• Hz. Fatıma’nın –s– veladet yıldönümü

Allah Resulü –s– büyük bir şevkle vahyi bekliyordu.

Kısa bir süre sonra vahiy meleği Hz. Cebrail’in kanatları yerin doğusunu batısını kapladı: Ey Muhammed, yüce Allah sana selam gönderdi ve kırk gece gündüz Hatice’den uzak durmanı emretti. İslam Peygamberi –s– ilahi emri yerine getirmek üzere kırk gün boyunca eşi Hatice’den uzak durdu. Hazret o günlerde gündüzleri oruç tuttu ve geceleri de ibadet ederek geçirdi. Allah Resulü –s– Ammar’ı eşi Hatice’nin evine yolladı ve onun kendisinden uzak durmasının sebebi, kırgınlık veya rahatsız olmaktan değil, ilahi emir olduğunu anlatmasını buyurdu.

 

 

Böylece kırk gün geçti ve bir kez daha Hz. Cebrail’in kanatları yeri sardı. Bu kez Hz. Cebrail Allah Resulü’ne –s– bir elma verdi: Ey Muhammed, Rabbin sana selam gönderdi ve bu hediyeyi cennetten sana verdi. Allah Resulü –s– elmayı yedi ve Hatice’nin evine gitti. Hatice yataktan kalktığında Fatıma’nın nurunu kendinde hissediyordu.

 

 

Günlerden bir gün Allah Resulü –s– eve geldi. O sırada Hatice’yi biriyle konuşurken gördü ve sordu: Hatice, kimle konuşuyorsun? Hatice şöyle dedi: karnımda bir ceninim var, benle konuşuyor ve bana arkadaşlık ediyor. O sırada Hz. Cebrail nazil oldu: Ey Muhammed, Hatice’ye de ki onun cenini kızdır ve peygamberin soyu ondandır.

 

 

Bi'set’in beşinci yılının Cemadiüssani ayının yirminci günüydü, büyük bir sancı Hatice’yi sardı. Bu gelişmenin ardından Hatice Kureyş ve Haşimoğulları kadınlarına ona yardımcı olmak üzere haber yolladı, ancak o kadınlar yardım etmeyi kabul etmediler ve şöyle dediler: Sen bizim isteğimizin aksine Ebu Talib’in yetimini hiç bir malı serveti olmadığı halde eş edindin.

 

Hatice sancıdan kıvranıyordu ki birden dört uzun boylu kumral kadın huzuruna çıktı. Hatice çok korktu. Ancak kadınlar şöyle dedi: Üzülme Hatice, biz Allah’ın elçileriyiz. Bunun üzerine İbrahim’in eşi Sare, Firavun’un eşi Asye, İmran kızı Meryem ve Musa’nın kız karşdeşi Külsüm, Hatice’nin çevresinde oturdu ve ona yardımcı oldu.

Hatice’nin pak bebeği dünyaya geldi. O sırada evi bir nur sardı. Cennet hurileri ellerinde kevser çeşmesinden getirdikleri su ile Hatice’nin evine geldi. Yeni doğan bebeği kevser suyu ile yıkadılar ve sütten daha beyaz ve hoş kokulu beyaz bir kumaşa sardılar.

 

 

Yeni doğan bebeğe bir ad koymak istediler. O sırada Hak meleği yüce Allah’ın emri üzerine nazil oldu ve yeni doğan bebeğe Fatıma adını koydu.

Bu bebek, İslam’da adı Fatıma olan ilk bebekti ve cahiliyenin kadına bakışını düzelten ilk kız oldu.

İslam Peygamberi’nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma’nın –s– veladet günü İran İslam Cumhuriyeti’nde kadınlar günü olarak adlandırılmıştır. Bu günün hepinize kutlu olmasını niyaz ediyoruz.

