• İdlib, Suriye'de teröristler ve Batı'nın son durağı

Suriye'nin kuzeybatısındaki İdlib bölgesi, teröristlerin ve silahlarını yere bırakmayı kabul etmeyen unsurların son yığınak noktası haline gelmiştir. Suriye ordusu ise burayı yakın zamanda temizleyeceğini ilan etti.

Suriye ordusu ve liderinin, İdlibi, Nusra Cephesi teröristlerinden kurtarma operasyonunu başlatma yönündeki kararlılığı ve iradesi, Suriye'nin toprak bütünlüğünün korunması ve tamamen kanun çerçevesinde yapılacak bir girişimdir. Daha önce de bu irade, Suiye'nin güney ve güneybatısında yer alan Der'a ve Kuneytara bölgelerinde de başarıya ulaşmıştı ve bunun sonucunda da teröristler ve Suriyeli silahlı unsurlar İdlib'e doğru aileleriyle birlikte yola çıkmışlardı.

Suriye ordusu ve liderinin, teröristleri ve silahlı unsurları İdlib'e göndermekteki stratejik amacı, terörizme karşı mücadelede tek hedefe odaklanmak ve tek cephede savaşmaktı. Bu amaç ise bugünkü Suriye'de gerçekleşmiş vaziyette. Şimdi de teröristlerin yığın yaptığı İdlib'i temizlemek için geri sayım başlamış durumdadır.

 

Teröristlerin ve silahlı unsurların son kalesi sayılan İdlib'e kurtarma operasyonu çerçevesinde hazırlık yapan Suriye ordusunun bölgedeki askeri yığınak yapmasıyla eş zamanlı olarak Amerika liderliğindeki Batı da Suriye aleyhine yeni bir kargaşa yaratma peşine düştü. Batılı yetkililer, Suriye ordusunun İdlib'i kurtarma operasyonunda kimyasal silaha başvurması halinde bu ülkeye saldıracaklarını tehditvari bir şekilde ifade ettiler.

 

 

İşte bu tehditler Batının kurduğu tezgâhın ve hazırladığı mizansenin bir parçası olarak İdlib'deki Beyaz Baretliler tarafından gerçekleşmek istenecektir. Bu çerçevede Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim şöyle bir açıklamada bulundu:" Britanya özel istihbarat servisleri, Nusra Cephesi teröristlerinin, kimyasal silahlar depolarını Beyaz Baretliler kontrolünde olan İdlib'deki birkaç bölgeye taşınmasında yardımcı oldular."

 

 

Velid Muallim sözlerine şu cümleleri de ekledi:" Teröristlerin planı, Suriye ordusunun İdlib'i kurtarma operasyonunun başlamasıyla eş zamanlı olarak sivil halka kimyasal saldırı gerçekleştirip, Suriye ordusunun suçlanmasına zemin hazırlamaktır."

 

 

Daha önce Nisan 2018'de Amerika, Britanya ve Fransa, Şam etrafındaki stratejik Doğu Guta'nın özgürleştirilmesinin ardından Suriye ordusunun Duma mahallesinde kimyasal silah kullandığı bahanesiyle Suriye'ye ortak füzeli saldırılar yapmaya başladılar. Bu saldırılar öyle bir zamanda gerçekleşti ki bu konuyla ilgili uluslararası araştırmalar bile sonuçlanmamıştı. Halbuki bu araştırmaların sonucu belli olduğu zaman kimin Doğu Guta'da kimyasal silah kullandığı da ortaya çıkacaktı.

 

Suriye ordusu terörizme karşı mücadelesinde ne zaman bir başarı elde etmişse Batı ekseni yeni tezgâhlar kurarak Suriye'ye saldırmış ve aynı olay bugün, İdlib'i kurtarma operasyonu arifesinde de tekrar olunacak gibi görünüyor.

 

Bu çerçevede, Lübnan televizyon kanalı El-Meyadin, 5 Eylül 2018 Çarşamba gecesi şöyle bir haber yayınladı:" İdlib bölgesindeki Cisr El-Sugûr şehrinden gelen bilgilere göre, kimyasal silah kullanma mizanseni, teröristlerin elebaşlarından birisinin akrabalarını bu şehirden çıkardıktan sonra başlayacaktır."

 

Bu senaryoyla eş zamanlı olarak, Rusya da Batı'yı ve özellikle de ABD'yi uyardı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, 30 Ağustos 2018 tarihinde, İdilib'de yeni bir kimyasal tezgâh kurmanın ateşle oynamak olduğunu belirterek Batı'yı ve özellikle de ABD'yi uyardı. Rusya Dışişlerinin dediklerine göre, Batı ülkeleri ve özellikle de Amerika kimyasal silahların kullanımını bahane ederek Suriye'ye saldırmak için zemin hazırlamak istiyor.

 

 

Suriye aleyhine kurulan kumpaslar karşısında dik duran Suriye lideri ve ordusu, Teröristlerin son yığınak noktası olan İdlib'i de kurtarmak için kararlıdır. Suriye, kendi ulusal potansiyeline güvenerek ve İran ve Rusya'nın yardımlarıyla terörizme karşı mücadelede başarılı bir karneye imza atmıştır. Şimdi de aynı yaklaşım doğrultusunda bir operasyon gerçekleşecektir.

