• İdlip'in teröristlerden temizlenme zarureti nedenleri

Suriye'nin Cenevre Daimi Temsilcisi Hisameddin Ala BM İnsan Hakları Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Şam'ın İdlip vilayetini Nusra Cephesi ve diğer terör örgütlerinden temizlemek için kararlı olduğunu belirtti.

Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşar Caferi de BM Güvenlik Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, Şam'ın İdlip'i Nusra Cephesi teröristlerinden temizleme kararı aldığını ve bu vilayetin ülkeye kazandırılacağını vurguladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Salı akşamında yaptığı konuşmada, İdlip'teki durumun tolere edilmeyeceği gibi bu bölgede terör örgütlerine karşı göz yumulmayacağını belirtti.

BM Genel Sekreteri sarih şekilde Suriye'nin terörizm diye bir sorundan çektiği acılarına işaret ederken, ABD başta olmak üzere Batılı ülkeler, teröristlerden temizlenmesi amacıyla İdlip operasyonuna karşı çıkıyorlar. 

Pazartesi günü İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyyid Abbas Irakçi ile nükleer anlaşmayı görüşmek üzere Tahran'a gelen Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Tesnim Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada; ABD'nin hala Nusra Cephesi ile bağlantılı kişiler gibi silahlı unsurlar kartını oynamakta olduğuna ifade ederek, Nusra Cephesi'nin bir terör örgütü olduğunu, bu kişilerin insanların normal hayatını sekteye uğratmasına, terör eylemleri ve şiddetlerine müsaade edemeyeceklerini belirtti.

Bu gruplar arasında fark gözetilmesine dair bazı görüşleri dikkate aldıklarını ve yerel ateşkesi de desteklediklerini söyleyen Ryabkov, Türkiye'nin bu grupları ayırma konusunda daha olumlu rol oynayabileceğini düşündüğünü, ancak İdlib'te operasyon zamanı olmadığını söylemelerinin çok yanlış olduğunu vurguladı.

Batılı devletler, Suriye yönetimini kimyasal silah kullanmakla suçlamaları dahil yoğun şekilde Şam aleyhinde propaganda yaparak, İdlip'e yönelik operasyonun başlatılmasına engel olmaya çalışıyor.

Onların bundan esas amaçları, İdlip'e saldırının önüne geçmek ve böylece teröristleri kurtarmaktır.

Batılılar Suriye yönetimine karşı bu tür suçlamalarda bulunurken, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü Teknik Sekreterliği defalarca Suriye'nin kimyasal silahlarının yok edildiğini duyurmuştur.

Siyasi gözlemciler, İdlip'te önceden hazırlanmış ve planlamış kimyasal saldırı tezgahı konusunda, Amerika'nın bu tür oyunları Suriye'ye saldırıyı haklı göstermek için bir bahane unsuru olarak kullandığına inanıyor.

Suriye ordu birliklerinin son bir yılda büyük ilerlemelerinin ardından, çok sayıda terörist ve muhalif aileleriyle birlikte İdlip'e gelmiş bulunuyor ve bu bölge aslında teröristlerin yuvası haline gelmiştir.

Gelinen noktada İdlip, teröristler ve silahlı unsurlarının işgali altındaki tek bölge sayılıyor.

Suriye'nin güneyinde ve Ürdün sınırında yer alan Dera'da olaylar ilk olarak başladı. Ardından Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırında yer alan İdlip vilayetine bağlı Cesruş- Şugur'da karışıklıklar başladı, buradaki bazı devlet merkezlerine saldırı düzenlendi ve çok sayıda Suriyeli güçleri korkunç şekilde bu iki bölgede katledildiler.

Olayların sınır bölgelerinde patlak vermesi, bazı komşu ülkelerin müdahalesiyle bu olayların yaşandığına dair şaibeler gündeme getirildi.

Şimdiki durumda açıklanan rakamlara göre 60 ülkeden 103 terörist gruba bağlı 146 bin terörist, İdlip ve Cerablus'a gönderilmiştir.

Suriye yönetiminin kararlı pozisyonu, bu ülkenin asla topraklarının bir parçasını öyle bırakmayacağını gösteriyor. 

Suriye yönetiminin İdlip'i işgalden kurtarma operasyonu da bu stratejik hedefler çerçevesindedir ve hiçbir güç Suriye ordusu ve hükümetini diğer bölgeleri işgalden kurtarmasına engel olamaz.

Sonuç olarak şunu ifade etmek gerekiyor ki Batı ve ABD'nin tarihi geçmiş ve bayatlanmış taktiği, Suriye yönetiminin İdlip operasyonunu başlatmasına engel olmaz. Başka bir nokta ise, Suriye'de teröristlerin yenilmesinin ardından onların destekçilerinin bölgede siyasi ve askeri denklemleri değiştirmekteki başarısızlığına tanıklık edilmesidir.

Son günlerde ve yıllarda, daha önce Ortadoğu'da belirleyici bir taraf olarak görünen ABD'nin artık bu bölgedeki sözde altın döneminin sona erdiği ifade edilebilir. 

Sep 12, 2018 12:38 Europe/Istanbul
Görüşler