Mayıs 16, 2019 08:38 Europe/Istanbul
  • Öztürk
    Öztürk

Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, "İran konusu çok kritiktir. İran konusu ne Suriye ne de Irak'a benzer. Buraya dönük bir askeri müdahale olduğu zaman bölgedeki her şey altüst olur." dedi.

Yılmaz, Meclis'te düzenlediği basın toplantısında, Geçtiğimiz günlerde ABD'nin İran'a dönük 120 bin asker ile bir müdahalesinin konuşulduğunu, bunun bir iddia olarak ortaya atıldığını fakat daha sonra yarım bir şekilde yalanlandığını belirterek, İran'a dönük bir askeri müdahalenin uzunca bir süredir konuşulduğunu ve bunun bazen İsrail bazen de ABD tarafından gündeme getirildiğini bildiklerini söyledi.
 
Müdahalenin taşlarının yavaş yavaş döşendiğini ve ABD'nin İran Nükleer Antlaşması'ndan tek taraflı olarak çekilmesiyle sürecin başladığını ifade eden Yılmaz, ikinci aşamada ABD'nin İran'a yönelik yaptırım uygulamasının gündeme geldiğini, üçüncü aşamada ise ABD'nin İran Devrim Muhafızlarını terör örgütü ilan ettiğini, İran'ın ise ABD ordusunu terör listesine aldığını kaydetti. 
 
‘’Bölgeye dönük bir müdahalenin sinsi bir şekilde taşları döşeniyor’’ diyen Yılmaz, ‘’ Nükleer anlaşmadan önce ABD çekildi. Şimdi İran'ın da tepkisel olarak bu anlaşmadan çekilmesi, uranyum zenginleştirmesine dönmesi ve balistik füze programını başlatması... Esasen beklenti o. Peki böyle bir şey olursa ne olur? Orta Doğu'daki İran hassasiyeti olan ülkeler, bu süreci tetiklemek isteyeceklerdir. ‘’ dedi.
 
Irak ve Suriye'nin ardından senaryonun İran’a yönelik olduğunu ifade eden Yılmaz, bu süreçte Türkiye'nin, her ne şartla olursa olsun askeri müdahaleye karşı olması gerektiğini belirtti.
 
Yılmaz, "Çünkü, askeri müdahale bölgede en fazla Türkiye'ye zarar verdi, güvenliğini altüst etti ve bölgedeki cehennemin kapılarını ardına kadar araladı. Önümüzdeki yıl İran'a olabilecek bir askeri müdahale en fazla zararı Türkiye verecek ve sıra dördüncü ülke olarak Türkiye'ye gelecek. Bundan kimsenin tereddütü olmasın. Güvenlik konuları, bölgesel konular fantastik düşüncelere kurban edilemez." dedi. 

 

Görüşler