçim sonuçlarının ilk önemli mesajı, Lübnan halkının direniş ekseninin yeni stratejisine yani Suriye’de terörle mücadelesine destek vermesi yönündedir. Oysa seçim kampanyaları sırasında Arabistan ve ABD’nin destekledikleri siyasi akımlar Hizbullah’ın bu stratejisine karşı ciddi bir karalama kampanyası başlatmış ve hatta direniş ekseninin bu seçimlerde başarısız olması için büyük paralar harcamıştı. Ancak seçim sonuçları Lübnan milletinin direniş ekseninin arkasında olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

 

 

Hizbullah hareketinin kurduğu ittifak cephesinin Lübnan parlamento seçimlerinde ezici zafer kazanmasının bir başka sebebi, Suud rejiminin Lübnan milleti ve devletine karşı davranış biçimidir. Bu seçimlerin sonuçları aslında Lübnan milletinin, Suud rejiminin Kasım 2017’de Lübnan’ın Başbakanı Saad Hariri’ye Riyad’a çağırması ve önceden yazılan bir istifa metnini zorla okutmasına gösterdiği tepkiydi. Gerçekte Lübnan parlamento seçimlerinin sonuçları, Lübnan milletinin Suud rejimi ve başta ABD olmak üzere Batılı devletlerin bu ülkenin içişlerine karışmalarına kesin muhalefeti yönünde bir mesajdı.

 

 

 

Ortadoğu meseleleri uzmanı Muhammed Ali Mehtedi bu konuda şöyle diyor: Gerçi Lübnan parlamento seçimleri bu ülkenin iç gelişmelerine yönelik bir olaydır, fakat unutmamak gerekir ki bu seçimler Amerika, İsrail ve Arabistan açısından Ortadoğu bölgesinde direniş eksenine darbe vurma bağlamında önemli bir fırsat sayılıyordu. Buna göre Pazar günü gerçekleşen seçimleri sırf Lübnan’ın bir iç gelişmesi ve bölge gelişmelerinden bağımsız bir olay niteleyemeyiz. Örneğin Hizbullah hareketinin muhalifi olan tüm siyasi akımların birlikte Hizbullah silahının illegal olduğuna ve silahların sadece Lübnan ordusunun elinde bulunması gerektiğine vurgu yapması, bu zümrenin direniş ekseninin önemli bir parçası olan Hizbullah hareketini hedef tahtasına oturtmak istediklerinin işaretiydi. Dolaysıyla Lübnan’da Hizbullah’ın zaferi bölgede direniş ekseninin zaferi sayılabilir, üstelik bu zafer Irak’ta seçimlere sayılı günler kaldığı bir sırada elde edildi.

 

 

Hizbullah’ın kurduğu ittifak cephesinin Lübnan parlamento seçimlerinde zafer kazanmasında etkili olan bir başka etken, bu ülkenin seçim yasasının değişmesidir. Bundan önce bu seçimler çoğunluk modeline göre düzenleniyordu. Her seçim bölgesinde oyların çoğunu elde eden listede yer alan tüm adaylar parlamentoya giriyor ve diğer siyasi partilerin adayları giremiyordu. Ancak Lübnan parlamentosu 16 Haziran 2017’de yeni seçim yasasını nisbiyet temeline göre onayladı. Buna göre her siyasi grup veya parti seçim bölgesinde elde ettiği oylarla orantılı olarak parlamentoda sandalye elde edebiliyor.

 

 

İran’ın Lübnan’da eski büyükelçilerinden Ahmet Destmalçiyan şöyle diyor: Lübnan’ın eski seçim yasası Suud rejiminin dayattığı bir yasaydı ve Taif kentinde ve aynı adın altında hazırlanan bir yasa sayılır. Bu yasa bazı kavimlerin tarafını tutuyordu. Ancak yasa Hizbullah’ın çabaları ile Lübnan parlamentosunda düzeltildi. Şimdi bu düzenleme ve yasanın gözden geçirilmesinden sonra Lübnan’da seçimler etnik temelin yerine bölge temelinde düzenleniyor. Bu durum Hizbullah hareketini halkın üzerindeki nüfuzu sayesinde rakiplerine nazaran bir adım daha ileri götürdü. Özellikle Hizbullah hareketi gençlere ağırlık vermek ve etnik bağları gözetmeksizin ancak salih insanları aday gösterdi.

 

 

 

Lübnan parlamentosunun seçim sonuçları hiç kuşkusuz hem iç arenaya ve hem bölgeye yönelik önemli sonuçları da içeriyor. Bu sonuçların en önemli olanlarından biri, Lübnan’da güç dağılımının değişmeksizin eskisi gibi kalmasıdır. Görünen o ki şimdi Lübnan Başbakanı, Cumhurbaşkanı ve parlamento Başkanı değişmeyecek.

