Dec 29, 2018 19:09 Europe/Istanbul

İslam dini cihanşümul bir dindir. Bu dinin usul ve furu ilkeleri beyan edilirken, insan varlığının hiç bir boyutu gözardı edilmemiştir. İslam dini kadın haklarına yönelik bakışında ve bu kesime ideal model sunmakta söyleyecek çok şeyi vardır.

Ancak İslam dininin karşısında yer alan bazı ilahi olmayan inançlarda kurucularının zafiyeti yüzünden insan yaşamında asla uygun dengeyi kuramamış ve adaletin gerçek anlamında her şeyi yerli yerine yerleştirememiştir. Bu tür inançlarda kadın hakları alanındaki yasaları genellikle kolu kanadı kırık yasalardır veya ifrat ve tefrite kaçmıştır.

Kadın ve erkek arasındaki teamülde bu tür inançların yetersizliğine örnek verilecek olursa feminizm düşüncesi uygun örneklerden biridir. Günümüzde bir yandan bu düşüncenin etkisi altında olan Batılı toplumlarda kadının konumu ve şanı konusunda onu erkekle karşı karşıya getirerek ifrata kaçarken, öbür yandan geleneksel ve erkeklerin hakim olduğu toplumlarda da erkeğin asaletine verilen değer ve önem yüzünden, kadının varlığını ve kimliğini sergilemeyi engelleyecek kadar tefrit söz konusudur.

Ancak İslam dini kadın ve erkek arasında en mükemmel dengeyi kurmak ve korumakla beraber kadından bir yandan aile içinde değersel konumunu koruyacak şekilde bir imaj sunarken, öbür yandan kadının asaletini ve dini kimliğini koruyarak kadınların kemale ve saadete ermek konusunda da erkeklerle benzer değil de, eşit haklara sahip olduğunu ortaya koyuyor.

İslam tarihinde çeşitli evrelerde sürekli şayeste, fedakar ve muttaki kadınlar ortaya çıkmış ve kültür ve edebiyat alanlarında, çaba ve fedakarlıkların cephesinde bir çok berekete ve etkiye vesile olmuştur. Bu Müslüman kadınlar çaba, emek ve nefsini doğru yetiştirmenin yanında en ufak ahlaki meselelerden gafil olmamış ve aynı zamanda yaşadıkları dönemlerde en seçkin ve en layık erkekleri yetiştirerek topluma sunmuştur. Dolaysıyla bu kadınları anmak ve takdir etmek bizlerin görevidir.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin buyurduğu üzere yaşadığı dönemde yetenek ve direniş ve dini eğitim alan kadınlarımızın yüksek zihni kapasitesinin güzel örneği olan Banu Müştehide Emin, çağdaş Müslüman kadınlara şayeste bir örnek olabilecek bu kadınlardan biridir. Bu seçkin çağdaş kadın şahsiyet yüksek himmeti ve ilahi maarifi ile tüm teamüllerini İslam öğretilerine göre yönetmeyi ve kadınların saadetli yaşamı için iyi bir tarz sunmayı başarmıştır.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei Kur'an'ı Kerim’in tümünün müfessiri olan Banu Müçtehide Emin hakkında şöyle buyuruyor: İsfahanlı seçkin bayan Banu Müçtehide Emin’i takdir etmek ve ülkenin seçkin bir kadınının irfani, fıkhi ve felsefi kişiliğini tanıtmak, kadınların arasında İslamî değerleri ihya etme bakımından faydalı bir iştir.

Gerçekte günümüz camiası kadınların insani erdemlere ulaşmaları ve İslamî yaşam tarzında uygun bir modelin özelliklerini ve zaruretlerini benimsemeleri için Banu Müçtehide Emin’in aile, siyaset, kültür, din,... gibi çeşitli alanlarda kişiliğinin boyutlarını irdeleyerek kadınların ihtiyaç duyduğu modeli çağdaş kadın modeli olarak sunmalı ve Batılı kadının adeta bir cinsel malzeme gibi telakki edilmesi veya geleneksel toplumların kadınlarının perde arkasında yaşamasından farklı İslam dininin savunduğu kadın modelini açıklamalıdır.

