Jan 05, 2019 11:38 Europe/Istanbul
  • Amerikalı askerlerin Suriye’den çekilmesi; taktik mi, strateji mi?-1

Suriye’de 2011 yılında krizin patlak vermesiyle birlikte Batı’nın elebaşı Amerika, Britanya ve Fransa’yı da yanına alarak Arap – Batı ittifakının bölgede direniş eksenini kırma hedefi doğrultusunda Suriye’nin yasal yönetimini devirmeyi gündemine aldı ve bunun için Suriye’ye dayattıkları silahlı terör örgütlerine her türlü medya, askeri, mali ve istihbarat desteğini vermeye başladı.

Aslında bu zümre kendilerince Suriye’nin yasal devletini ve bu ülkenin Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ı devirmek ve böylece bölgede direniş eksenini çökertmek istiyordu. Ancak bugün gelinen noktada bu şom ittifakın Suriye’de yaşanan gelişmelerin ve bu ülkeye hakim olan şartların üzerinde en az etkileri olduğu anlaşılıyor. Gerçekte bugün Amerika Suriye hakkında düşündüğü planın ve özellikle Şam’da Batı yandaşı bir iktidarı işbaşına getirme hedefinin suya düştüğünü görüyor.

 

Öte yandan Washington yönetimi 2014 yılının ortalarında kendi kurduğu tekfirci IŞİD terör örgütü ile mücadele bahanesi ile sözde uluslararası IŞİD karşıtı bir ittifak kurdu, ancak bu ittifakın o günden bu yana düzenlediği hava operasyonlarında en çok masum siviller hedef alındı.

Amerika devleti bir sonraki aşamada Suriye’nin kuzeyi ve kuzeydoğusuna asker yığmaya başladı. Hali hazırda Amerikan ordusunun Suriye’de iki bin askeri bulunuyor. Bu askerlerin çoğu özel kuvvetlerden oluşuyor ve bulundukları bölgede YPG adı ile anılan Suriyeli Kürtlerden ve bazı Arap milislerden oluşan milis bir örgütle işbirliği yapıyor.

 

Başkanlığı döneminde sansasyonel ve beklenmedik kararları ve çıkışları ile ün yapan ABD Başkanı Donald Trump 19 Aralık Çarşamba günü ani bir şekilde Suriye’deki Amerikalı askerleri geri çekeceğini açıkladı.

ABD Başkanı Trump açıklamasında, Amerika tekfirci IŞİD terör örgütüne karşı zafer kazandığını ve artık Suriye’de kalmaları için hiç bir gerekçe görmediğini ileri sürdi. Twitter hesabına bir not düşen Trump şöyle yazdı:

Biz Suriye’de IŞİD’i yendik ve bu benim başkanlık dönemimde Suriye’de bulunmamızın tek sebebiydi. Trump bir başka twittinde de şu ifadelere yer verdi: IŞİD ile savaşta tarihi zaferler kazandıktan sonra artık askerlerimizi Suriye’den vatana geri getirme zamanı gelmiştir.

 

 

Amerika Başkanı Trump’ın bu hareketine paralel olarak bir de Trump’ın Afganistan’dan yedi bin Amerikalı askeri geri çekme kararı ile ilgili haberler yayımlandı, gerçi bu konu henüz resmen ne açıklandı ne de yürürlüğe kondu.

 

Trump’ın söylediklerine göre Suriye’den geri çekilmesi şu mantığa dayanıyor: IŞİD yenilmiştir, ABD’nin bölgedeki müttefikleri IŞİD kalıntılarını yok edebilir, Suriye’ye asker gönderme kararı geçiciydi, şimdi Suriye’de IŞİD yok edildikten sonra Amerikalı askerlerin eve dönme zamanı gelmiştir. Şimdi evi yeniden inşa etme zamanı gelmiştir, Amerika dünyanın polisi olmamalı, Amerikalıların sermayeleri ve canı Amerika’nın yardımlarının değerini bilmeyenler için feda edilmemeli, şimdi başkalarının savaşma zamanı gelmiştir, IŞİD ile savaşın sorumluluğu İran, Rusya ve Suriye’nin omuzlarında olacaktır, bu ülkeler Amerikalı askerlerin Suriye’den çekilmesine sevinmeyecektir, eğer IŞİD Amerika aleyhinde bir harekette bulunursa, yok olmaya mahkumdur, müttefikler önemlidir, ama Amerika’yı sui istifade ettikleri zamanlarda değil.