Gerçi El mustakbil hareketi bu seçimlerde sandalye kaybına uğradı, fakat buna karşın hala parlamentoda en önemli ehli sünnet akımı oluşturuyor ve en çok sandalye sayısını kendi elinde bulunduruyor.

 

 

 

Gerçi listesi 4 milletvekili çıkaran Necip mikati başbakanlık için mutlaka aday olacağını açıkladı, ancak Mikati’nin Saad Hariri’ye karşı ciddi bir tehdit oluşturmayacağı anlaşılıyor.

Bu bağlamda Lübnanlı uzman Kerim Müftü, Saad Hariri başında bulunduğu siyasi parti seçimlerde hezimete uğramasına karşın başbakanlık koltuğu tehdit altında bulunmadığını belirtiyor.

Lübnan yasalarına göre bu ülkenin Başbakanı ehli sünnet adayların arasından ve parlamento oyları ile seçiliyor.

 

 

Öte yandan Hizbullah hareketinin başını çektiği ittifak parlamentoda sandalyelerin yarısından fazlasını elde etmesi ve hristiyan özgür milli hareket de Hizbullah hareketini müttefiki olduğundan, Cumhurbaşkanı Mişel Aun’un da cumhurbaşkanlığı koltuğu güvence altında olduğu anlaşılıyor, öyle ki hatta rakibi Samir Caca’nın başında bulunduğu Lübnanlı güçler partisinin sandalye sayısı artması Mişel Aun’a yönelik ciddi bir tehdit oluşturmuyor.

Lübnan’da Cumhurbaşkanı da hristiyan adayların arasında nve parlamento tarafından seçiliyor.

Bu arada Hizbullah’ın müttefiki olan ve mecliste 16 sandalyesi bulunan Emel hareketi lideri Nebil Berri’nin de parlamento başkanlığına kesin gözüyle bakılıyor.

 

 

 

Lübnan’da parlamento seçimlerinin bir başka önemli sonucu, Hizbullah hareketinin muhaliflerinin bu hareketi yeni mecliste silahsızlanmaya zorlama planının suya düşmüş olmasıdır. Nitekim Lübnan’ın gelecek parlamentosunun yapısı, Hizbullah hareketinin silahsızlanma konusunun gündeme gelmesi bir yana, hatta bu hareketin yeni parlamentoda daha güçlü bir varlık sergileyeceğini gösteriyor.

 

 

Lübnan Hizbullah hareketi genel sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah 7 Mayıs günü ve seçimlerin ilk sonuçları açıklandıktan sonra yaptığı konuşmasında, seçimlerden önce direniş eksenini hedef almak ve bu eksende yer alan gruplara baskı uygulamak için bazı çabalara şahit olduklarını belirterek şöyle dedi:

Yeni parlamentonun yapısı, ordu, millet, direniş denklemine ve bu stratejik seçeneğe desteği güvence altına almıştır. Bu seçimlerin sonuçları direniş için büyük bir siyasi ve manevi zaferdir.

 

 

Lübnan parlamentosunun seçim sonuçlarının bir başka önemli sonucunu bölgesel düzeyde aramak gerekir. gerçekte bu seçimler Suud rejimi ile İran İslam Cumhuriyeti’nin dolaylı rekabetiydi ve seçim sonuçları Riyad’ın ağır bir hezimete uğradığını gösteriyor. Oysa Arabistan rejimi desteklediği listelerin zafer kazanmaları için büyük paralar harcadı ve Hizbullah ve başını çektiği ittifakı tahrip etmek için elinden geleni ardına bırakmadı.

 

 

Arabistanlı ünlü gazeteci yazar Cemal Kaşıkçı Lübnan seçim sonuçlarına gösterdiği tepkide şöyle dedi:  bu seçimlerin sonuçları Arabistan’ın yenilgisi ve İran’ın zaferiydi. Lübnan seçimlerinin sonuçları Arabistan’ın İran’ın bölgede nüfuzunu azaltma çabaları bozguna uğradığını gösteriyor.

 

 

Her halükarda Lübnan’da 6 Mayıs seçimleri bu ülkenin siyasi hayatında bir dönüm noktası sayılıyor. Nitekim Hizbullah hareketi lideri Nasrullah’ın da vurguladığı üzere bu seçimlerin sonuçları Lübnan milleti millet, ordu, direniş üçgenine inandıklarını ortaya koydu.

Sonuçta bu seçimlerin sonuçları Arabistan’ın Lübnan üzerindeki nüfuzunu azaltabilir. Gerçi Suud rejiminin gelecek dört yılda yine Lübnan’da yıkıcı faaliyetlerine devam edeceği de beklenmedik bir durum olmadığı belirtilmelidir.

 

 

Etiketler

Mayıs 13, 2018 10:16 Europe/Istanbul
Görüşler