İslam dünyası belediye başkanları arasında daha fazla teamül yolları bulmak amacıyla 25 – 27 Nisan tarihleri arasında İslam dünyasının belediye başkanları kutsal Meşhed kentinde bir araya geldi.

2005 yılında İslami kentlerin arasında kültürel birlik ve dayanışmayı ve kültürel temellerini geliştirmek üzere kurulan İslam dünyası bilim, eğitim ve kültür kurumu ISESCO her yıl üç kenti İslam dünyasının kültürel başkentleri olarak seçer. İlk yıl Mekke kenti İslam dünyasının ilk kültürel başkenti olarak seçildi. 2006 yılında ise İran’ın İsfahan kenti İslam dünyasının üç kültürel başkentlerinden biri seçildi, ki bu fırsatta İranlı İslami kültürü İslam dünyasına tanıtmak için bir takım uygulamalara imza atıldı.

Bu yıl yani 2017 yılında da kutsal Meşhed kenti İslam dünyasının üç kültürel başkentlerinden biri olarak seçildi, böylece İslami kentlerin arasındaki ilişkileri geliştirme ve İranlı İslami kültürü tanıtma yönünde bir takım programların uygulanması kararlaştırıldı.

Gerçekte dünyanın dini kentleri arasında kutsal Meşhed kenti kadar nüfusu ve yüzölçümü büyük bir kent yoktur. Öte yandan bu kentte İmam Rıza -s- külliyesinin bulunması kentin önemine önem kattığı gözleniyor. Buna göre İslam dünyasının kültürel başkenti seçilmek de kutsal Meşhed kentine İslam dünyası ile kuracağı irtibat ve bu kentte yaşayan vatandaşların ve seçkin şahsiyetlerin kapasitelerinden yararlanmak sureti ile çağımızda İranlı İslami medeniyeti ihya etme yönünde çok uygun bir fırsat sundu.

Image Caption

Gerçekte İslam dünyası başlı başına büyük kapasitelere ve yeteneklere sahiptir. Dünyanın 50’yi aşkın ülkesinin nüfusu Müslümandır ve 40 ülke resmen İslam ülkesi sayılmaktadır. Yine Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde yaşayan nüfusun %93’ünden fazlası Müslüman ve %3 kadarı Hristiyan ve %3 kadarı da aşiret dinlerine mensup insanlardır. Öte yandan İslam dünyasının en kutsal mekanları olan Kabe, Mescid-i Nebi, Kudüs ve diğer bazı kutsal mekanlar da bu bölgede yer almaktadır.

İslam ülkelerinin çok boyutlu mahiyeti, uygun siyasi coğrafi şartları ve uluslararası açık denizlere kıyısı bulunması, bu ülkeleri sultacıların ve sömürücülerin ilgi odağına yerleştirmiştir. Bu arada Asya, Avrupa ve Afrika gibi üç önemli kıtanın bu bölgede kesişmesi ve öte yandan bölgenin zengin yeraltı kaynakları da İslam ülkelerinin ticari ve uluslararası seçkin konumları ile beraber bu bölgenin önemini daha da arttırmaktadır. Kuşkusuz Ortadoğu bölgesinde her ne kadar teamüller ve birlik ve beraberlik güçlü olursa bu Allah vergisi kaynaklardan yararlanmak da bir o kadar kolay ve rahat olur.

Bu doğrultuda ve İslam dünyası belediye başkanları arasında daha fazla teamül yolları bulmak amacıyla 25 – 27 Nisan tarihleri arasında İslam dünyasının belediye başkanları kutsal Meşhed kentinde bir araya geldi. Zirveye yaklaşık 60 kadar İslami büyükşehir belediye başkanları katıldı. Üç gün süren zirve boyunca belediye başkanları çeşitli konuları gündeme getirdi ve İslami mimari üzerinde tartışıldı.

Kutsal Meşhed kenti kutsal Rezevi külliyenin varlığı sayesinde İranlı ve İslami mimari modellerinin geliştirilmesi için oldukça has ve uygun bir zemin oluşturmuş ve bu yolda öncü kent konumuna gelmiştir, öyle ki kentte İranlı ve İslami mimari sanatlarının bir araya geldiği mimari örnekleri ve getirileri, belediye başkanlarından büyük ilgi gördü.