 

 

Amerika Başkanı Trump’ın bu kararını bir kaç açıdan yorumlamak mümkün. İlkin, Trump esas itibarı ile tahmin edilemez bir karaktere sahiptir ve Başkan olduğu dönemde bir kaç kez bu tür ani kararlar almıştır. Trump’ın bu bağlamda en ünlü kararlarından biri Kuzey Kore lideri Kim Jun Un ile doğrudan müzakere etme kararı ve onunla anlaşmaya varmasıydı. Bu arada Trump’ın aldığı tüm ani kararları mutlaka uyguladığı da söylenemez, zira şiddetli muhalefetlerle karşılaştığında veya aldığı kadarın bedeli çok ağır olacağı sonucuna vardığında kararından geri adım atabiliyor. Suriye konusunda  siyonist rejim İsrail ve Britanya gibi bazı müttefiklerinin sert muhalefetleri durumunda kararından geri adım atıp atmayacağını bekleyip görmek gerekir.

 

 

Amerika Başkanı Trump’ın Suriye kararının bir başka sebebi, Amerikalı stratejistlere göre Washington’un yakın gelecekte Suriye’de güç dengeleri değişince Suriye’de kalmanın bedeli çok ağır olacağıdır ve bu yüzden Washington için şimdi Suriye’den çekilmesi daha çok maslahat icabı sayılır. Gerçekte hali hazırda Amerika Suriye’de zayıf konumdadır ve bu ülkede dengeleri desteklediği terör örgütlerinin lehine değiştiremeyeceği ortadadır. Bir başka ifade ile Suriye ordusu ve müttefiklerinin askeri sahada üstünlüğü Amerikalı askerlerin Suriye’de herhangi bir üstünlük sağlamalarına mahal bırakmamıştır.

 

 

Amerika Başkanı Trump’ın Suriye kararının bir başka gerekçesi Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TSK ve terörist müttefiklerinin Fırat’ın doğusunda Suriyeli Kürt güçlere karşı operasyon yapacağı yönünde sürekli uyarılarda bulunması olabilir. Bir başka ifade ile, Trump TSK ve Amerikalı askerlerin arasında muhtemel bir çatışmayı ve sonuçta Ankara ile ilişkilerin daha fazla gerilmesini önlemek için Suriye’deki askerlerini geri çekmeye karar vermiş olabilir. Nitekim Trump kararını açıklar açıklamaz Amerikalı iki uzman John B. Aterman ve Willi Todman, Trump’ın bu kararını Türkiye’nin gönlünü kazanma çabası şeklinde yorumladı. Amerikalı iki uzman Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan yakında Fırat’ın doğusuna Suriyeli Kürtlerin kontrolü altında bulunan bölgeye operasyon düzenleyeceği tehdidinde bulunduğunu, bu operasyon Fırat’ın doğusunda bulunan Amerikalı askerlere yönelik tehlike arzedebileceğini belirttiler.

 

Öte yandan Washington yönetimi Ankara yönetimini Rusya’dan S-400 füze savunma sistemlerini satın almaktan vaz geçirmeye çalışıyor, nitekim Trump Suriye’den çekileceklerini açıkladıktan sonra 21 Aralık Cuma günü Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ile telefon görüşmesinde Erdoğan’ı Amerika’dan 3.5 milyar dolar değerinde Patriot füze savunma sistemini satın alma konusunda ikna ettiği açıklandı.

Amerikalı iki uzman Alterman ve Todman, Türkiye lideri Erdoğan’ın da Trump’ın kararı yüzünden gözetlediği hedeflerine ulaştığını belirtti. Gerçekte Ankara Amerika’dan gelişmiş Patriot füze savunma sistemini satın almayı başardı ve Suriye’de de önemli rol üstlendi ve aynı zamanda Suriye’nin kuzeyinde ve kuzeybatısında Suriyeli Kürtlerle mücadele için de belli bir stratejiyi izlemeye başladı.

