• Lübnan’da 5 yıl gecikme ile 19. Parlamento seçimleri

Lübnan’da parlamento seçimleri 9 yılın ardından ve şimdiki parlamentonun süresi üç kez uzatıldıktan sonra 6 Mayıs günü düzenleniyor. Bu çerçevede sizler için hazırladığımız programımızda Lübnan’da bu seçimleri ve siyasi partilerin ve koalisyonların son durumunu gözden geçirdik.

Lübnan’ın başkent Beyrut’un Necmiye meydanında yer alan parlamentosunun 128 sandalyesi bulunuyor. Bu ülkede son parlamento seçimleri 2009 yılında düzenlendi ve şimdiki parlamentonun yasal süresi de Mayıs 2013’te sona erdi, fakat bu süre üç kez uzatıldı. Bu uzatmaların ilki Haziran 2013’te 17 aylığına, ikincisi Kasım 2014’te 31 aylığına ve üçüncüsü da Haziran 2017’de 11 aylığına gerçekleşti.

Şimdi Mayıs 2018’de düzenlenen seçimler Lübnan’da 19. Parlamento seçimleri sayılıyor.

 

 

Lübnan’da parlamento seçimleri bir çok açıdan büyük önem arzediyor. Birinci ve en önemli nedeni, Lübnan’ın siyasi düzeni ile ilgilidir. Lübnan’da siyasi düzen parlamenter sistem olduğundan parlamento bu ülkede önemli ro ifa ediyor. Bu ülkede üç erkin başkanları yani Cumhurbaşkanı, Başbakan ve parlamento Başkanı milletvekilleri tarafından seçiliyor.

 

 

Lübnan’da Cumhurbaşkanı, Maruni Hristiyanlar, parlamento Başkanı Şia Müslümanlar ve Başbakan da sünni Müslümanların arasından seçiliyor. Buna karşın bu ülkede kabinenin yapısı büyük önem arzediyor. Örneğin en son Lübnan’da yeni cumhurbaşkanının seçiminin Mayıs 2014’ten Ekim 2016’ya kadar 30 aya uzamasının sebebi parlamento oturumlarında üçte iki milletvekili sayısı barajına ulaşılamamasıydı.

 

Lübnan’da başbakanın seçilmesi hatta Cumhurbaşkanı ve parlamento başkanının seçilmesinden daha önemlidir. Zira Başbakan yürütmenin başıdır ve kabineyi kurması gerekir.

Öte yandan Mayıs 2018 seçimleri Saad Hariri ve El Mustakbel ittifakı için büyük önem arzediyor. Zira Hariri bir kez daha Lübnan Başbakanı seçilebilmesi için Lübnan ehli sünnetine bağlı listelerden daha fazla sayıda milletvekili çıkarması gerekir.

 

Lübnan’da kabinenin yapısının belirlenmesi de büyük önem arzediyor, zira kabine üyelerinin parlamentodan güvenoyu almaları gerekiyor. Lübnan’ın şimdiki parlamentosunda hiç bir liste çoğunluğu sağlayamadığı için Lübnan’ın önceki Başbakanı Tamam Selam Nisan 2013’den Şubat 2014’e kadar kabineyi kurmayı başaramadı ve 10 ay süren çıkmazın ardından ancak Şubat 2014’de kabineyi kurabildi.

 

Lübnan’da Mayıs 2018’de düzenlenen parlamento seçimleri özel önem arzediyor. Bu özel önem ise bu ülkede seçim yasasının değişmiş olmasından kaynaklanıyor. Bundan önce Lübnan’da parlamento seçimleri 1960 yılında çıkarılan seçim kanununa göre düzenleniyor ve çoğunluk modeline dayanıyordu. Şöyle ki her seçim bölgesinde çoğunluğu sağlayan listenin tümü meclise girebiliyor ve diğer partiler parlamentoya giremiyordu.

 

 

Lübnan’ın şimdiki parlamentosu ise 16 Haziran 2017’de bu ülkenin yeni seçim yasasını onayladı. Yeni seçim yasası ise nisbiyet temeline dayanıyor ve böylece çoğunluk temeline dayanan ve sürekli siyasi tartışmalara yol açan eski yasanın yarattığı sorunlara son vermiş bulunuyor. Nisbiyet temeline göre her siyasi grup veya parti her seçim bölgesinde oy oranına göre milletvekili çıkarabiliyor. Buna göre şimdi Lübnan parlamentosunun yapısının değişmesi bekleniyor, zira daha küçük siyasi partilerin de meclise girebileceği anlaşılıyor.

 

 

Katar Tribune gazetesi 8 Mart 2018 tarihli sayısında ise Lübnan’da yeni seçim yasasında seçim bölgeleri 15’e düşürüldüğünü, bu karar başta El Mustakbel hareketi olmak üzere siyasi akımların milletvekili sayısını etkileyebileceğini yazdı.

 

 

Lübnan’ın yeni seçim yasası bu ülkeyi beş bölgeye ve 15 seçim bölgesine bölüyor. Bunlar 23 milletvekili sayısı ve üç seçim bölgesi ile Lübnan’ın Doğu bölgesi , 33 milletvekili sayısı ve üç seçim bölgesi ile Güney bölgesi, 19 milletvekili sayısı ve iki seçim bölgesi ile Beyrut’un Güney bölgesi, 28 milletvekili sayısı ve üç seçim bölgesi ile Kuzey Lübnan bölgesi ve 25 milletvekili sayısı ve dört seçim bölgesi ile Lübnan’ın Cebel bölgesinden oluşuyor.

