• Amerika’nın bölgede davranışı; Savaş çığırtanlığı, nüfuzu geliştirme

Geçenlerde Amerikalı dört eski diplomat bu ülkenin senato meclisinin silahlı kuvvetler komisyonunda Amerika’nın Ortadoğu bölgesine yönelik uygulamaları hakkında bazı açıklamalarda bulunarak Amerika’nın diplomasi alanında bazı sırlarını ifşa ettiler.

Amerikalı eski dört diplomat konuşmalarında Ortadoğu bölgesinde petrolün önemine vurgu yaparken Amerikan stratejisinin zafiyetleri hakkında da sert eleştirileri gündeme getirdiler. Amerikalı diplomatlar ayrıca bu ülkenin Ortadoğu bölgesindeki ortakları hakkında çok sert ifadeleri kullandılar ve böylece bu bölgede şiddetin devam etmesi hakkında pek fazla kaygıları olmadığını ortaya koydular.

Amerikalı eski diplomatlar bölge genelinde daha sıkı düzen sağlanmasını istediler.

 

 

Bu diplomatlardan biri James Jeffery idi. Jeffery ABD eski Başkanı Obama’yı 2011 yılında Amerikalı askerleri Irak topraklarından geri çektiği için eleştirdi. Jeffery’ye göre Obama yönetimi Irak’ta Amerika’nın askeri üslerinden oluşan gizli bir ağın korunması konusunda Bağdat yönetimi ile gizli bir anlaşmayı sürdürmesi gerekiyordu.

Amerika’nın eski başkanlarından oğul Bush yönetiminde üst düzey yetkililerden biri olan Jeffery bu konuda şöyle dedi: Hatta bugün Amerikalı askerler çatışmalarda ölse bile Washington yetkilileri geri adım atmamalı ve faaliyetlerini kısıtlamamalıdır. Amerikalı yetkililer her zaman yeni Bengazi’lerin ve yeni Nijer’lerin olabileceğini kabul etmeleri gerekir.

Amerikalı eski diplomat Jeffery bu sözleri ile Libya ve Nijer’de Amerikalı askerlerin öldürüldüğü olaylara işaret ediyordu.

 

 

Amerikalı eski dört diplomat konuşmalarında ayrıca beyaz sarayın bölgedeki ortaklarına sert eleştiri yönelttiler. Diplomatların eleştirileri Amerika’nın müttefiklerinin pasif yönetimi, demokrasilerinin yetersizliği ve ortak stratejik hedeflerin hakkında koordinasyon sağlayamamalarına yönelikti.

 

 

Bu eleştirilerin en sert olanı yine Jeffery tarafından gündeme getirildi. Jeffery Kuzey Irak yerel yönetiminin üst düzey yetkililerini bu bölgeyi Ortadoğu bölgesinin bir başka sorunu haline getirmekle suçladı. Jeffery ayrıca Amerikalı yetkililerin Ankara yönetiminin Washington’un Suriye’de IŞİD’e karşı savaşan Suriyeli Kürtlere verdiği desteğe yönelik eleştirileri ve uygunsuz davranışlarına tahammül etmek zorunda kalmalarını eleştirdi.

 

 

Amerikalı dört diplomatın diğer üçü Ryan Kroker, Eric Edelman ve Stuvart Jones’dan ibaretti. Kroker bundan önce Amerika’nın altı ülkede büyükelçiliğini yapmıştı. Edelman ve Jones da Amerika’nın Ortadoğu bölgesinde diplomatlarıydı ve yine Amerika’nın çeşitli hükümetlerinde üst düzey yetkilileri olarak görev yaptı. Her dört diplomat son onyıllarda Amerika’nın bölgeye yönelik politikalarının belirlenmesi ve uygulanmasında önemli rol ifa etmiş diplomatlardı.

 

 

Edelman’ın belirttiğine göre bu dört diplomat, yeryüzünde yürüyen devlerdi. Söz konusu dört diplomat Donald Trump yönetiminden Ortadoğu bölgesinde daha aktif ve daha kesin rol ifa etmelerini istedi. Bu dört diplomat tekfirci IŞİD terör örgütü son iki buçuk yılda önemli oranda zayıfladığını ve böylece Amerika’nın önünde önemli bir sorun ortadan kalktığını iddia etti.

