İranlılar aslında Firdevsi’nin evlatlarıdır ve onun eteğinde yetişmiştir, zira Firdevsi’nin Şehname’si İran kültür ve sanatının milenyumlarını içeren bir eserdir.

Nitekim eğer Firdevsi olmasaydı ve Şahname’yi yazmasaydı, belki bugün İran milleti tatlı Fars dili ile konuşmazdı.

Rivayet edildiğine göre bir gün Mısırlı ünlü Arap yazar Muhammed Hasaneyn Heykel’den sormuşlar: ne oldu da siz Mısırlılar onca parlak kültürel mazi ile Arap dilini konuşmak zorunda kaldınız? Heykel şöyle karşılık vermiş: Biz Arapça konuşuyoruz, zira bizim Firdevsi’miz yoktu.

Peki ama neden Arap dilinin İran’a nüfuz etmesi ve bu diyarda Arapça yazmak yaygın hale gelmesi ve bir çok İranlı yazar eserlerini Arapça yazmasına karşın Arapça İran milletinin resmi dili olmadı?

Tarihin şehadet getirdiğine göre, İran milleti Fars dilini büyükleri ve düşünürlerinin çabaları ile korudu ve yaygınlaştırdı.

İran’da Saffari hanedanının başı Yakup’un ünlü bir cümlesi vardır ki şöyle diyor: Neden ben anlamadığım bir sözü söylemeliymişim?

Yakup bunu sarayındaki yazarlara ve şairlere hitaben söyledi ve Rudeki ve Dakiki ve Unsuri bu sürecin temelini attı ve Firdevsi de ebedi eseri Şehname ile doruk noktasına taşıdı.

Firdevsi bu çalışması hakkında yazdığı şiirde şöyle diyor:

Dünyayı bu sözümle cennet gibi yaptım

Bundan önce hiç kimse söz tohumu ekmemişti

Abad binalar yıkılabilir

Yağmurdan ve güneşten etkilenerek

Ama ben nazımdan büyük bir köşkün temelini attım

Öyle ki rüzgardan ve yağmurdan etkilenmez

Ben bundan böyle asla ölmem

Zira sözün tohumunu serpmişim

İran’ın geniş toprakları tarih boyunca acı tatlı bir çok hadiseyi yaşamış ve engebeli günleri geride bırakmıştır. İranlı büyük şair Firdevsi İranlı olmayan ecnebilerin sultacılığı ve zalimane sultalarına karşı koymak üzere İran’ın tarihi medeniyetinin büyüklerini ve mitolojilerini yeniden diriltti ve ülkelerini savunma hissini bir çok insanda yeniden ihya etmeyi başardı.

Gerçekte Şehname adlı eserinin en büyük etkisi her şeyden önce İran milletinde vatanseverlik ve silahşörlük duygusunu ihya etmekti, öyle ki hiç bir İranlı Şehname’yi okuduktan sonra vatanseverlik duygusu ve silahşörlüğü etkilenmedi diyemez.

Firdevsi aslında İran’ın milli kahramanlarından biri sayılır. Bu büyük şair Fars diline yeni bir ruh kazandırdı. Dr. Ebulfazl Hatibi’nin tabiri ile: Firdevsi geçmişteki deneyimleri ve büyük çalışması ile Fars dilini pekiştirdi ve Şehname adlı eserini yazarak Fars dilini ecnebi sözcüklerin saldırısından korudu ve Fars dilinin yapısını ve normlarını anormalliklere karşı savundu. Bugün Fars dili yüceliğini Firdevsi’nin Şehname adlı eserine borçludur ve bu yüzden Firdevsi’nin adı Fars dilinin kalıcılığı ile düğümlenmiştir.

Şehname araştırmacısı ve Firdevsi’nin eserini tashih eden en muteber nüshasının sahibi Dr. Halıki ise bir İranlı olarak şöyle diyor: Biz milliyetimizin bir bölümünü Fars diline borçluyuz ve Fars dilini de büyük ölçüde Firdevsi’nin şehnamesine borçlu sayılırız.

Firdevsi’nin Şehname adlı eseri hakikaten Fars dilinin sözcük ve edebi tabirler bakımından en zengin hazinesidir ve kuşkusuz Fars dilindi güzel ve doğru beyan eden en büyük ve ilk kitap sayılır. Bu eser içinde barındırdığı sayısı sözcükle birlikte gelecek kuşaklarına emanet edilmiştir. Fars dili ayrıca çeşitli İranlı kavimleri birleştiren güçlü bir bağdır. Firdevsi’nin bu eseri Fars dilinin temellerini tarih boyunca unutulamayacak şekilde pekiştirmiştir. Bu yüzden Firdevsi’nin şahname adlı eseri İranlı kavimlerin vahdet ve birliktelik temellerinden biri sayılır.

Aslında Firdevsi’nin bu çalışmasının hakiki önemi aydınlanması ve eseri İran tarihinde seçkin konumuna kavuşması için yıllar geçmeliydi. Firdevsi’nin hamaset eksenli şaheseri, İran milletinin kimliğini ve kültürünü ve tarihini bugüne dek korumuştur. Firdevsi bu eseri yazarak sadece İran’ın geçmiş tarihini kendisi için korumadı aynı zamanda tarih boyunca tüm iranlılar için korudu.

