İran’da her yıl 30 Nisan günü Fars körfezi milli günü olarak kutlanır. Bu özel ve milli günün kökleri büyük İran milletinin medeniyeti ve tarihine uzanır.

Evet,30 Nisan gününe denk gelen Fars körfezi milli günü büyük İran milletinin medeniyeti ve tarihi ile bütünleşen bir gündür. Gerçi İran devleti bu günün tanınmasına yönelik girişimleri Arapların ve bazı uluslararası kurum ve kuruluşların sabotajları ve uluslararası ilişkilerin ilkelerinin ihlali gibi durumlarla karşı karşıya gelmiş ve bu da İran milletinin geniş tepki ve itirazlarına yol açmıştır, fakat tüm bunlar büyük bir gerçeğin inkar edilmesine yetmemiş ve yetmeyecektir. Bu gerçek ise biraz önce de belirtildiği üzere 2005’te ilan edilen Fars körfezi milli gününün İran milletinin tarihi ve kültürünün en derin noktalarından kaynaklanıyor olmasıdır.

Fars körfezi, Umman denizinin devamında ve İran ve Arabistan yarımadasının arasında yer alan bir körfezdir. Fars körfezinin yüzölçümü 237 bin 473 kilometrekaredir ve Meksika körfezi ve Hadson körfezinden sonra dünyanın üçüncü büyük körfezi sayılır.

Fars körfezi doğudan ve Hürmüz boğazı ve Umman denizi üzerinden Hint okyanusu ve Arap denizine uzanır. Fars körfezi batıdan ise Ervendrud ırmağının girişine bağlanır. Bu ırmak Dicle ve Fırat’ın Karun ırmağına akmasından oluşur. İran, Umman, Irak, Arabistan, Kuveyt, BAE, Katar ve Bahreyn Fars körfezine kıyıları bulunan ülkelerdir. Bu arada Fars körfezinin Kuzey kıyıları tamamen İran’ın siyasi coğrafyasında yer almaktadır. Öte yandan bölgenin zengin petrol ve doğalgaz kaynakları yüzünden Fars körfezi dünyanın en önemli ve en stratejik bölgesi sayılır.

BM’nin coğrafi adların hakkındaki 61 sayılı belgesine göre Fars körfezi adının kullanılmasının mazisi millattan önceki yüzyıllara dayanır ve o tarihten beri tüm dillerde ve uluslararası edebiyatta Pars, Fars, İran ve Acem gibi adlarla anılmıştır.

Image Caption

Milattan önce beşinci yüzyılda bu bölgenin adı Fars körfezi olmuştur. Gerçekte Yunanlılar ve Romalılar ve daha sonra da Doğu Roma imparatorluğu ve Abbasi hükümdarları ve Müslüman coğrafya bilginleri bu körfezi sürekli Fars körfezi olarak anmış ve bu adı kullanmış ve Teberi, Yakubi ve Mesudi gibi tarih kitaplarında da Fars körfezi adı yer almıştır.

Öte yandan Portekizliler ve İspanyolların bölgeye ayak basmasının ardından da bu ülkelerin belgelerinde aynı adın kullanıldığı göze çarpmaktadır. Nitekim İngilizler ve Fransızlar da bölgeye ayak bastıklarında bu körfezden Fars körfezi şeklinde söz etmiştir. Fars körfezi adı Britanya, ABD, eski sovyetler birliği ve BM belgelerinde de sürekli bu körfez için kullanılan ad olmuştur.

Hahameneşi kralı büyük Daryuş’tan geriye kalan bir kitabede Fars körfezi için “Draya tya hacha PARSA aity” ibaresi kullanılmıştır. Bu ibarenin anlamı “Pars’tan akan deniz”dir. Miladi ikinci yüzyılda yaşayan yunan tarihçi Flavius Arrianus da Anabazbes adlı eserinde Fars körfezi için “Persikon Kaitas” sözcüğünü kullanmıştır ki bu sözcüğün anlamı da Fars körfezi tabirine yakındır.