 

 

Bu bölgelerde ve seçim bölgelerinde ehli sünnet, şia ve Hristiyan partiler ellerinde bulundurdukları sandalye sayısına göre rekabet ediyor. Örneğin Lübnan’ın kuzeyinde üç seçim bölgesi var ve Lübnan parlamentosunda 128 milletvekilinden 28 milletvekili bu bölgede seçiliyor. Birinci seçim bölgesi 7 milletvekili ile Akara bölgesidir ki üç milletvekili ehli sünnete, bir milletvekili alevilere, bir milletvekili Marunilere ve bir milletvekili de Doğu Ortodoks Hristiyanlarına aittir.

 

Bu bölgede ikinci seçim bölgesi Trablus kentidir. Trablus, Lübnan’ın ikinci büyük ve nüfusu yoğun kentidir ve nüfusunun %83 kadarını ehli sünnet Müslümanlar oluşturmaktadır. Burada esas rekabet El Mustakbil listesi, eski başbakanlardan Necip Mikati listesi, El Mustakbel hareketinden ayrılan Eşref Rifi listesi ve bir kaç liste daha arasında ve 11 sandalye içindir. Bu seçim bölgesinde 8 sandalye ehli sünnete, bir sandalye Alevilere, bir sandalye Marunilere ve bir sandalye de Doğu Ortodoks Hristiyanlarına aittir.

 

 

Lübnan’ın kuzeyinde üçüncü seçim bölgesi El Betrun, Beşeri, Zagarta ve El Kure kentlerinden oluşan seçim bölgesidir. Burada seçmenlerin %89 kadarını Hristiyanlar oluşturuyor. Bu seçim bölgesinin 10 sandalyesi bulunuyor ve esas rekabet Hristiyan partilerin arasındadır. Bu bölgede Müslümanların hiç  bir sandalye sayısı söz konusu değildir ve 7 sandalye Marunilere ve 3 sandalye de Doğu Ortodoks Hristiyanlarına aittir.

 

 

Lübnan parlamentosunda 128 sandalye Müslümanlarla Hristiyanların arasında eşit olarak dağılıyor. Müslümanların 64 sandalyesinden 27’si sünni ve 27’si de şia Müslümanlara aittir ve geriye kalan sandalyelerden 8’i Dürzilere ve 2’si de Alevilere veriliyor.

Hristiyanlara ait 64 sandalyeden de 34 kadarı Marunilere, 14’ü ortodoks Hristiyanlara, 8’i katolik Hristiyanlara, 6’sı Ermenilere, biri İncili ve biri de diğer Hristiyan azınlıklara aittir.

 

Lübnan’da ehli sünnet, şia ve hristiyan siyasi partilerin en önemlileri ise şöyledir:

Saad Hariri’nin El Mustakbil partisi ve Necip Mikati başkanlığındaki Tiyarul Azm Lübnan’ın en önemli ehli sünnet partileridir. Ancak bu seçimlerde bu iki partiden başka, yine bu iki parti ile rekabet eden listeler de vardır ki bu listelere Eşref Rifi listesi ve Faysal Kerami listesini örnek vermek mümkün. Görünen o ki yeni parlamentoda El Mustakbil hareketi milletvekili sayısının düşmesine şahit olacaktır, zira geçmiş seçimlerden farklı olarak Saad Hariri liderliğindeki 14 Mart hareketi güçlü bir ittifak kuramadı ve kırılgan bir görüntü ile bu seçimlere giriyor.

 

Lübnan’da Hizbullah hareketi ve Emel hareketi bu ülkenin iki önemli şia partisidir ve Lübnan’ın güneyi ve doğusunda faaliyetleri daha yoğun sayılır. Bu iki parti ise ittifak halindedir ve bu yüzden şia Müslümanlara tahsis edilen 27 sandalyeden 26’sını kazanmaları bekleniyor.

 

Lübnan’da hali hazırda da parlamentoda bulunan ve Mayıs 2018 seçimlerinde de sıkı rekabet etmeleri beklenen en önemli siyasi partilerin başında Mişel Aun liderliğindeki özgür milli hareket geliyor. Bu hareketin 20 milletvekili bulunuyor ve Hizbullah hareketinin müttefikidir.

Arabistan rejiminin desteklediği Samir Caca liderliğindeki Lübnanlı güçler partisi şimdiki mecliste 8 milletvekili bulunuyor. şimdiki parlamentoda 5 milletvekili bulunan Sami Cemill başkanlığındaki kataib partisi de bu partilerden biridir. Süleyman Fereciye liderliğindeki Merde partisi ise şimdiki parlamentoda 4 sandalyesi bulunuyor. bu arada yeni seçim yasası ile birlikte özgür milli hareket partisinin milletvekili sayısının azalması bekleniyor.

 

Suud rejimi, BAE ve ABD Lübnan’da Mayıs 2018 seçimleri üzerine en çok yatırım yapan taraflardır. Bu ülkeler Lübnan’da iktidarın şimdiki yapısını bozmak istiyor. Ortadoğu meseleleri uzman Hasan Şükripur ise Suud rejimi desteklediği Lübnanlı güçler partisinin milletvekili sayısını arttırmaya çalıştığını ve böylece Samir Caca’nın Mişel Aun’un yerine parlamento Başkanı olmasını sağlamak istediğini belirtiyor.

 

Suud rejimi ayrıca Şia Müslümanların arasından da Hizbullah ve Emel dışında bazı milletvekillerinin yeni parlamentoya girmesi ve böylece Lübnan’da direniş ekseninin nüfuzunu kırmaya çalıştığı gözleniyor. Ancak tüm bu çabalara karşın görünen o ki direniş ekseni, Lübnan’da son yedi yılda güvenliği sağlamakta ifa ettiği etkili rolü yüzünden yeni parlamentoda daha da güçlenecek veya en azından şimdiki konumunu koruyacaktır.

 

 

Mayıs 06, 2018 07:41 Europe/Istanbul
Görüşler