Sep 11, 2019 16:18 Europe/Istanbul
  • Bolton'un görevden alınması ve sonuçları

ABD Başkanı Donald Trump ile Ulusal Danışmanı John Bolton arasında anlaşmazlıkların medyaya yansımasının ardından sonunda Trump, Bolton'u görevden aldı.

Trump, Twitter'den yaptığı açıklamada ''Bolton'un birçok önerisine şiddetle karşı çıktım, bu konuda yönetimdeki çoğu kişiyle hemfikirdik. Bu yüzden dün gece Beyaz Saray'da ona daha fazla ihtiyaç duyulmadığını bildirip, istifasını istedim ve o da bu sabah istifasını sundu. Hizmetleri için müteşekkirim. Yeni Ulusal Güvenlik Danışmanı'nı haftaya duyuracağım'' ifadelerini kullandı.
Trump'ın "istifayı" duyurmasının ardından John Bolton, sosyal medyadan yaptığı açıklamada ''Dün gece Başkan Trump'a istifa etmeyi teklif ettim, 'yarın konuşalım' dedi'' ifadelerini kullandı. John Bolton, kendinden önce istifaları istenen Michael Flynn ve H. R. McMaster'dan sonra Trump'ın üçüncü Ulusal Güvenlik Danışmanı'ydı. Bolton, 9 Nisan 2018'den beri görev başındaydı. Trump'ın Bolton ile Venezüella, İran, Kuzey Kore konularında anlaşamadığı biliniyordu. En sıkı İran karşıtlarından sayılan Bolton, ayrıca terör örgütü Halkın Münafıkları'nı destekliyordu.
Trump'ın bu kararıyla ABD'nin son yıllardaki en savaşçı ve tartışmalı isimlerinden biri daha Beyaz Saray'dan ihraç edildi.
Trump, Beyaz Saray'da göreve başlamasının ardından, ABD'nin dış politikasını hiç görülmemiş şekilde, uluslararası örgütler ve kurumlar ve de birçok dünya ülkesine karşı seferber etti.
ABD Başkanı'nın İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmeye teşviki, Bolton'un Ulusal Danışmanlık görevindeyken aldığı en tartışmalı kararlardan biriydi.
Bu girişimle ABD, sadece siyasi olarak izole olmakla kalmadı, İran ABD'nin azami baskısı karşısında azami direniş siyasetiyle, Trump yönetiminin agresif yaklaşımını etkisizleştirmeyi başardı.
Ancak Bolton'un izlediği politikalar sadece İran ve nükleer anlaşma konusunda Trump için sorunlar oluşturmadı, BM dahil uluslararası örgütler aleyhinde de radikal yaklaşımlara yol açtı.
Bolton, Ulusal Danışmanlık görevi sırasında ABD yönetimini BM dahil uluslararası örgütler aleyhinde daha sert politika takip etmeye yönlendirdi, öyle ki, Bolton'un etkisi altında Trump'ın Uluslararası Ceza Mahkemesi aleyhindeki tutumu, uluslararası hukuk ve insan hakları düzenine karşı bir nevi savaş ilanı olarak nitelendirilmiş oldu.
Bolton ayrıca Washington-Caracas ilişkilerinin krize dönüşmesi ve Juan Guaido'nun Venezüella'nın geçici Devlet Başkanı olarak kendini tanıtmasında rol ifa etti ve Kuzey Kore, Çin ve Rusya konusundaki danışmanlıkları fiyasko verdi.
İşte tüm bu hususlar ve başarısızlıklar neticesinde Trump, dış ve güvenlik politikalarını felaketten kurtarmak için Bolton'u görevden alma kararı aldı.
Trump yönetimi için bir skandala dönüşen Taliban liderlerinin Camp David'e davet edilmesi olayının da Bolton'a sıkılan son kurşun niteliğinde olduğu ifade ediliyor.
CNN'ın Beyaz Saray muhabiri Kaitlan Collins twitter hesabı üzerinden iki güvenli kaynağa dayanarak yaptığı paylaşımda, Trump ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Bolton arasında önceki gece Camp David'de Taliban liderlerine evsahipliği yapma konusunda ciddi tartışma yaşandığını yazdı.
Her hal karda, Trump önümüzdeki günlerde, 4. Ulusal Güvenlik Danışmanı'nı açıklayacak. Bolton'un koltuğuna oturacak isimin kim olması bir yana, Trump yönetiminin dış ve güvenlik politikalarında olası değişikler daha fazla önem arz ediyor.
 Bu konu, 2020 başkanlık seçimlerine yaklaşılırken önümüzdeki aylarda ABD'nın dış politikasında etkili olabilir, hem de küresel sonuçları olabilir. Ancak bunun için Trump, ABD Başkanı olarak Bolton'un yıkıcı ve savaşçı düşüncelerinin gölgesinden kendini kurtarması gerekiyor./

Görüşler