Miladi birinci yüzyılın ilk yarısında yaşayan ünlü yunan coğrafya bilgini Strabon da eserinde sürekli aynı sözcüğü Fars körfezi bölgesini tanıtmak için kullanmış ve özellikle Arapların Kızıldeniz’le Persikon Kaitas yani Fars körfezi arasında kalan alanda yaşadıklarını belirtmiştir.

Betlemyun adı ile ün yapan miladi ikinci yüzyılın en büyük coğrafya bilgini Claudius Ptalemaeus ise Fars körfezinden Persicus Sinus adı ile söz etmiştir ki bu tabir de tam olarak Fars körfezi anlamına gelmektedir. Bazı latince kaynaklarda bu sözcük Sinus Persicus ve Mare Persicum şeklinde zikredilmiştir ki bu son sözcük de Pars denizi demektir.

Bu arada dünyanın bir çok dilinde de Fars körfezini tanıtmak için Sinus Persicus tabiri kullanıldığı belirtilmelidir. Örneğin Fransızcada Golfe Persique, ingilizcede Persian Gulf, Almancada Persischer Golf, İtalyancada Golfo Persico, Rusçada Persidskizaliv, Japoncada Perusha Wan ve Türkçede de Farsi korfozi sözcükleri Fars körfezini anlatmak üzere kullanılan sözcüklerdir.

Miladi birinci yüzyılda yaşayan Romalı tarihçi Quintus Curtius Rufus da Fars körfezi için Pars denizi anlamına gelen Aquarum Persico sözcüğünü kullanmıştır.

Öte yandan İslamî döneme ait tarih ve coğrafya kitaplarında de sürekli Fars körfezini anlatmak ve tanıtmak için Bahri Fars, Elbahr Elfarsi, Halici Fars, Elhalic Elfars gibi hepsi Fars körfezi veya Fars denizi anlamına gelen sözcükler kullanılmıştır.

Tüm bu anlatılanlardan hareketle Fars körfezi bölgesinin birçok dilde ve bir çok kaynakta aynı anlamı taşıyan sözcüklerle adlandırıldığı söylenebilir. Bundan başka dünyanın tüm uluslararası kurum ve kuruluşlarında da bu körfezin adı Fars körfezi olarak bilinmekte ve tanınmaktadır. Örneğin uluslararası hidrografi organizasyonu The International Hydrographic Organization IHO bu körfezi tanıtmak için Fars körfezi adını kullanır.

Image Caption

Aslında çeşitli tarihi dönemlerden geriye kalan belgeler ve özellikle haritalar da Fars körfezi her zaman tüm milletler ve kültürlerde aynı adla tanındığını ortaya koymaktadır. Ancak tüm bu tarihi delillere ve belgelere rağmen bölgede Arap milliyetçiliği düşüncesinin yayılmaya başladığı 1960’lı yıllardan sonra bir çok Arap milliyetçi akılsız ve mantıksız bir tutum sergileyerek Fars körfezi adını çakma bir ad olan Arap körfezi adı ile değiştirmeye çalışmaya başladı. Bu konu Arap birliği tarafından bir genelge çerçevesinde tüm Arap ülkelerine tebliğ edilmiştir. Ancak bu girişim ve İran’ın kesin hakkının ihlali hiç bir uluslararası kurum ve kuruluş tarafından tanınmadı.

Bugün BM ve diğer tüm uluslararası kurum ve kuruluşlar Fars körfezi bölgesini aynı adla tanımakta ve bu adın değiştirilmesini asla kabul etmemektedir. BM genel sekreterliğinde bulunan “Fars körfezi adı belgeleri, eski ve ebedi miras” adlı eserde en az sekiz kez genel sekreterliğin ancak Fars körfezi adını kullandığı ve ancak bu adı tanıdığı vurgulanıyor. Bundan başka uluslararası kurum ve kuruluşların resmi sitelerinde de bu körfez için ancak Fars körfezi adı kullanılıyor.

