Dec 29, 2018 18:54 Europe/Istanbul

Nizamın maslahatını belirleme kurumu NMBK Başkanı, büyük inkılapçı, ilmi ve siyasi şahsiyetlerden Ayetullah Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi 24 Aralık 2018 Pazartesi günü sabah saatlerinde bir süre geçirdiği hastalığın ardından 70 yaşındayken hayata gözlerine yumdu.

Tahran radyosu Türkçe yayını olarak bu büyük kayıp dolaysıyla İslam dünyasına başsağlığı dileklerimizi sunarken, merhum Ayetullah Haşimi Şahrudi’nin engebeli yaşamına kısaca göz attığımız programımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

İran İslam Cumhuriyeti nizamı Ayetullah Haşimi Şahrudi’nin vefat etmesi ile birlikte inkılapçı, mücahit, ilmi ve siyasi önemli şahsiyetlerinden birini kaybetmiş oldu. Ayetullah Seyyid Mahmut Şahrudi Nizamın maslahatını belirleme kurumu NMBK Başkanlığı görevinden önce en son İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei tarafından 1994 yılında Anayasayı kollama ve koruma konseyi üyesi olarak atandı ve bir süre Bilgeler Meclisi Başkanvekilliğini yürüttü. Ayetullah Şahrudi ayrıca on yıl Yargı Erki Başkanı olarak da görev yaptı.

Ayetullah Şahrudi en son 21 Ağustos 2011’de İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei tarafından üç erkin ihtilaflarını halleden heyetin başkanlığına atanmıştı.

Ayetullah Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi 1948 yılında Irak’ın kutsal Kerbela kentinde İmam Hüseyin -s- soyuna mensup olan dindar bir ailede dünyaya geldi. Ayetullah Şahrudi’nin ceddi kunduracıydı ve İmam Hüseyin -s- türbesinin civarında yaşamak için İran’dan Irak’ın kutsal Kerbela kentine göç etti ve oğlu Seyyid Ali, Ayetullah Haşimi Şahrudi’nin babası, onun gibi aynı meslekle uğraşmaya başladı. Bir süre sonra Seyyid Ali kunduracılığın yanında dinî ilimler merkezinde okumaya başladı ve Necef dinî ilimler merkezinde o dönemin ilk takrir katibi oldu.

Seyyid Ali o dönemde Şii alimlerin önde gelen büyüklerinden Ayetullah Hoi’nin fıkıh ve usul derslerini “Derasat Fil Usul” ve “Muhazırat Fil Fıkh-ul Caferi” başlıklı iki kitap şeklinde yazdı. Seyyid Ali hatta bir tek gün bile derslerini bırakmadı ve Ayetullah Hoi’nin tüm görüşlerini hayatta olduğu sürece yazmaya devam etti. Ancak Seyyid Ali’nin ömrü pek kısaydı ve henüz kırk yaşındayken fani dünyadan ayrıldı ve böylece Seyyid Mahmut sekiz yaşında babasını kaybetti.

Seyyid Mahmut da babasının yolunu izleyerek İslamî ilimleri öğrenmeye devam etti ve büyük zekası sayesinde henüz yirmi yaşındayken Necef dinî ilimler merkezinde İmam Humeyni -ks- ve Ayetullah Hoi -ks- gibi büyük ulemanın derslerinden feyiz almaya başladı.

Ayetullah Haşimi Şahrudi ayrıca şehit Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr gibi Şia mezhebinin seçkin ve yenilikçi aliminin de seçkin talebelerinden biriydi. Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr genç talebesi Seyyid Mahmut Şahrudi hakkında şöyle demişti: Seyyid Mahmut, İslam ve Müslümanların ona umutla baktıkları müçtehitlerden biridir. Yüce Allah’tan onu şeriat ve İslam için bir hazine olarak korumasını niyaz ediyorum.

Şehit Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’ın genç talebesi Seyyid Mahmut yavaş yavaş Ayetullah Sadr’ın en meşhur talebesi oldu ve aralarında baba oğul ilişkisi düzeyinde bir ilişki kuruldu. Ayetullah Haşimi Şahrudi bu konuda kendisine işaret etmeksizin şöyle diyordu: Ayetullah Sadr’ın talebeleri hakikaten onu kendilerine babadan daha yakın  görüyor ve yaşamlarında daha etkili ve onları daha çok sevdiğini düşünüyordu.