4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’in ilmi ve manevi makamını anma kongresi İsfahanlı bu seçkin kadının vefatının 35. Yıldönümünde ve İslam inkılabının 40. Zafer yıldönümü arifesinde geçen gün düzenlendi. Kongrenin amacı Banu Müçtehide Emin’in manevi ve ilmi siyerine beyan etmek, felsefi ve irfani bakışını ve İslamî medeniyet ve İslamî uyanışın tecelli etmesinde etkisini ve yaşam tarzını ve çağdaş dünyada kadınların pratik siyerde rollerini beyan etmekte. Kongre İran’ın kutsal Meşhed kentinde düzenlendi.

4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’i anma kongresi Banu Emin kültürel vakfı, Camiat-ul Mustafa El Alemiye, kutsal Rezevi külliyesi ve diğer bazı ilmi ve kültürel merkezlerin işbirliği ile düzenlendi. Kongreye 600 kadar yerli ve yabancı şahsiyet katıldı. İki gün süren kongrede Banu Müçtehide Nusret Emin’in ilmi ve İslamî şahsiyetinin özellikleri hakkında konuşmalar yapıldı. Kongrenin kulisinde ayrıca çeşitli komisyonlar İranlı ve yabancı düşünürlerin katılımı ile gerçekleştirildi. Kongrenin kulisinde bir de Banu Müçtehide hakkında üç eser ve yine yüz kadar yerli ve yabancı eserin tanıtımı gerçekleşti.

Banu Nusret Emin ilahi hekim, akli ve nakli ilimlerin alimi, Kur'an'ı Kerim’in tümünün müfessiri ve ilk kadınlara özel dini ilimler merkezinin kurucusu ve çağdaş Müslüman kadınlar için mükemmel bir örnektir.

Banu Müçtehide İsfahani lakabı ile ün yapan Seyyide Nusret Beygum Emin, hş. 1274 yılında İran’ın İsfahan kentinde dünyaya geldi. Nusret Emin otuz arka ile soyu İmam Ali’ye -s- uzanıyor. Banu Emin dört yaşından itibaren eğitimine başladı ve böylece Kur'an'ı Kerim ve Fars dilini öğrenmeye başladı.

Banu Emin ta çocukluk çağından itibaren hak tealaya ve tevhid hakikatine derin ilgi duymaya başladı. Banu Emin bu konuda şöyle diyor: Ben çocukluk ve gençlik çağında dini ve ilmi kitapları okumaya çok meraklıydı ve dini hutbeleri dinlerdim. Ne zaman yakınlarım eğlenmekle uğraşmaya başlarsa ben kitap okuyordum.

Banu Emin ilmi ve manevi derecelere nail olmak ve Ayetullah Seyyid Muhammed Necefabadi gibi üstadlardan ders aldıktan sonra sonunda hocalarından içtihad ve rivayet için icazet aldı.

4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’i anma kongresinin açılışında konuşan Ayetullah Kaim Makami, Banu Emin’in siyerinde gelenekçiliği ve aydınlığı hakkında şöyle dedi: günümüz insanının gerçek kaybettiği, sünnettir. Merhume Banu Emin bu iksiri elde eden şahsiyetlerden biriydi. Banu Emin sünneti doğru tanıdı ve sünneti doğru tanıyan insan sünnetten olumsuz etkilenmez. İnsan sünneti doğru tanımazsa, yeni fırsatların ve şanların varlığını unutur. Ben merhume Banu Emin’in eserlerine dikkat ettim, içinde gericilik gibi durumlardan hiç bir iz yoktur. Banu Emin aydın bir kadındır, dünyayı tanır, zamanı tanır, batıyı tanır. Banu Emin’in içinde müçtehit olma niyetinde müçtehit olup de kadın haklarını savunmak yoktu, fakat müçtehit olduğunda cinsiyetin kendisi için önem arzetmediğini anladı, zira içtihad makamına nail olduğunda artık kadınların haklarını birer insan olarak savunacaktı. Banu Emin’de cinsiyet ayrımı zerre kadar yoktur, fakat kadını Batı’da koşup yakalamaları gerektiği bir konuma yerleştiriyor. Banu Emin’de fıkıh ve irfan bir olmuştu.

