Amerika Hizbullah’a karşı ekonomik ve daha da sonra askeri bir savaş başlatmaya çalışarak, Irak konusundaki ve bu ülkeyi işgal etmedeki senaryonun aynısını Hizbullah için de uygulamak istiyor ama bu senaryonun başarılı olma şansı nedir?

Rey El-Yevm Gazetesi Baş Editörü Abdel Bari Atvan şunları yazdı: ‘Amerika Koalisyonun IŞİD’e karşı terörizmle mücadele bahanesiyle başlattığı savaş, özellikle koalisyon için yani Araplar için yasal olarak kabul edilse de bu savaş bizim için sadece bir kapak ve sis bombasıdır ve amacı, direnişle mücadeleye ve daha net bir ifadeyle Hizbullah ile mücadeleye meşruiyet kazandırmaktır.

 Amerika’nın 1991 yılında Kuveyt’teki savaşı, daha önceden çok dikkatli bir şekilde planlanmıştı ve Saddam Hüseyin’in bu savaşa çekilmesi için çeşitli tarafların görevleri belirlenmişti. Böylece Irak ortadan kalkacak, onun askeri ve bilimsel hareketi başarısız olacak ve bununla birlikte onun bölgesel nüfuzunun yolu kapanacaktı.

Hizbullah’ı savaşla meşgul etme çabaları

Şimdi eğer Suriye savaşının da bu hedefle başladığını söylesek abartmış olmayız ve tabi onun amacı sadece Suriye’yi yok etmek ve dağıtmak değil, Hizbullah’ı da savaşla meşgul etmek olacaktır. Öyle ki Hizbullah’ın 2000 ve 2006 yıllarında İsrail’e karşı zaferiyle birlikte Hizbullah’ın sevgisi milyonlarca Arap’ın gönlüne kök salmıştır.

Amerika’nın bölgesel hareketlerinin amacı nedir?

Amerika’nın ve Amerika Başkanı Donald Trump’ın, birkaç gün sonra Riyad’a gerçekleştireceği ziyaret ve Ürdün’deki “Hazır Aslan” manevrası gibi hareketlerinin tamamı bir hedefe odaklanmıştır ve o da tam anlamıyla Hizbullah’a karşı savaş ilan etmek ve onun mali kaynaklarını ortadan kaldırmaktır. Aynı Saddam Rejiminin de suçlu tanıtıldığı gibi Hizbullah’ta suçlu olarak tanıtılacaktır.

Batı, İran’ın Hizbullah’a olan desteğini büyük bir yanlış olarak değerlendiriyor

İran’ın batı ile olan sorunları çeşitli konuları kapsamaktadır ve bunların en önemlilerinden biri, nükleer meseledir ve tabi bu sorunların engellenmesi için çeşitli yollar bulunmaktadır ve batıya göre İran’ın yaptığı en büyük hata, Lübnan Hizbullah’ını desteklemesi ve onu, Arapların artık düşman unvanını üzerinden sildikleri, ilişkilerini normalleştirmeye çalıştıkları ve bölgesel olarak stratejik ortakları gördükleri İsrail’in varlığını tehdit eden askeri bir kola dönüştürmesidir.

Batının kırmızı çizgileri Hizbullah tarafından kırılmıştır

Hizbullah’ın askeri olarak sahip olduğu kapasite ya da İsrail olmak üzere bölgedeki birçok ordunun sahip olmadığı yüz bin füze ve askeri yetenekler, Amerika ve İsrail’in kırmızı çizgilerini ayaklar altına almıştır. Çünkü Hizbullah’ın askeri yetenekleri, klasik yetenekleri ve gerilla savaşlarını kapsamaktadır. Bununla birlikte Hizbullah’ın dört yıldır Suriye’de devam eden mücadelesi bu yetenekleri güçlendirmiş ve güncellemiştir.

Hizbullah ile mücadele yollarının araştırılması

İki gün önce bazı Arap ülkelerinin ve Kuveyt, Arabistan, Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri olmak üzere Körfez Arap ülkelerinin katılımıyla Washington’da gizli bir toplantı düzenlendiğine dair haberler yayınlanmış ve bu toplantıda Hizbullah ile gelecekte nasıl mücadele edileceğinin stratejilerinin incelenip değerlendirilmesinin amaçlandığı açıklanmıştır. Bu beklenmedik bir olay değildir. Çünkü bu konuda güncel çabalar devam etmektedir ve Trump’ın Riyad’a ziyareti bu çabanın zirvesidir.

Bu toplantıdan sızan haberler, Hizbullah ile mücadele için Uluslararası-Arap ortak planının oluşturulmaya çalışıldığını ve bu planın, özellikle Avrupa ve Afrika olmak üzere dünyanın çeşitli noktalarındaki Hizbullah üyelerine ve destekçilerine ekonomik yaptırım uygulamak gibi konuları kapsadığını göstermektedir.

Hizbullah’a mali sorunlar oluşturmaya çalışmak

Bununla birlikte, Hizbullah’ın mali işleri de kontrol altına girecek, onun mali kaynakları yok olacak ve Hizbullah’ın komutanları, siyasi ve askeri teşkilatların maliyetini temin etme konusunda sorunlarla karşı karşıya kalacaktır.

Burada göz önünde bulundurulması gereken husus şu ki, Nusra Cephesi ve IŞİD gibi radikal gruplarla savaş sona ermek üzeredir. Çünkü Nusra Cephesi, İdlib, Şam kırsalı ve Halep’in bazı bölgelerinde kuşatma altına alınmıştır ve IŞİD de Musul’un büyük bir bölümünü kaybetmiştir ve Amerika’nın desteği altındaki

Suriye Kürtlerinin Rakka’yı kurtarması da yakındır ve bu grubun Amerika tarafından silahlandırılma süreci tamamlanır tamamlanmaz operasyonlar başlayacaktır.

Diğer bir tabirle, terörist listesinde yer alan bu grupların ortadan kaldırılması, daha önemli bir savaşı başlatabilir ve bu defa sadece Suriye’deki değil, Lübnan’daki Hizbullah’a karşı da ekonomik savaşla başlayan ve askeri saldır ile sona eren bir savaşın başlamasına neden olabilir. Eğer biraz geriye ya da 1990 yılındaki Kuveyt krizi zamanına dönecek olursak, aynı senaryonun yaptırım, petrol ihracatının yasaklanması ve daha sonrasında da askeri saldırı ve işgal şeklinde Irak için de uygulandığını anlarız.

Şimdi şunu sormak gerekir, acaba Irak’taki bu senaryo, Hizbullah için de tekrarlanacak mı?

Hizbullah’a karşı savaş kolay olmayacaktır

Bu soruya açık ve net bir cevap vermek zordur ama şu an durum ve şartların farklı olduğu ve İsrail’in de değiştiği söylenebilir. Hizbullah, bölgesel ve dini sistemin ana eksenidir ve açık bir şekilde İran’dan ve az da olsa Irak’tan destek almaktadır ve Hizbullah’a karşı hiçbir savaş kolay olmayacaktır ve eğer bu senaryo Irak’ta başarılı olduysa, bunun ilk nedeni Arapların bu senaryoyla iş birliği yapmaları ve ihanetleridir ve bir sonraki neden de eski Sovyetler Birliği’nin dağılmasıdır ve bunun sonucu da Amerika’nın dünyada süper güç olarak atını koşturması olmuştur.’

Mayıs 19, 2017 12:00 Europe/Istanbul
Görüşler