 

 

Buna karşın dört eski diplomat bölgede hala İran ve Rusya’dan kaynaklanan sorunlar bulunduğunu ve ayrıca Amerika ile müttefikleri arasında sorunların da artmakta olduğunu belirtti. Dört diplomat Amerika yönetiminin Ortadoğu bölgesinde uygun konumunu korumasının güvence altına alınmasını ve gerektiği takdirde her türlü inisiyatifi ele geçirmesini ve Amerika elebaşılığında bölgesel düzeni korumasını istedi.

Bu konuda Jeffery şöyle dedi: Amerika’nın planları ve hedefleri ve özellikle İran karşısında başarıları Amerika’nın müttefiklerini seferber etmeye yardımcı olacaktır, fakat Amerika bu sisteme çeki düzen vermeli ve sürekli ortaklarını gözetlemelidir.

 

 

Bu oturumda ifşa edilen en çarpıcı konulardan biri neden Amerikalı yetkililerin bu denli Ortadoğu bölgesi üzerinde odaklandıklarıyla ilgilidir. Amerikalı yetkililer genellikle terör ve güvenlik gibi meseleleri abartıyorlar, oysa Amerikalı eski diplomatlar Amerika’nın en önemli kaygısı Ortadoğu bölgesinin petrolü, konumu ve ayrıca küresel ekonomide yeri olduğunu itiraf etti.

 

 

Edelman bu konuda en açık sözleri beyan etti ve önceden yazdığı bir bildiri ile coğrafi – stratejik hesapların Amerika’nın izlediği politikalarda ikinci dünya savaşı sona erdikten sonra şimdiye kadar temel unsurlar olduğunu vurguladı. Edelman şöyle dedi: Amerikalı politikacılar bölgenin enerji kaynaklarına ulaşmayı Avrupa’daki müttefikleri ve sonuçta kendisi için hayati bir konu olarak görüyor. Bundan başka, Avrupa ve Asya kıtalarını birleştiren Ortadoğu bölgesinin stratejik konumu bu bölgenin siyasi coğrafya bakımından sürekli özel ve hassas bir öneme sahip olmasına neden oluyor.

 

 

Edelman açıklamasının devamında Amerika’nın bu bölgede uygulamaları sürekli stratejik coğrafya unsurlarına dayalı olduğunu kaydetti. Edelman 1980 Carter doktrinine işaret etti. Bu doktrine göre Fars körfezi Amerika’nın çıkarları için çok hayati bir bölge olarak belirleniyor, öyle ki Amerika muhaliflerini bu bölgeden atmak için askeri müdahalede de bulunabilir. Edelman ayrıca Irak’a karşı gerçekleştirilen birinci Fars körfezi savaşına işaret etti. Bu savaşta Amerikan ordusu Irak ordusunu Kuveyt’ten atmak için askeri müdahalede bulundu.

 

 

Bu konuda açıklama yapan Edelman şöyle dedi: Ortadoğu bölgesinin geçmişte bizim milli güvenliğimiz için önemli olmasına yol açan stratejik coğrafya unsurları bugün yine aynı ölçüde geçerlidir. Dünyanın neresinde olursa olsun, ham petrol akışında gerçek aksama ve hatta potansiyel aksama bizim ekonomimize ağır darbe vuracaktır.

Gerçekte edelman bu sözleri ile açıkça Amerikalı yetkililerin hala Ortadoğu bölgesini petrolü yüzünden önemsediklerini ortaya koydu. Edelman bu konuda yaptığı açıklamada, dünya petrolünün keşfedilen kaynaklarının yarısı Ortadoğu bölgesinde yer aldığını ve yine dünya ham petrol üretimi ve ihracatının üçte biri de yine bu bölgede gerçekleştiğini  ve yine dünyanın dört büyük petrol transit güzergahı da bu bölgede yer aldığını vurguladı.

 

 

Edelman oturumda bu sözleri dile getirirken hiç kimse ona karşı çıkmadı. Yani ne arkadaşları ve ne de senato komisyonu üyeleri Edelman’ın Ortadoğu bölgesinin öneminin sebebi ile ilgili görüşünü sorgulamadı.

Edelman'ın sözleri gayet normal karşılandı ve asla tartışılmadı. Bunun yerine Amerika’nın eski ve şimdiki yetkilileri tartışmalarını Amerika’nın Ortadoğu bölgesine ulaşma yolundaki sorunların üzerinde odakladı. Onların temel kaygısı hali hazırda İran ve Rusya’nın bölgede işbirliği yapmalarıydı ve böylece Amerika elebaşılığındaki bölgesel düzeni sorgulayacak ve belki de yeni bir düzeni kuracaktı.