 

 

İnsanın varlığına değer kazandıran ve hareketlerini ve tavırlarını şekillendiren şey, düşüncesidir ve düşünceyi düzelten ve yön veren ise, ilim ve bilimdir. Yine insan düşüncesini  etkili yapan şey, imandır. İslam Peygamberi’nin –s– sevgili kızı Hz. Fatıma –s– ise tüm bu değerli sıfatlara sahiptir. Hz. Fatıma –s– tüm insani ve ahlaki değerlere bağlıdır ve fedakarlık, paklık ve keramet abidesi sayılır. Hz. Fatıma –s– Allah tealaya ibadet hayranıydı ve öylesine ilahi cazibeye kapılırdı ki, şöyle buyururdu: Hz. Hak tealaya hizmet etmekten aldığım zevk, beni her türlü istekten alıkoyar. Benim sürekli yüce Allah’ın güzel cemalini seyretmekten başka hiç bir hacetim yoktur.

 

 

Hz. Fatıma’nın –s– en ünlü ve en mübarek lakaplarından biri, nur ve parlaklık anlamına gelen Zehra’dır. İmam Cafer Sadık’tan –s– neden Hz. Fatıma’ya –s– bu lakap verildiği sorulur. Hazret şöyle buyurur: Zira ne zaman Fatıma –s– ibadet mihrabına durup ibadetle meşgul olursa, nuru gök ehli için parlardı, yıldızlar yer ehline parladığı gibi.

 

 

Hz. Fatıma’nın –s– ilmi ve bilimi, İslam Peygamberi’nin –s– ilmi ve bilimi ile doğrudan ve güçlü bir biçimde bağlantılıydı. Hz. Fatıma –s– hadis anlatırdı. Hz. Fatıma –s– Ümmi Seleme ve Kureyş kadınları ile görüşmelerinde alimane sözler sarfederdi ve bir keresinde zaruret icabı Medine camiine gelerek halifenin ve kalabalığın huzurunda tarihi bir hutbe okuyarak, İslam Peygamberi’nden –s– sonra toplumun sapmaları konusunda uyarılarda bulundu. Fazze o hazretin hademesi ve talebesiydi ve yaklaşık yirmi yıl boyunca Kur'an'ı Kerim ayetlerinden başka bir söz etmedi.

 

 

Hz. Fatıma –s– hem kelamda iyi bir muallimdi, hem davranışta keramet ve iffet abidesiydi. Hz. Fatıma –s– kadın için en iyi ziynet, erkeklerle arasındaki hürmeti korumaktı.

Hz. Fatıma –s– Allah Resulü’nün en sevdiği evladı ve onun bir parçasıydı. Baba kız ilişkileri ise sevgi, saygı ve edep çerçevesindeydi. Ne zaman Allah Resulü –s– kızı Fatıma’nın yanına gidecek olursa, babasının önünde ayağa kalkar, saygı gösterir ve o hazreti kendi yerine oturtur, babası da kızına karşı aynı şekilde davranırdı.

İmam Humeyni’nin –ks– tabiri ile: İslam tarihi Resulullah’ın bu şerefli mevlut, yani Hz. Fatıma’ya –s– sınırsız saygısına şahittir ve böylece kadının toplumda özel bir yeri bulunduğunu ve erkekten üstün olmasa bile ondan daha az önemli olmadığını göstermektedir.

 

 

Kur'an'ı Kerim’de de Hz. Fatıma’nın –s– imajı, melekuti ve takdire şayandır. Kevser suresi Hz. Fatıma’nın –s– Kur'an'ı Kerim’de azameti ve şanının en somut mısdakıdır ve o hazretin veladeti ile birlikte Allah teala peygamberini ona Kevseri, yani bol hayrı sunduğunu ve soyu kesilmeyeceğini müjdelemiştir.

 

 

İslam alimleri mübahale ayeti, meveddet ayeti ve tathir ayeti gibi diğer bazı ayetlerin de Hz. Fatıma’nın –s– şanına nazil olduğunu belirtmiştir.

