• Erdoğan'dan Amerika ve İsrail'i Sert Eleştiri

Gazze olaylarıyla Amerika ve siyonsit İsrail rejimini eleştiren Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Gazze olaylarının Amerika yönetiminin yanlış siyasetlerinin bir ürünü olduğunu bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İngiltere Başbakanı May yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. 

Suriye, Irak, İran kapsamlı ortak eylem planını, Kudüs ve Filistin başta olmak üzere son gelişmeleri de ele aldıklarını bildiren Erdoğan, şöyle devam etti:

"ABD'nin büyükelçiliğini Kudüs'e taşımasını, Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma girişimini asla kabul etmiyoruz. ABD, bu girişimiyle Birleşmiş Milletleri (BM), BM kararlarını ve uluslararası hukuku açıkça hiçe sayarak, bölgedeki ihtilafın çözümünde bir arabulucu değil, taraf olduğunu ilan etmiştir. Kudüs'ün gerek BM kararlarıyla gerekse uluslararası anlaşmalarla garanti altına alınmış statüsünü değiştirecek her türlü adımdan kaçınılması şarttır. Ancak Amerikan yönetiminin fütursuz politikaları, İsrail'i işgal, gasp ve şiddet yönünde daha da cesaretlendirmiştir."

Bilindiği üzere ABD başkanı Trump'ın Amerikan elçiliğini Telaviv'den Kudüs'e aktarma kararı ardından 14 Mayıs tarihinde Amerikan elçiliğinin Kudüs'ün Arnuna mahallesine taşınmasını engellemek amacıyla Filistin halkı özellikle de abluka altındaki Gazzeliler, İsrail ve Amerika karşıtı geniş gösteriler düzenlediler. Ancak Amerika'nın tutum ve destekleyici siyasetlerinden cesaret alan siyonist İsrail rejimi sadece 14 Mayıs günü çıkan olaylarda Filistinlilerin üzerine ateş açması sonucu 60'ın üzerinde savunmasız Filistinliye şehid etmiş ve üç bini aşkın Filistinliyi de yaralamıştır. Yaralılardan bazılarının durumlarının ağır olduğu ve ölü sayısının artabileceği söylenmekte.

Bu olaylar öncesinde de hemen hemen her günü Filistinliler siyonist rejim askerlerince keyfi hedef alınarak şehid edilmekteydiler ve uzmanlar bu öldürme olaylarının bundan sonra da mevcut şartlarda devam edeceğini belirtiyorlar.

İşgal rejimi İsrail'in Filistinliler aleyhindeki şiddet ve öldürme olayını artırması Amerika'nın kendi elçiliğini Telaviv'den Kudüs'e taşıma kararı alması ardından geliyor. Bu da bölgede krizin daha da derinleşeceğini gösteriyor.

Amerikan elçiliği 14 Mayıs'ta  Kudüs'te resmi bir törenle sözde açıldı ancak bu törene devet edilen ülkelerin, özellikle daha önce her zaman işgal rejimi İsrail'in yanında yer alan Avrupa devletlerinin bile katılmaması ve bu törenleri resmen boykot etmeleri hem Amerika ve hem de siyonist İsrail rejimi için bir soğuk duştu. Müslümanların ilk kıblesi Mescidi Aksayı içinde barındıran Kudüs şehri bilindiği üzere Filistin'in kopmaz bir parçası olun. Filistin devletinin başkentidir. Bu şehir müslümanların kutsal saydıkları ve büyük önem verdikleri üç mukaddes şehirden biridir ve bu kutsal şehir 1967 yılından beri ne yazık ki siyonist İsrail rejiminin işgali altında bulunuyor.

Türkiyeli gazeteci ve yazar Mehmet Barlas, "İsrail Barış Döneminde Kendi hayatını Sürdürmeye Kadir Değil" başlığı altında verdiği bir yazısında Trump'ın Kudüs kararını irdeleyerek şöyle yazıyor:

-"Kudüs'in İsrail'in başkenti ilan edilmesi başta müslüman ülkeler olmak üzere muhtelif ülkelerin sert muhalefetini beraberinde getirmiştir. Bu durum bölgenin güvenliğini alt üst etmiş bulunuyor."

Barlas bir başka yazısında da şu ifadelere yer vermekte:

- "Uluslararası ilişkilere anlam katan "Barış" gibi "Çözüm" gibi "Uzlaşma" gibi "Diyalog" gibi kavramların hiçbir anlam taşımadıkları bir dönemi, Ortadoğu coğrafyasının fırtınaları arasında yaşıyoruz. Filistin'de yaşanan trajediyi veya Suriyeli insanların bitmeyen dramlarını görmezden gelmemiz mümkün değil ki... Irak'ın işgali sonunda milyonu aşkın insanın öldürülmesi veya bu ülkede DEAŞ'ı üretmeleri, bizi de etkilemedi mi?.

Elbette bu arada Ankara yönetimi geçtiğimiz Perşembe gecesi, Amerika'nın kendi elçiliğini Kudüs'e taşımasını protesto amacıyla  Amerika ve İsrail elçilerini meşveret için geri çekti. Bu kararın ardından Türkiye dışişleri bakanlığı ayrıca  siyonist İsrail rejiminin Ankara elçisi ile İstanbul başkonsolosunu Türkiye'Den kapı dışarı etti.

Genel olarak demek gerekir ki Ankara yetkililerinin Türkiye'deki Amerikan ve İsrail elçisine karşı tutumu diplomatik ve alışılmış bir tutumdur. Elbette işgal rejimi bu gibi tutum ve benzeri gelişmelerle asla kendi siyasetlerinden vazgeçmeyecek. Uzmanlar, İslam ülkelerinin İsrail ile ilişkilerini tamamen kesmeleri ve bu gibi durumlara top yekun muhalefette bulunmaları, Amerika ve siyonist rejimin geri adım atmasını sağlayacak en güçlü yol olduğunu belirtiyorlar.

Etiketler

Mayıs 17, 2018 08:35 Europe/Istanbul
Görüşler