Pakistan ile Hindistan arasındaki gerginlikler devam ederken Pakistan dış işleri bakanlığı sözcüsü "Nefis Zekerya" yaptığı açıklamada, Hindistan'ın 2600 Atom bombası yapacak atomik malzemelere sahip olduğunu söyledi.

Nefis Zekerya, nükleer silah sahibi ülkelerden biri olan Hindistan'ın en hızlı bir şekilde atomik silah imal eden bir ülke olduğunu, bu girişiminin Güney Asya stratejik istikrarını ve Pakistan milli güvenliğini tehdit edecek nitelikte olduğunu belirtti.

Hindistan 7 bin megavatlık 10 nükleer santral inşa etme anlaşmasını imzaladı. Hindu Milliyetçisi olan BGP iktidar partisi, bu kararıyla Hindistan nükleer gücünü arttırmaya çalışıyor. Hindistan hükümeti nükleer gücünü hem askeri hemde sivil amaçlı ve enerji üretmek için yapılandırmaktadır. Hindistan’ın 10 Mayıs 1998’de gerçekleştirdiği 3 nükleer denemenin ardından Pakistan harekete geçti ve 28 Mayıs 1998’de Belucistan eyaletinde art arda 5 nükleer deneme gerçekleştirdi. Pakistan ile Hindistan nükleer silahların geliştirilmesini yasaklayan konvansiyon NPT'yi imzalamamış bulunuyorlar.

  Hindistan ve Pakistan arasında nükleer denge ve fevri hareketleri oluşturmak amaçlı bir anlaşma mevcuttur. Bu anlaşma ile iki ülke birbirlerine nükleer tesisleri hakkında bilgilendirmelerde bulunacaktır. 2015 yılının ilk günü Asya’nın iki nükleer gücü Pakistan ve Hindistan’ın nükleer savaşı önlemeyi hedef alan anlaşma çerçevesinde nükleer tesislerinin listelerini birbiriyle paylaştığını bildirmişti.

Pakistan ve Hindistan, nükleer tesislerine saldırıları önlemeyi hedef alan 31 Aralık 1988 tarihli anlaşmanın 2’inci maddesine uyarak bugün nükleer tesislerinin listelerini birbirlerine vermektedir. Soğuk Savaş döneminde Hindistan’ın bağlantısızlık politikası, özellikle de 1971’de Sovyet-Hint dostluk anlaşmasının imzalanmasından sonra, ABD yönetimi açısından Hindistan Sovyetler birliği kampında yer almış oldu. Bu nedenle Amerika Hindistan'ı pek önemsemiyor ve Pakistan'a yakınlaşıyordu. Ancak Hindistan'ın bağlantısızlar hareketini terketmesinden sonra Amerika Hindistan'a yakınlaştı.

   Amerika eski başkanı George Bush 2 Mart 2006 tarihinde Yeni Delhi ziyareti sırasında, Hindistan'ın sivil ve askeri nükleer programlarını ayırması, sivil nükleer tesislerini uluslararası denetimlere açması karşılığında, ABD'nin sivil nükleer teknolojisini paylaşması ve Hindistan'a nükleer yakıt desteği sağlamasını öngören anlaşmayı imzalayıp, Hindistan'a Pakistan karşısında daha bir güç kazandırdı. Amerika eski başkanı Barack Obama da 25 Ocak 2015'de Yeni Delhi'yi ziyaret ederek Hindistan ile Amerika arasında iklim değişikliği, vergilendirme sistemi ve savunma alanında da yeni anlaşmalara imzaladı. Bu anlaşmalardan biri de nükleer işbirliği anlaşmasıydı.

   Amerika, Hindistan'ı, Güney Asya’da ağırlığı gittikçe artan Çin’e karşı bir denge unsuru olarak görmektedir. Hindistan'ın NPT anlaşmasını imzalamamış olmasına rağmen yeni Delhiyle nükleer işbirliği anlaşması imzalamış olması, Washington'un nükleer alandaki çifte standart politikalarını gözler önüne sermektedir. Bu nedenle Pakistan ile dünya toplumunun itirazlarıyla karşılaşmaktadır. Hindistan Amerika ve Siyonist İsrail rejimiyle işbirliğini sürdürüp, nükleer silahlarını geliştirerek, Pakistan ve Çin'e karşı güç dengesi oluşturmaktadır.

    Nükleer silahlanma yarışı ve nükleer atıklar hem çevre hayatına zarar vermekte ve hem de bölge milletlerinin hayatını tehdit etmektedir. Nükleer silahlara yatırım, Hindistan'da yoksulluğunda artmasına sebep olmaktadır. Hindistan'da bir milyar 200 bin insan yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. Pakistan ise, Hindistan'ı nükleer silahlanma yarışı başlatmakla suçlamaktadır. Buna rağmen Amerika ve Avrupalı ülkeler Hindistan'ın nükleer silah geliştirme ve silahlanma yarışına destek vermektedirler.

 

 

Mayıs 19, 2017 18:38 Europe/Istanbul
Görüşler