• Dünya Engelliler Günü

BM genel kurulu 1992 yılında her yılın 3 Aralık gününü Dünya Engelliler Günü olarak adlandırdı.

Bu günün amacı kamuoyunu çeşitli maluliyetlerin hakkında bilgilendirmek ve engelli insanların siyasi, sosyal, iktisadi ve kültürel alanlarda karşılaştıkları sorunları hatırlatmaktır.

Her yıl dünya engelliler günü yaklaşınca bu kesime karşı özel ilgi gösteriliyor ve bu insanların sorunlarının çeşitli açılardan irdelenme fırsatı doğuyor.

2018 dünya engelliler günü için seçilen “engelli insanları güçlendirmek ve katılım ve eşit olduklarından emin olmak” sloganı aslında engelli insanları geniş kapsamlı, adil ve sürdürülebilir kalkınma alanında güçlendirmeye amaçlıyor.

 

BM’nin 1982 bildirgesi engelliler gününü, his ve hareket bakımından karşı karşıya bulundukları kısıtlamalara karşın insani cevhere sahip oldukları için sosyal refah ve imkanlardan başka insanlar gibi yararlanmaları gerektiğini öngören haklı ihtiyaçlarının sonucu olduğunu belirtiyor. Eğitim, sağlık, konut, istihdam ve eğlence gibi hizmetlerden yararlanmak, hepsi engellileri hakları ile ilgili yasalarda ve yönetmeliklerde yer alan eksen konular sayılır.

 

Engelli insanlar yetenek ve kabiliyet ve çalışma ve çaba harcama bakımlarından başka insanlardan farksızdır ve başkaları gibi sahip oldukları yetenekler ve kabiliyetler ve iradeleri ile büyük başarılara imza atabilirler. Engelli insanlar başka hislerini daha aktif bir şekilde kullanarak herhangi bir hissin yokluğunu veya aşırı zayıflığını telafi edebilir. Nitekim bu telafi durumu engelli insanların kişilik zeminlerinde de göze çarpar. Örneğin bedensel engelli insan zihnini takviye edebilir. Dolasıyla engelli insanla sağlam insan arasındaki tek farklılık, cismî kusurlar ve doğal olarak bu durumun yarattığı sorunlar ve mahrumiyetlerdir. Ancak deneyimler bu insanların sabır ve güçlü iradeleri ile bu tür sorunların ve mahrumiyetlerin üstesinden gelebildiklerini gösteriyor, zira güçlü irade, her insanın başarı sırrıdır.

 

İrade ve çaba, engelli insanların yaşamında başka türlü algılanan ve yorumlanan konulardır. Bu insanlar karşılarında bulunan bakışlar ve sorunlara karşı adeta yaşadıkları çevrenin birer kahramanlarıdır. Bu arada dünyada bir çok engelli insanın çeşitli sosyal ve bilimsel alanlarda eşsiz başarılara ulaştıkları belirtilmelidir.

Prof. Stephen William Hawking İngiltere’nin astronomi ve fizik dehasıdır. Prof. Hawking bilimsel itibarını ve ününü uzayda kara deliklerin ortaya çıkışı hakkında yaptığı komplike ve çok dakik matematik modelerine borçludur. Prof. Hawking yirminci yüzyılın sonlarına doğru en ünlü bilim adamıydı.

 

Prof. Hawking Ocak 1963 yılında ALS adında tedavi edilemeyen bir hastalığa yakalandı. Bu hastalık profi Hawking’in beynini, sinir sistemini ve omurga iliğini etkileyerek zamanda hareket etmesini sağlayan sinir sistemini yok etti. Prof. Hawking böylece her türlü hareket kabiliyetini yetirdi. Hawking’den aslında deri kemikten başka bir şey geriye kalmamıştı, fakat Hawking bu duruma teslim olmadığı ve harikulade beyni ile dünyanın bilinmeyenleri çözmeye devam etti.

 

Nick Vujicic 4 Aralık 1982’de Avustralya’da dünyaya geldi. Vujicic doğduğu sırada el ve bacak nimetlerinden mahrumdu. Gerçi Vujicic çocukluk çağında bu yüzden depresyona sürüklendi, fakat zamanla ve annesinin yardımıyla vücudunda bacağının yerine bulunan küçük bir organı nasıl kullanacağını ve kabiliyetlerini geliştirebiliceğini öğrendi.

Nick Vujicic lisede bir hayır kurumuna bağış toplayan bir grubun liderliğini üstlendi ve ardından bu alanda faaliyetlerine devem etti.

 

Nick Vujicic 21 yaşına geldiğinde Griffit üniversitesinden muhasebe ve mali planlama bölümünden mezun oldu. Nick Vujicic “sınırsız yaşam” adlı bir STK’nın başkanlığını yürütüyor ve insanlara yaşamları için saik veren konuşmalar yapıyor. Nick Vujicic’in diğer maharetleri ise yüzme, surf yapma ve golf spordur.