Celaleddin Siyuti tefsir kitabında çeşitli belgelere dayanarak yaklaşık yirmi rivayette Ahzab suresinin 33. Ayetinde “Allah siz ehli beyt fertlerinden kötülükleri ve çirkinlikleri gidermek ve sizi en iyi şekilde pak yapmak istiyor.” İbaresi hakkında şöyle denildiğini yazıyor: bu ayette ehli beytten maksat sadece Allah Resulü, Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyin’dir.

 

 

Tathir ayeti adı ile ün yapan bu ayet, İslam Peygamberi’nin –s– eşi Ümmi Seleme’nin evinde nazil oldu. İmam Ahmet bin Hanbel, Ümmi Seleme’den şöyle naklediyor: Resulullah  –s– kızı Fatıma’ya –s– buyurdu: kocanı ve iki evladını benim yanıma getir. Hepsi hazretin huzuruna çıktığında Allah Resulü –s– üzerlerine bir aba attı ve ardından mübarek elini onların başına koydu ve şöyle buyurdu: Ey yüce Rabbim bunlar Al-i Muhammed’dir. Selam ve bereketlerini Muhammed’e ve Al-i Muhammed’e gönder ki sen yüce ve seçkinsin. Ümmi Seleme şöyle diyor: ben abanın bir köşesini kaldırdıp ve onların arasına katılmak istedim, ancak Resulullah –s– izin vermedi ve saygı ile şöyle buyurdu: elbette ki sen de hayır ve bereketten yararlanacaksın.

İbni Hecer Heysemi de çoğu müfessirlerin tathir ayeti Hz. Ali (as), Hz. Fatıma (sa), Hz. Hasan (as) ve  Hz. Hüseyin (as) şanına nazil olduğu konusunda hemfikir olduklarını vurguluyor.

 

 

Sade yaşam, takva ve kanaat, Hz. Fatıma’nın –s– mübarek yaşamının temel özellikleriydi. O hazret hem baba evi ve hem koca evinde bu yöntemle yaşadı. Hz Fatıma’nın –s– narin ruhu ve sadeliği onu bu dünyaya ve şatafatına gönül vermekten uzak tutuyordu.

Hz. Fatıma –s– ömrü boyunca sade, safalı ve maneviyat dolu bir yaşam sürdürdü ve şöyle buyuruyordu: sizin dünyanızdan benim için üç şey çok sevilendir: Allah’ın kitabının tilaveti, Resulullah’ın –s– yüzüne bakmak ve Allah yolunda infakta bulunmak.

İslam Peygamberi’nin –s– eşlerinden Ayşe şöyle diyor: Allah Resulü’ne –s– kelam ve siyerde  Fatıma’dan daha yakın olan hiç kimseyi tanımadım. Resulullah’ın –s– kızına yönelik sevgi ve aşkı o kadar fazlaydı ki ne zaman onu görürse şöyle buyururdu: ben Fatıma’dan cennet kokusu alıyorum.

 

Hz. Fatıma –s– yüce bir kadının en bariz örneğidir ve kişiliğinin hiç bir boyutundan taviz vermemiş ve bir kadının da kemale ermek üzere büyük kapasitesi bulunduğunu ispat etmiştir. Hz. Fatıma’ya –s– göre kadın mükemmel bir insan olmalı ve hiç bir sosyal, siyasi veya insani boyutu unutulmamalıdır. Nitekim o hazret insaniyet ve takvanın doruk noktasından tüm alem kadınlarına bakıyor ve onları bu tarz bir yaşam sürdürmeye davet ediyor.

Selam olsun iki alemin hanımı, cennet kadınlarının efendisi, Resulullah’ın –s– göz nuru Hz. Fatıma’ya.

 

 

 

 

 

 

Mar 10, 2018 07:36 Europe/Istanbul
Görüşler