 

 

5 Eylül Perşembe günü Rusya El-Yevm televizyon kanalında konuşan siyasi analist Gassan Yusif, şu ifadelerde bulundu:" İdlib Suriye'nin bir parçasıdır ve Suriye devleti de bu şehri özgürleştirmek için operasyonlar başlatmakta yasal hakka sahiptir."

 

Suriye, İdlib'i kurtarmak için bütün incelikleri göz önünde bulundurmuştur. İdib'in 3 milyona yakın nüfusu, Suriye ordusu ve devletini daha titiz ve dikkatli davranmaya yönlendirmiştir. Hatta kimi kaynaklara göre Suriye devleti ve ordusu İdlib'i kurtarmak için askeri operasyon dışındaki seçeneklere de başvurabilir. Elbette bu seçeneğin gerçekleşmesi için İdlib'de bulunan silahlı grupların kararı belirleyici olacaktır.

 

Her halükarda İdlib'in temizlenmesi Suriye devleti ve ordusunun en önemli gayesi haline gelmiştir. Bu doğrultuda, Lüban gazetelerinden olan El-Bena, 5 Eylül 2018 sayısında yayınlanan Vefik İbrahim köşe yazısında şöyle bir yazıya yer verdi:" İdlib her halükarda Suriye devleti tarafından asıl hedef olarak seçilmiştir. Bunun için Amerika'nın bütün baskıları ve komplolarına rağmen İdlib'i temizlemekten hiçbir şekilde vazgeçmeyecektir."

 

İdlib'in önemini daha da arttıran mesele ise, Suriye devletini baskı altına almak amacıyla kurulan kumpaslardır. Bunlar arasında ise Amerika, Suirye'deki amaçlarına ulaşmak için İdlib'de bulunan teröristlere ve silahlı gruplara herkesten daha fazla ihtiyacı vardır. Amerika Başkanı Donald Trump'ın son günlerde çıkardığı kargaşaları da kurulan tezgahlar çerçevesinde değerlendirebiliriz. Bilinmeyen bir Suriyeli kaynağın Lübnan El-Ahit haber sitesine verdiği habere esasen, bu senaryolardan birisi Amerika'nın Rusya'yı Suriye'de kontrol altına alarak ekonomik ayrıcalıklar elde etmesi ve nihayet radikal değişiklikleri Suriye içinde uygulamak suretiyle Amerikalı güçlerini Suriye'de kalıcılaştırmak istemesidir.

 

Teröristlerin İdlib'deki varlığının devam etmesi Amerika ve teröristleri himaye eden diğer partnerlerine, yedi yılda yapamadıklarını yeniden yapmalarına imkân tanıyacaktır. Suriye devleti ve ordusunun İdlib siyasetine karşı Batılılar tarafından sergilenen tepkiler bu açıdan önem arz etmektedir. Sputnik Haber Ajansına konuşan Siyasi uzman ve gazeteci, Fransiska Tutolov bu konuyla ilgili şu açıklamalarda bulundu:" İdlib bölgesi teröristler için çok önemli bir bölge sayılıyor çünkü onların son kalesidir. Bu bölgenin kurtarılması IŞİD ve Nusra Cephesi'nin Suriye'deki işgalciliğinin sona ermesi anlamındadır. "  

 

İdlib'i kurtarma operasyonu ile ilgili birçok senaryo ortaya atılmaktadır. Amerika ve ortakları da bu senaryoları kendi lehlerine çevirmeleri için ellerinden geleni yapıyorlar ve asıl hedefleri de Suriyeli tarafın azmini ve iradesini kırmaktır. Amerika daha önce de bu senaryoya başvurdu ama başarılı olamadı.

 

Bölgesel ve uluslararası güçlerin bir tarafta olduğu sürece Amerika'nın Suriye'de kurduğu tezgâhların da bir anlamı kalmayacaktır. İran, Türkiye ve Rusya ülkelerinin Suriye konusundaki ortaklığı da bu doğrultuda hayati bir önem taşımaktadır.

 

 

Suriye ve genel olarak Batı Asya'nın geleceği, İdlib'in teröristlerden temizlenmesiyle bire bir ilişkilidir. İran İslam Cumhuriyeti, Türkiye ve Rusya'nın bu alandaki mutabakatı da Suriye krizinin dönüm noktasıdır. Bundan dolayıdır ki, Suriye ordusunun İdlib'i kurtarma operasyonu hazırlıklarının yapıldığı bir sırada, terörizme karşı mücadele eden eksen ve terörizmi destekleyen eksen arasındaki gerginlik de had safhaya ulaşmıştır.

 

Değerli dinleyiciler  " İdlib, Suriye'deki Teröristlerin ve Batı Mizanseninin Ortadan Kaldırılmasının Son Adımı"adlı özel programımızın sonuna geldik. Bir sonraki programa dek Allah'a emanet olun.  

 

Etiketler

Sep 10, 2018 12:24 Europe/Istanbul
Görüşler