Ayetullah Kaim Makami ayrıca toplumun kadınların müçtehit olmalarına ihtiyaç duyduğunu belirterek, şöyle devam etti: bu çağda müçtehitlerimizin özellikle kadınların arasından artmasına ihtiyacımız vardır. Zira zuhur çağında kadınları fakih olur.

Gerçekte Banu Emin’in hayatı nefsini tezkiye etmek ve kendini geliştirmek ve Allah tealaya ibadet etmekle geçti. Banu Emin 15 yaşında evlenmesine karşın 20 yaşında fıkıh ve usul, tefsir ve hadis ilimlerini öğrenmeye başladı ve ardından hikmet ve felsefe ve en son irfan ilmine yöneldi. Banu Emin eğitimi sırasında dindar bir kadının eğitimi sırasında karşılaşabileceği sorunlarla karşılaşmasına rağmen kırk yaşına geldiğinde içtihad derecesine nail olmayı başardı.

Kutsal Rezevi külliyenin mütevellisi hüccetülislam İbrahim Reisi 4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’i anma kongresinde yaptığı konuşmada Banu Emin’in kişiliğine işaret ederek şöyle dedi: Banu Müçtehide Emin Allah’ın halis kullarından biriydi ve yaşamında karşılaştığı tüm zorluklara karşın asla Allah tealanın kulluk yolundan sapmadı. Allah’a kulluk ve nefisle mücadele yaşamın önemli engellerinden olmasına karşın aşıldığında insanı irfan ve süluk bakımından yüksek mertebelere ulaştırır. Bu seçkin katın tarafından yazılan kitaplara bakıldığında kendisi irfanda yüksek mertebelere nail olduğu anlaşılır. Banu Emin kendi çağında toplumunun ihtiyaçlarını tanıyarak bu bağlamda önemli rol ifa etti.

4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’i anma kongresinde konuşma yapan Dellal Abbas da Banu Emin’in kitapları hakkında şöyle dedi: Ben Banu Emin’den bir kitabı Arapçaya çevirdim, zira Müslüman ve gayri müslim Arap okurlarımın da Şia mezhebinde kadın da müçtehit ve alim olabileceğini öğrenmelerini ve hicablı bir kadın fıkri, ilmi ve siyasi açıdan yüksek derecelere nail olabileceğini bilmelerini istedim.

Lübnan’dan 4. Uluslararası Banu Müçtehide Emin’i anma kongresine katılan bayan Dr. Nadi ise Banu Emin ve kişiliği hakkında şöyle dedi:

Banu Emin’in kişiliği ilmi ve pratik boyutları olmak üzere iki boyutta özetleniyor. Banu Emin’in ilmi boyutu, çeşitli ilmi alanlarda faaliyet yürütmesiydi. İlim hakiki olmalı ve Banu Emin hakiki ilmi elde etmişti. Banu Emin kırk yaşında içtihat derecesine nail oldu, demek ki alimdi. Banu Emin pratik irfanı vardı.

Irak’ın Küfe üniversitesinden bayan Dr. Hüseyni kongrenin kulisinde yaptığı açıklamada, Banu Emin’in fadıl bir kadın olduğunu, kendisi her dört kongreye katıldığını belirtti. Dr. Hüseyni maalesef Banu Emin’in kişiliği hakkında yeteri kadar ilgilenilmediğini, bu yüzden İran yönetimine bu kongreyi düzenlediği için teşekkür etmek istediğini kaydetti.

Dr. Hüseyni, Banu Emin’in kırk hadis adlı eserine işaret ederek, bu eser iman’ın kırk hadis eserinden son telif edildiğini ve Müslüman bir kadının hak ve hakikat yolunda ilerleyebileceğini ortaya koyduğunu vurguladı..

Görüşler