Image Caption

Gerçekte İslami kentler kimlik adında ciddi bir sıkıntı yaşadıklarından ve İslami kentlerin yapısı ve dokusu da bu kimliğin bir parçasını oluşturduğundan zirveye katılan belediye başkanları bundan böyle İslami mimariye daha fazla önem vermek ve İslami turizmi geliştirmek üzere mutabakata vardı.

İslam dünyası belediye başkanları zirvesinde Fildişi Sahili’nin Abican kentinin vali temsilcisi Yeo Kelvitoloma, deneyimlerin paylaşılması ve sürekli irtibat kurulması için İslami kentlerin küresel şebekesi kurulmasını önerdi, Kelvitoloma, Abican Fildişi Sahili’nin başkenti olduğunu ve çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu 30 milyon nüfusa sahip bir kent olduğunu, bu zirvenin İslami ülkelerin sorunlarının idraki yönünde yeni bir bakış açısının oluşmasına vesile olmasını belirtti.

Kelvitoloma bu çerçevede İslami kentlerin küresel şebekesi kurulması ve bu kentlerin birbiriyle irtibatlandırılması ve böylece deneyimlerin ve ilerlemelerin paylaşılması ve İslam’ın güçlenmesine vesile olunması gerektiğini vurguladı.

Zirveye katılan Lübnan’ın Gabiri kentinin belediye Başkanı Münir Halil de İslami kentlerde ücretsiz turizmin geliştirilmesi yönünde çaba harcamaları gerektiğini, Meşhed belediyesi kentsel yönetimde iyi deneyimi olduğunu ve bu sayede kentteki sorunları çözebildiğini ve önemli ilerleme kaydetmeyi başardığını ifade etti.

Image Caption

Şehit Beheşti üniversitesi öğretim üyesi Muhammed Sarraf da zirvede yaptığı konuşmada, İslami kentlerin irtibatlandırılması için kurulacak şebekenin küreselleşme sürecinin zemininde şekillenmesi gerektiğini, zira küreselleştirmenin bazı fırsatların yanı sıra bazı krizleri de beraberinde getirdiğini, bu yüzden küreselleştirmenin olumsuz tesirlerine karşı direnmek için bu fenomene karşı İslami kentlerden bir şebeke yaratmaları gerektiğini belirtti. Sarraf, hali hazırda dünya genelinde çevre tahribatı geniş çapta devam ettiğini ve yerküre kaynakları orantısız kullanıldığını ve bundan başka sosyal adaletsizlik ve ekonomik eşitsizlik de yayıldığını ve tüm bunlar küreselleşmenin sonucu olduğunu, varoşların genişlemesi de bu süreçten etkilendiğini kaydetti.

Sarraf konuşmasının devamında dünyaya seslerine yaymak ve duyurmak için birlik olmaya ihtiyaç duyduklarını, doğaya karşı davranışlarına ve kültürel miraslara bakıldığında geçmişte bu tür yaklaşımlarda sevgi unsuru göze çarptığını, bu tür değerlerin yeniden ihya edilmesi gerektiğini ve böylece İslami ülkelerin ve İslami değerlerin şebeke haline gelmesine katkıda bulunmak gerektiğini vurguladı.

Zirveye katılan Bangkok belediye Başkanı Valop Savandı ise Bangkok’un turizm sektörü ve turistleri bu kente çekme konusunda önemli ilerleme kaydettiğini ve her yıl milyonlarca turisti ağırladıklarını ve İslami kentlerin bakımından kentsel yönetim anlayışını öğrenmek amacıyla bu zirveye katıldığını belirtti. Savandi, Bangkok kenti İslami kentlerin kategorisinde yer almadığını, ancak kentin Müslüman nüfusu kendisini bu zirveye katılmak ve İslami toplumların kentsel yönetim anlayışından yararlanmak üzere ikna ettiğini vurguladı. Savandi, şimdi İslam ülkeleri ile ilişkilerini geliştirmek ve bu ülkeleri daha fazla tanımakla İslami kentlerden turistlerin Bangkok’a gelmeleri ve bu kentin doğasından ve turistik cazibelerinden yararlanmalarını sağlamak istediğini kaydetti.