Şehit Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’ı kendi hakimiyetinin ciddi düşmanı ve muhalifi telakki eden ve hem onu ve hem talebelerini takip eden Saddam’ın Baas rejiminin istihbarat ve güvenlik birimleri bu doğrultuda Necef dinî ilimler merkezine baskın düzenleyerek Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’ın bazı talebelerini ve ayrıca Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi’yi tutukladılar.

Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi Saddam rejiminin zindanlarında kaldığı kırk günde türlü işkencelerle işkence edildi, öyle ki bu işkencelerin izleri ellerinin üzerinde kaldı.

Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi Saddam zindanlarından kurtulduktan sonra bir kez daha hocası Ayetullah Sadr’ın derslerine geri döndü ve onun derslerinden feyiz almaya devam etti. Seyyid Mahmut o dönemde şehit Ayetullah Sadr’ı temsilen Cidde’de düzenlenen İslam bankası konferansına katıldı. Seyyid Mahmut’un konferansta gündeme getirdiği iktisadi görüşleri S. Arabistan ve diğer İslam ülkelerinin temsilcileri tarafından büyük ilgi ile karşılandı.

O yıllarda İmam Humeyni’nin -ks- liderliğinde İran milletinin despot Pehlevi kralı Muhammed Rıza’ya karşı mücadeleleri ivme kazanmıştı ve bu yüzden İmam Humeyni -ks- Necef kentini terk etmek ve Fransa’nın başkenti Paris’e gitmek zorunda kalmıştı. O sıralarda şehit Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr Paris’te bulunan İmam Humeyni’ye -ks- bir mektup yazarak İmam Humeyni -ks- ve İran milletinin despot şah rejimine karşı mücadelelerine destek verdiğini belirtti.

İran İslam İnkılabı zafere kavuştuktan sonra Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi, şehit Ayetullah Sadr’ın taraftarları ve talebeleri ile birlikte Necef’te Ayetullah Hoi camii karşısında İmam Humeyni’nin -ks- hareketine destek vermek amacıyla bir yürüyüş düzenliyor. Ancak Baas rejiminin güvenlik güçleri bu yürüyüşü kimin düzenlediğini farkediyor ve Ayetullah Sadr’ı Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi’yi tutuklamakla tehdit ediyor.

Bu gelişmenin ve Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi’nin tehdit edilmesinin ardından Seyyid Mahmut Kuveyt’e gidiyor ve ardından Mart 1979’da İran’a geliyor. Bu arada Seyyid Mahmut Haşimi Şahrudi Irak’ın Baas rejiminin Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’a yönelik kininden haberdardı ve Ayetullah Sadr’ı rahat bırakmayacaklarını biliyordu, fakat hocasını Irak’tan çıkarma çabaları sonuç vermedi.

Gerçi Ayetullah Haşimi Şahrudi hocası Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’ı Irak’tan çıkarıp İran’a getiremedi, fakat hocasından habersiz kalmak da istemiyordu ve Ayetullah Sadr ile irtibat kurabilmek için her türlü imkandan yararlanıyordu. Nitekim hoca ve talebesi arasında sürekli sabit bir telefon hattı bağlantısı vardı ve Haşimi Şahrudi ailesi Irak  savaşına kadar Ayetullah Haşimi Şahrudi ile Ayetullah Sadr’ın birbirine yazdıkları mektupları ulaştırma görevini yürütüyordu.

Ayetullah Haşimi Şahrudi sadece Ayetullah Sadr’ın İran’daki temsilcisi değil, aynı zamanda İmam Humeyni -ks- ile Necef kentindeki Ayetullahların ve en başta Ayetullah Sadr’ın arasında irtibat köprüsüydü. Ayetullah Haşimi Şahrudi bu konuda şöyle diyordu: Ayetullah Sadr’ın yazılı olarak içtihat icazeti verdiği tek kişi bendim, fakat bunu hiç bir yerde gündeme getirmedim.