BM genel sekreterliği ilk kez 5 Mart 1971 tarihinde yayımladığı resmi belgede Fars körfezi tüm tarihi atlaslarda ve coğrafya kitaplarında en çok ve sürekli kullanılan ad olduğunu doğruladı. BM genel sekreterliği ikinci kez 10 Ağustos 1984 ve üçüncü kez 10 Ocak 1990 tarihlerinde bu körfezin adı Fars körfezi olduğunu ilan etti. BM ayrıca her yıl coğrafi adlarda uyum sağlamak amacıyla düzenlediği konferanslarında da bu körfezin adının Fars körfezi olduğunu vurgulayarak onaylıyor.

Bundan başka BM bir çok bildirisinde ve çeşitli kararnamelerinde ve yayımladığı resmi haritalarında sadece Fars körfezi adının bu bölgenin tek resmi adı olduğunu vurgulamakla yetinmemiş, aynı zamanda tüm uluslararası heyetlerden de başta BM belgeleri olmak üzere tüm resmi yazışmalarında Fars körfezi adını tam olarak kullanmalarını talep etmiştir.

Peki ama neden bazı Arap ülkeleri Fars körfezi adını değiştirmek ve yerine çakma bir ad kullanmak istiyor?

Uzmanlara göre çakma Arap körfezi tabiri ilk kez İngilizlerin Fars körfezindeki emirliklerin üzerindeki mandalığı döneminde ve özel olarak 1958 yılında İngiltere’nin Fars körfezindeki temsilcilerinden Rordrick Oven tarafından “Arap körfezinde altın köpükler” adlı kitabında kullanıldı. Oven şöyle yazdı: Ben tüm coğrafya kitaplarında ve haritalarda Fars körfezi adından başka bir ad görmedim, ama Fars körfezi sahillerinde ikamet ettiğim bir kaç yılda kıyı halkının Arap olduğunu anladım. Bu yüzden edep gereği bu körfezi Arap olarak adlandırmalıyız. El Arabiye dergisi bu iddiaya 1958 yılında yayımladığı ikinci sayısında yer veriyor.

Öte yandan bazı Arap kurumların bu tahrifatı gündeme getirmelerinin ardından bazı Avrupalı ve Amerikalı kurum de önceden hazırlanan bir senaryo çerçevesinde bu çakma adı daha da yaygınlaştırmaya başladı, öyle ki amerikanın ünlü National Geography müessesesi 2004 yılında Fars körfezi adının yanında çakma Arap körfezi adını da kullandı. Bir kaç yıl sonra ve 2006 yılında Paris’in Luver müzesi yetkilileri de benzer bir uygulamaya imza attı. Gerçi her iki kurum İranlıların sert itirazı ile karşılaştı ve kısa bir süre sonra özür dileyerek bu tahrifatı düzeltti.

Gerçekte büyük ve cesur İran milleti kesin hakkını ihya etmek ve kültürel ve tarihi ve Medine mirası olan Fars körfezi adını korumak için kıyam etti ve tüm suçluları yaptıkları hata yüzünden özür dilemeye zorladı. İran milletinin uluslararası çevrelere gönderdiği açık mektupları ve topladıkları milyonlarca imza, Fars körfezi adına dokunmak isteyenlere yönelik ciddi bir uyarı olduğu gibi şom planları da bozguna uğrattı ve tarih, Fars körfezi milli günü adıyla anılan bu günün onaylanmasına şahit oldu, üstelik bu gün, işgalci Portekiz güçlerinin İran’dan ve Fars körfezinden atıldıkları günün yıldönümüne de denk geliyordu.

Mayıs 06, 2017 05:57 Europe/Istanbul
Görüşler