 

 

Edelman bu konuda uyarıda bulunarak şöyle dedi: gerçekte hem Rusya ve hem İran Amerika’nın bölgede nüfuzunu mümkün mertebe yok etmek istiyor ve her iki ülke bu hedefe ulaşmak için öteki ülkenin yardımına dayanıyor.

Amerika senatosu silahlı kuvvetler komisyonunun oturumu sırasında Jeffery de benzer bir konuya işaret ederek şöyle konuştu. Rusya ve İran ve bir ölçüde Suriye, Ortadoğu bölgesinde dengelerin değişmesini istiyor.

Jeffery Amerika ve müttefikleri ise Ortadoğu bölgesinde şimdiki düzeni korumaları gerektiğini vurguladı.

 

 

Böylece Amerikalı eski diplomatlar Amerika’nın Ortadoğu bölgesine yönelik uygulamalarının perde arkası ile ilgili önemli konuları gündeme getirdiler. Söz konusu diplomatların belirttiklerine göre Amerika’nın Ortadoğu bölgesinde temel politikası Washington elebaşılığında kurulan düzeni korumak ve böylece Amerika’ya dünyanın başka bölgelerinin Ortadoğu bölgesinin petrolüne ulaşması için nüfuzunu kullanabilme imkanı sağlamaktır.

 

 

Amerika senatosu silahlı kuvvetler komisyonunun oturumu sırasında bu dört eski diplomat ayrıca şimdiye kadar görülmemiş sertlikte ve anormal bir şekilde Amerika’nın stratejilerini eleştirdiler. Eski diplomatlar Amerika’nın şimdiki yetkilileri ve bölgedeki ortakları daha fazla sorun yaratacak adımlar attıklarını belirttiler. Özel olarak da Jeffery, Obama yönetimini eleştirdi ve Irak’a karşı gerçekleştirilen ikinci Fars körfezi savaşında Amerika’nın hezimetinden Obama’yı sorumlu tuttu. Jeffery, Obama yönetimi 2011 yılında Amerikalı askerleri Irak’tan geri çektiğinde Amerika’nın Irak büyükelçisi olarak görev yapıyordu.

 

 

Jeffery’ye göre Obama yönetimi Irak’ta Amerika’nın askeri üslerinden oluşan gizli bir ağın korunması konusunda Bağdat yönetimi ile gizli bir anlaşmayı sürdürmesi gerekiyordu.

Jeffery bu bağlamda ileri sürdüğü iddiasında Obama yönetimi yetkilileri Irak’ın dönem Başbakanı Nuri Maliki ile gizli bir plan üzerinde mutabakata vardıklarını, bu mutabakatın konusu Amerikalı askerlerin Irak’ta kalmasından ibaret olduğunu ve Maliki de bu konudan haberdar olduğunu ve kabul ettiğini belirtti. Jeffery Amerika’nın Irak’taki özel kuvvetlerine de işaret ederek Irak’ta siyah ve beyaz özel kuvvet ve İHA ve her türlü araç gereçleri bulunduğunu da kaydetti.

 

Gerçi Jeffery bu konuda daha fazla detaya değinmek istemedi, fakat Obama yönetiminin üst düzey yetkilileri bu gizli planı denemiş olsaydı faydalı olacağını düşündüğünü vurguladı. Jeffery bu savaşta 100 kişi öldüğü konusunda hiç bir kaygıyı dile getirmedi.

Jeffery ayrıca Amerika’nın askeri satış programına da değinerek şöyle dedi: bu program çok yüklü bir programdı ve 14 milyar dolardan oluşuyordu. Bizim Irak’ın her yerinde üslerimiz vardı. Bu üslerin dış görünüşü farklıydı, ama ABD ordusu tarafından yönetiliyordu.

 

 

Amerika senatosu silahlı kuvvetler komisyonunun oturumuna katılan öteki diplomatlar da Obama yönetiminin 2011 yılında Amerikalı askerleri Irak’tan çekmemesi gerektiği konusunda hemfikirdi. Buna karşın söz konusu diplomatlar Ortadoğu bölgesinde şiddetin devam etmesinin önemli bir bölümünden Amerika’nın ortakları sorumlu olduğu konusunda ikna oldu. Jeffery konuşmasında özel olarak Türkiye’yi eleştirdi ve Ankara yönetiminin uygulamalarını zehirli niteledi.

 

 

Feb 07, 2018 07:33 Europe/Istanbul
Görüşler