Nick Vujicic “sınırsız yaşam” adlı kitabında da şöyle diyor: Ben elsiz bacaksız dünyaya geldim, ama hiç bir zaman kendi şartlarımın esiri olmadım. Ben tüm dünyayı geziyorum ve milyonlarca kişiye İmam, umut, aşk ve şecaatleri ile yaşamın zorluklarına galip gelmeleri ve arzularına kavuuşmaları için ilham kaynağı oluyorum.

 

 

10

Yaşamında hiç bir zaman engelli olma durumuna teslim olmayan en bariz başarılı örneklerden biri de bayan Dr. Bahare Hünerperver’dir.

Dr. Bahare Hünerperver kuantum kimyası üzerine doktora yaptı ve tezini de biyo sistemlerin kuantum muhasebesi ve kolonlaması ve ilaçların tasarımı üzerine yazdı ve bilimsel hayatı boyunca bir çok ödül kazandı ve çok sayıda makalesini da uluslararası muteber dergilerde yayımladı ve 12 yıl önce de İran’ın seçkin bilim insanı seçildi.

Hali hazırda Dr. Hünerperver güney Afrika ülkesinde AIDS hastalığı için ilaç tasarlayan uluslararası bir uzman olarak faaliyet yürütüyor.

 

Dr. Hünerperver faaliyetleri hakkında şöyle diyor:

Benim uzmanlık alanım düşünce gerektiren bir alandır ve sadece güçlü ve sabırlı bir psikoloji ve sağlam bir kalp ve beyin gerektiriyor. Aslında ben bilinçli bir şekilde uzmanlık alanımı seçtim, çünkü zihni ve fikri gücümden azami derecede yararlanmak ve cismi maluliyetim ilerlememe mani olmamasını istedim. Hatırlıyorum bu branşı seçtiğim günlerde kendi kendime tekerlekli sandalyem, yaşam çarkıma mani olmamalı diyordum. Kendi kendime ya bir yol bulur ya da bir yol yaparım, diyordum, dolaysıyla aynı cisma şartlara rağmen yüce Allah’ın lütfu ile bana verdiği mevcut nimetlerinden en iyi şekilde yararlanmayı başardım.

 

Yüce Allah Kur'an'ı Kerim’in Bakar suresinin 155.ayetinde insanların sabrını sınadığı ilahi sınavlara işaret ederek şöyle buyurmakta:

Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri!

Kur'an'ı Kerim tabiri ile cismi ve zihni hiç bir maluliyet insanların gelişmesine ve yücelmesine mani olamaz. İnsanlar güçleri yettiği yere kadar yeteneklerini filizlendirmeleri gerekir. bu yüzden de hiç kimseye maluliyeti yüzünden ayrımcılık yapmamak gerekir.

 

Gerçekte her engelli insan başkaları gibi normal bir yaşamdan yararlanma hakkına sahiptir. Engelli insan başkaları gibi eğitim alabilir, çalışabilir, aile kurabilir. Bu doğrultuda hükümetler engelli insanlara hizmet etmek için uygun koşulları oluşturmaları gerekir.

Kur'an'ı Kerim ve Nehcül Belağa İslamî kültürün iki temel referansı olarak bir çok yerde engelli insanlarla ilgilenilmesine vergu yapmış ve bu iki temel referanstan başka dinin önde gelen büyüklerin siyerinde ve amellerinde de engellilere ilgi gösterilmesi büyük önem arzetmiştir.

 

 

Aslında bir çok çevrenin engelli insanları ayak bağı ve ilerleme ve kalkınma yolunda birer engel görmelerinin aksine İslam dini engelli insanlara özel saygı ve mevki kaildir. İslam dini engelli insanları da şerefli insanlar bilir ve özel haklara sahip olduklarını vurgular. Öte yandan engelli insanlarla ilgilenmek ve onları korumak genel bir görevdir. İslam öğretilerine göre cismi ve zihni engelli insanlar saygın insanlardır ve Allah teala onların bu durumuna karşı onlara özel mükafat verir. Nitekim bu insanlara iyilik edenler de mükafatlandırılır.

 

Allah Resulü -s- bu bağlamda şöyle buyurur: Kim bir görme engelliye camiye veya evine gitmek üzere veya ihtiyacını karşılamak için yardımcı olursa Allah teala onun attığı her adım için bir köleyi azat etme mükafatını yazar ve melekler yardım ettiği engelli insandan ayrılıncaya dek ona selam eder.

Allah Resulü -s- özellikle engelli insanlara çok bakılmamasını zira onları rahatsız ettiğini buyururdu.

 

Evet, 3 Kasım günü dünya engelliler günüdür. Bu yüzden ve bu özel günde engelli insanların durumunu ve karşılaştıkları sorunları gözden geçirmek ve neden engelli olduklarını araştırmak ve varsa yolu başkalarının engelli konuma düşmelerini mani olmak yerinde olur. Kuşkusuz bu kadar kısa düşünmek bile maluliyetlerin azalmasına katkısı olacağı kesindir.

 

 

 

Dec 02, 2018 14:58 Europe/Istanbul
Görüşler