• Arabistan
    Arabistan

Suudi muhalif gazateci Cemal Kaşıkçı’ının cinayetinin yankıları hala devam ederken bir başka gazeteci Alı Suud’un işkenceleri sonucunda katledildi.

Suudi muhalif gazeteci ve Alı Suud siyasetlerinin eleştiricilerinden olan Türki bin Abdülaziz el-Casir, Suudi Arabistan hapishanelerinde gördüğü işkence sonucunda hayatını kaybetti.

Suudi Arabistan’daki insan hakları durumu ve siyasi mahpuslarla ilgili haberleri yayımlayan Mutakali el-Ray sitesinde, Suudi Arabistan yetkililerinin Türki bin Abdülaziz el-Casir’in Suudi Arabistan’daki  insan hakları ihlalleri ile ilgili raporlar sunulan Twitter hesabının sahibi olduğunu açıklamasını  yer almıştı.

Bu cinayet bir kaç boyuttan incelenebilir.

İlk olarak, Suudi Arabistan hükümeti cinayetlerinin bitmek tükenmek bilmediği gerçeğidir. Bu cinayetler 2015 yılındaki Selman bin Abdülaziz’in kral olması ve Muhammed bin Selman’ın güçlenmesi ile daha da şiddetlenmiştir. Bu cinayetlerin başlangıc noktası ise Ortadoğunun en fakir Arap ülkesi olan Yemen’e saldırıların başlatılması idi. Bu saldırının başlamasında 44 ay geçmesine, 50 bine yakın insanın ölmesi ve yaralanması ve Yemen’de son yılların en büyük insani dramlarının yaşanmasına rağmen bu cinayet hala Suudiler tarafından devam ettirilmektedir.  Gerçi Mina Çölü’ndeki hacıların ölümüne sebep olmak ve Şeyh Nemer Bakır el-Nemer’in idam edilmesi gibi cinayetler de Melek Selman krallığı ve oğlu döneminde yaşanmıştır.  Bütün bu cinayetlerin doruğu ise Amerika’da yaşayan Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesi olayı oldu. Bu cinayeti gören uluslararası  camia ise artık Suudi cinayetlerine karşı yavaş yavaş tepki koymaya başladı. Cemal Kaşıkçı’nın feci ölümü ise 2 Ekim tarihinde İstanbul’daki Suudi Arabistan konsolosluğunda gerçekleşti. Bu olay üzrinde gelen uluslararası baskılar o kadar ağır ki Trump hükümetinin tezi olan “ Başına buyruk unsurlar” bile Suudileri bu cinayetten aklamaya gücü yetmeyecek gibi görünüyor. Cemal Kaçıkçı cinayeti Türkiye topraklarında gerçekleşmiş olmasına karşın Suudiler bu kez Suudi Arabistan topraklarında Türki bin Abdülaziz el-Casir cinayetini işlediler.

Kaşıkçı ve el-Casir cinayetinin aynı türden olması ise Suudilerin hiç bir şekilde bir eleştiriyi veya muhalefeti kabul etmediğini ve bunu en ağır bir şekilde cezalandıracaklarını gösteriyor. Birini 15 güvenlik gücü ile boğup parçalarlar, öbürünü ise işkence altında en kötü şekilde öldürürler. Başka muhalifler ve eleştirenlerin ise nasıl öldürüleceklerini bekleyip izlemek lazım.

Bir taraftan ise Kaşıkçı ve El-Casir’in öldürülmesi, Alı Suud muhalifleri ve eleştirenleri için bir mesaj niteliği taşımaktadır. Bu mesaja göre Suudi Arabistan’daki gücün mahiyetini ve özellikle de Muhammed bin Selman’ı eleştiren herkes canından olabilir.

Middle East Eye internet sitesi geçen Ekim ayında bir Suudi yetkilinin ağzından şöyle bir açıklama yayımladı: “Muhammed bin Selman, Suudi Arabistan içinde ve dışındaki Suudi muhaliflerin terörü ile görevli “idam mangası” oluşturmuştur. Suudi Arabistan’ın en deneyimli istihbarat ve askeri ajanı  bu idam mangasının üyesidir. “

Amerika’dan gelen emirler üzerine sembolik reformlar ve değişimler ile kendini Suudi Arabistan’ın başka hakimlerinden farklı göstermeye çalışan Suudi Veliahdı, şimdi vahşi ve az görülmüş cinayetleri ile dikkatleri kendi üzerine çekmiştir öyle ki onun Batılı ve özellikle de Amerika gibi destekleyici ülkeleri bile onun Suudi Arabistan krallık tahtına oturmasına artık şüpheli yaklaşmak zorunda bırakmıştır. Buna müteakiben spekülasyonlara göre yeni bir Veliahdın tanıtılması artık muhtemel görünmektedir.

 

Nov 09, 2018 07:14 Europe/Istanbul
Görüşler