Mar 09, 2019 18:51 Europe/Istanbul
  • Birleşmiş Milletler
    Birleşmiş Milletler

İran ile 5+1 arasında 14 temmuz 2015'te imzalanan nükleer anlaşma, 16 ocak 2016 tarihinde yürürlüğe girdi. Ancak nükleer anlaşmayı ilk günlerden itibaren ihlal eden ABD, sonunda nükleer anlaşmadan çekilerek, İran'ın anlaşmanın ekonomik menfaatlerinden yararlanmasına engel olmaya başladı.

ABD'de Donald Trump, iktidara geldikten sonra, nükleer anlaşma aleyhindeki girişimler tırmandı. Trump defalarca, ülkesini nükleer anlaşmadan çekeceği tehdidine bulunduktan sonra sonunda 8 mayıs 2018'de tek taraflı ve yasadışı olarak bu uluslararası anlaşmadan çekildikten sonra İran'a karşı nükleer yaptırımlarını geri getirdi.

Siyaset uzmanlarından Richard Sokolsy bu bağlamda yaptığı değerlendirmede, ABD Başkanı'nın nükleer anlaşmadan çekilmeyi ve bölgede İran'la mücadeleyi içeren yeni yaklaşımında somut ve belli bir stratejiye sahip olmadığını belirtti.

ABD nükleer anlaşmadan çekilse de, anlaşmanın diğer tarafları bu uluslararası anlaşmanın korunmasına vurgu yapıyorlar.

Washington'un nükleer anlaşma aleyhindeki yaklaşımı Rusya, Çin, Avrupa Troykası'ndan oluşan 4+1 grubu üyelerince kabul edilmiyor.

En büyük ve önemli uluslararası örgüt olan ve küresel barış ve güvenliği korumakla görevli olan BM de defalarca nükleer anlaşmayı desteklediğini belirterek, bu anlaşmanın korunması gerektiğini vurgulamıştı.

Bu bağlamda BM genel kurul başkanı Maria Fernanda Espinosa, Kapsamlı Ortak Eylem Planı olarak bilinen nükleer anlaşmayı, kapsamlı bir anlaşma olarak nitelerken, 'imzacı bütün herkes bu uluslararası anlaşmaya bağlı kalmalıdır' dedi.

María Fernanda Espinosa, Avrupa Birliği'nin nükleer anlaşma konusundaki tutumunun  olumlu olduğunu belirterek, 'Avrupalılar bu anlaşmanın korunmasını istiyor' dedi.

BM'nin nükleer anlaşma ile ilgili yeni tutumu, İran'ın bu anlaşma ile ilgili yaklaşımını onayladığı anlamına geliyor. Dünya ülkeleri ve örgütlerinin yaptıkları açıklamalar ve yaklaşımları, uluslararası camianın ABD Başkanı Donald Trump'ın nükleer anlaşma ile ilgili mantıksız ve radikal yaklaşımına karşı olduğunu gösteriyor.

Trump 26 eylül 2018'de BM Güvenlik Konseyi'nde konseyin tüm üyelerinden Amerika ile işbirliği yapmalarını ve İran'ın asla kendi iddiasına göre nükleer silah elde etmemesini temin etmelerini istedi.

Ancak Trump'ın beklediği olmadı ve Güvenlik Konseyi'nin daimi ve gayri daimi üyeleri, ABD'nin nükleer anlaşma aleyhindeki yaklaşımına karşı çıkarak, uluslararası barış ve güvenliğe hizmet eden nükleer anlaşmanın korunmasına vurgu yaptılar.

Aslında, Tahran'ın Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı UAEA'nın yayınladığı 14 raporuna göre nükleer yükümlülüklerini yerine getirdiğinden Washington'ın Avrupalı ortaklarınca her türlü bahane arayışının yolu kapatılmıştır.

Bu nedenle Avrupa Troykası ve AB, nükleer anlaşmanın korunmasının Avrupa güvenliği çerçevesinde olduğunu belirterek, engelleme yasası ve İran ile özel mali mekanizma gibi çözümler ve uygulamalarla, İran'ın nükleer anlaşmada kalma zeminini sağlamaya çalışmış bulunuyorlar.

Sonuç itibariyle, Washington'un hatta Avrupalı ortakları bile, Trump'ın nükleer anlaşma karşıtı yaklaşımını kabul etmiyorlar.

 

 

Etiketler

Görüşler