Şahname, İran mitolojilerini içeren bir eserdir. Eğer Firdevsi bu eseri yazmamış olsaydı bugün bu mitolojilerden hiç bir iz kalmamıştı. Bundan başka Şehname, İranlı eski ve tarihi öykülerin kitabıdır, İran milletinin atalarının gelenek ve göreneklerinin aynasıdır. Firdevsi tam otuz yıl çalışarak Şehname adlı eseri sonuca ulaştırdı.

Şehname aslında İran diyarının hamaset, tarih ve kültürünün aynasıdır. İngiliz edebiyatçı Charles Melvil’e göre: Firdevsi’nin en büyük getirisi iranlıların tarihini korumaktı, hem de imparatorluk döneminin tarihi doruk noktasındayken. Ancak önemli olan şu ki Firdevsi bu eseri İranlıların kendi dilleri, yani Farsça tedvin etmiş olmasıdır. Bu çalışması İranlı olmanın büyük kavramının bir parçasıdır. İnsanın kendi kimliğinin bilincinde olması önemlidir. Bu da bence Firdevsi’de herkesten daha çok tecelli etmiş bir durumdur.

Araştırmacılar Firdevsi’nin Şahname adlı eserinin önemlerinden birini, bu büyük şairin büyük eseri ile bir milletin kültüründe ve kaderinde ifa ettiği rolü şeklinde ifade ediyor. Dr. Halıki’ye göre Fars dili ve edebiyatında ve hatta dünya edebiyatında hiç bir eser Firdevsi’nin Şehnamesi kadar bir milletin kaderinde ve kültüründe bu denli etkili rol ifa etmemiştir.

Firdevsi üzerinde araştırma yapan çağdaş araştırmacılardan Muhammed Ali İslamî de dünyada bir milletin kaderini değiştiren tek eser varsa, o eser Şehname olduğunu belirtiyor ve şöyle diyor: Şehname İran’ın kaderini değiştirdi ve eğer Şehname yazılmamış olsaydı, biz şu anda başka bir ülke olurduk. Eğer Şehname olmasaydı, Mısır, Suriye ve Ürdün gibi bazı ülkelerde yaşana hadise İran için de tekrarlanırdı. Bugün eğer İran kültürü, tarihi ve Fars dili varsa, bunu Şehname’ye borçludur.

Aslında Firdevsi sadece bir şair ve mitoloji yazarı değildir, zira onun şiirleri ve mitolojilerinin ardından Fars dili gibi seçkin bir dil yatmakta ve bu sayede bir millet yeniden ihya edilmiş olmaktadır. Firdevsi’nin hayal dünyasında sadece mitolojiler onun sözcüklerinde canlanmıyor, aynı zamanda İranlılar da yeniden şekillenerek yeni bir hayata kavuşuyordu. Bu yüzden Şehname bir nevi İranlıların kimliğinin bir parçasıdır ve her İranlı kendi kimliğini ve kültürünü görebilmek için Şehname aynasına bakmalıdır. İran milleti Firdevsi’nin kelamında yeniden doğdu ve yeniden gelişerek büyüdü.

İran diyarı geçmiş tarihinde şiirlerin diyarı olmuştur ve dünyanın en şaheser kitapları bu diyarda yazılmıştır. Fakat İranlı büyük şairler olan Hafız, Sadi, Hayyam, Nizami , Hakani ve Mevlana ve diğer büyük Fars dili şairleri ve yazarları arasında araştırmacılar Firdevsi’yi ve büyük eseri Şehname’yi İranlı olmak ve İranlı kalmanın en hakiki kriteri olarak bilmektedir. Zira bu büyük insanların yazdıkları şiirler İran ve İranlı olmanın sadece küçük bir bölümünü yansıtıyor, oysa Firdevsi’nin Şehnamesi’nde İran ve İranlı olmak en mükemmel biçimde tecelli ediyor.

Aslında Şehname sadece İranlılar için değil, tüm dünya insanları için de önemlidir, zira bu eser beşerin zatını ve özünü ele alıyor. Şehname beşeriyetin ortak temel noktasına işaret ediyor, ki o da iyiliğin kötülükle mücadelesidir. Şehname’nin altında yatan düşünce ise iyiliğin kötülüğe galip gelmesidir. Yine Şehname’nin en önemli ekseni düşüncedir. Firdevsi’nin Şehnamesi düşünce ve bilgelik hazinesi sayılır ve baştan başa insaniyet, ahlak ve fazilet dersi verir. Hür yaşamak ve zorbalara ve haksızlıklara boyun eğmemek, Şehname’de yer alan tüm pehlivanların insani ve ahlaki sarsılmaz ilkesidir.

15 Mayıs Firdevsi ve Şehname’yi anma günü hepinize kutlu olsun.

Mayıs 25, 2018 19:25 Europe/Istanbul
Görüşler