 

Amerikalı uzmanlar Alterman ve Todman ayrıca ABD Başkanı Trump’ın Suriye kararının en büyük kazanan tarafları Rusya, İran ve Suriye olduğunu belirtiyor. Amerikalı iki uzmana göre Amerikalı askerlerin hızlı geri çekilmesi, Rusya’nın Suriye’deki askeri geleceğini tek başına Suriye yönetimi ile birlikte belirleyeceğini ve Amerika’nın bu konuda hiç bir rolü ve etkisi olamayacağını ortaya koyduğunu kaydediyor. Öte yandan Amerika’nın Suriye’den geri çekilmesi İran ile Lübnan’daki müttefiklerinin arasındaki ilişkilerin pekişmesi anlamına geldiği ve İran’a Suriye’de askeri ve istihbarat varlığını sürdürme imkanı sağladığı ifada ediliyor.

 

Amerika Başkanı Trump’ın Suriye kararının bir başka gerekçesi, Trump’ın Washington’un dış politikasına yönelik eğilimidir. Trump yönetiminin dış politikasında en önemli ilkelerden biri güvenlik meselesini ticari hale getirmek ve bir başka tabirle Amerika’nın bu bölgede ve dünyanın başka bölgelerinde askeri varlığını sürdürmesine karşı çıkmaktır. Zira Trump’a göre bu tür askeri varlıklar Amerika için hiç bir maddi çıkar sağlamamış, bilakis bir dizi mali ve insani bedeli dayatmıştır. Trump’a göre bu durum Amerika’ya faydasız yükümlülükler getiriyor ve gerçekte müttefiklerine bedavadan güvenlik hizmeti sunuyor. Bu yüzden Trump bundan böyle müttefikleri bu tür yükümlülükleri üstlenmelerini ve bedelini de kendileri ödemelerini istiyor.

 

Öte yandan Amerika Başkanı Trump seçim kampanyaları sırasında attığı “önce Amerika” sloganı doğrultusunda da Amerika’nın küresel yükümlülükleri hafifletilmesi ve bu alanın harcanan paranın Amerika’nın iç arenasının yeniden yapılandırılması için harcanması gerektiğini savunuyor. Trump bu konuda şöyle diyor: Acaba Amerika Ortadoğu’nun polisi mi olmak istiyor, üstelik hiç bir şey de kazanmıyor, fakat değerli hayatları ve trilyonlarca doları başkalarını korumak için harcıyor ve hemen hemen tüm durumlarda da kimse teşekkür bile etmiyor? Acaba orada ebediyen kalacak mıyız? bence artık başkalarının IŞİD ile mücadele etme zamanı gelmiştir.

 

Suriye konusuna gelince, ABD Başkanı Trump Amerika’nın IŞİD ile mücadelesi bölgesel ve küresel düşmanları ve rakipleri, yani İran ve Rusya’nın lehine olduğunu iddia ediyor. Ancak Trump bu bağlamda seçim kampanyaları sırasında IŞİD’i Obama yönetimi kurduğunu itiraf ettiğini unutmuşa benziyor. Trump yine Amerika’nın Suriye’de IŞİD ile mücadele bahanesi ile askeri illegal varlığı da Washington’un bölgesel hedefleri doğrultusunda olduğunu unuttuğu anlaşılıyor.

 

Gerçekte Amerikalı askerlerin Suriye’deki varlığı ne Suriye’nin yasal yönetiminin talebi ve ne de BM güvenlik konseyinin kararına göredir, üstelik Suriye devleti defalarca Amerika’dan Suriye’deki illegal askeri varlığına son vermesini istemiştir. Ancak buna karşın Amerika’da hakimiyet Suriye’den çekilmeye karşıdır ve Trump’ın bu hareketi Amerika’nın bölgesel çıkarları ve yükümlülüklerine aykırı olduğunu savunuyor.

Amerika’nın Suriye’den neden geri çekilmek  istediği bir yana esas nokta şu ki Şam yönetimi defalarca Amerika’nin Suriye’deki askeri varlığını illegal ve işgalcilik ilan etmiş ve bu güçlerin derhal Suriye’den çekilmesini istemiştir.

 

 

 

 

 

Etiketler

Görüşler