Ayetullah Haşimi Şahrudi İran’a geldiğinde otuz yaşındaydı ve İmam Humeyni -ks- gibi büyük hocalardan ders alarak kısa sürede içtihat derecesine nail oldu. Ayetullah Haşimi Şahrudi İran’a geldiğinde haric dersi hocası oldu. İmam Humeyni -ks- Ayetullah Şahrudi’ye şöyle buyurmuştu: Kum dinî ilimler merkezinde tedrisi her şeye tercih edin ve özellikle delillere dayalı hükümet fıkhını ihya etme bağlamında fıkhî meselelerin üzerinde araştırma yapmakla uğraşın.

Ayetullah Haşimi Şahrudi Yargı Erki Başkanı olmadan önce Kum kentinde bir grup talebeyi kendi çevresinde toplamıştı ve bu mahfil daha sonra Tahran’da devam etti.

Ancak Ayetullah Haşimi Şahrudi tedrisin yanında Saddam rejimi ile mücadeleye ve siyasi faaliyetlerine de devam etti. Ayetullah Haşimi Şahrudi İran’a geldikten sonra bazı Iraklı mücahitler ve Irak’tan kovulan İranlılarla birlikte Irak İslam inkılabı yüksek meclisini kurdu. Ayetullah Şahrudi bu meclisin ilk dönemlerinde üç ay başkanlığını yürüttü ve ardından da 30 ay boyunca Saddam karşıtı Şii muhalif hareketin sözcülüğünü üstlendi. Ancak Ayetullah Şahrudi’nin Irak İslam inkılabı yüksek meclisinde varlığı Saddam rejimini tepki göstermeye ve Irak’ta bulunan ailesine karşı koymaya yöneltti, öyle ki Ayetullah Şahrudi’nin Hadi, Mustafa ve Muhsin adındaki üç kardeşi Saddam rejimi tarafından tutuklandı ve bir süre sonra şehit edildi.

Ayetullah Haşimi Şahrudi 1980’li yılların ortalarına kadar Saddam rejiminin muhalifleriyle birlikte Baas rejimine karşı faaliyet yürüterek hocası Ayetullah Seyyid Muhammed Bakır Sadr’ın şehit edilmesine karşı duyarsız olmadığını gösterdi.

Ayetullah Haşimi Şahrudi yavaş yavaş fıkhî ilimlerin üzerinde odaklanmaya başladı ve 1980’li yılların sonlarına doğru İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin kararı üzerine “Ehl-i Beyt mezhebi üzerine İslamî fıkıh ansiklopedisi” adlı ilmi bir müessesenin başına geçti.

Ayetullah Hamanei Ayetullah Şahrudi’ye hitaben yazdığı kararında fıkıh ve ilgili ilimlerde seçkin konumu bulunan Ayetullah Şahrudi’yi bu büyük görev için şayeste bulduğunu ve ansiklopedi müessesesinin başkanlığını kendisine verdiğini belirtti.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Ocak 1995 tarihinde de Ayetullah Haşimi Şahrudi’yi anayasayı kollama ve koruma konseyi  üyesi olarak atadı. Ayetullah Haşimi Şahrudi 23 Temmuz 1999 tarihinde de yargı erki Başkanı olarak atandı ve 2009 yılına kadar on yıl boyunca bu görevi yürüttü.

Ayetullah Şahrudi en son 21 Ağustos 2011’de İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei tarafından üç erkin ihtilaflarını halleden heyetin başkanlığına atanmıştı.

İran’da bir çok siyasi şahsiyet ve hareket Ayetullah Haşimi Şahrudi’yi siyasi tutumlarında itidal ve akılcı tutumu ve İslamî ilimler alanında da seçkin bir alim olarak biliyordu. Ayetullah Haşimi Şahrudi’nin bu özellikleri onu diğer siyasi ve dini rical arasında farklı bir şahsiyet yapmıştı.

Biz de bir kez daha bu büyük alimin vefatı dolaysıyla taziyelerimizi sunuyor ve onu saygı ile anıyoruz.012

Görüşler