Pakistan’ın Pişaver kenti belediye Başkanı Sahibzade Fasihullah da zirvede yaptığı konuşmada şu ifadelere yer verdi: Meşhed kenti bence iki özelliği vardır. Bu kenti güçlü özelliklerinden biri, İmam Rıza -s- külliyesini barındırmasıdır ki bu kente büyük bereketleri armağan etmiştir. İkinci özellik Meşhed kentinin geniş ve temiz yeşil alanlarıdır ki bizim kente geldiğimiz andan itibaren dikkatimizi çekmiştir. İslam dünyası belediye başkanları zirvesinin Meşhed kentinde düzenlenmesi yeni ve mübarek bir düşünceydi ve ilk kez gerçekleşti. Burada İslam dünyasının belediye başkanları sorunlarını paylaşıyor ve umarım her İslami kent için üyelerin fikir alış verişi ile uygun çözüm yolları da bulunur.

Meşhed belediye Başkanı Seyyid Solat Murtazavi de konuşmasında imar ve bayındırlık İslam dininin temel öğretilerinden olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

Bizim ilerlemek için çaba harcamaktan başka çaremiz yoktur, zira bu bizim dini öğretilerimizin gereğidir ve kim iki günü birbirine benziyorsa, zarar etmiştir.

Image Caption

Murtazavi İslami kentlerin yücelmesi için her birlikte çaba harcamaları gerektiğini belirterek, el ele vererek ve sevgi ile İslami kentleri imarlı hale getirmeleri gerektiğini, zira yeni planlar kurmanın mümkün olduğunu ve dinin öğretileri arasında yeni planlar bulmak için çaba harcamaları gerektiğini, ki bu öğretilerin en önemlisi de Kur'an'ı Kerim ayetleri ve Nebevi sünnet ve siyere amel etmek olduğunu vurguladı.

Solat konuşmasını şöyle noktaladı: ilk adım kardeşliğimizi ve birlikteliğimizi ön plana çıkarmaktır. Daha sonra madenler ve petrol kaynakları gibi iç kaynakları ön plana çıkarmalıyız. Zira bugün İslam dünyası yoksulluk yüzünden sorun yaşamıyor, bilakis dünyanın en büyük madenleri ve petrol kaynakları İslam ülkelerindedir ve ancak bunları değerlendirmekte tedbirsizlik ve sultacılara bağımlılık geri kalmışlığımızın sebebidir.

Meşhed kentinde düzenlenen İslam dünyası belediye başkanları zirvesine katılan delegeler İran’ın doğusunda yer alan en büyük botanik bahçesine gezerek yakından burada yetiştirilen bitkiler ve ağaçlarla tanıştılar ve barış ve kardeşlik simgesi olarak her biri birer fidan diktiler.

Meşhed botanik bahçesi 25 hektarlık bir alanda ve mimari sanatı ile botanik biliminin karışımından oluşan 11 kompleks şeklinde kurulmuştur ve İran’ın doğusunda en büyük botanik bahçesidir.

Kutsal Rezevi külliyenin çeşitli bölümlerinin ziyareti ve İmam Rıza’nın –s– değerli hazineleri ile tanışmak ve Şii Müslümanların sekizinci imamının mezarını ziyaret etmek, belediye başkanları için tedarik görülen diğer bazı etkinliklerdi.

İmam Rıza –s– türbesi, dini ve tarihi en seçkin ve en ünlü binalardan biri olarak İranlı İslamî mimarinin simgelerinden biri sayılır. Türbenin avluları, revakları ve minareleri İslamî sanatın azametinin doruk noktasıdır. Konuk belediye başkanları bu kutsal mekanda sergilenen sanatın İslamî sanat ve mimarinin en güzel örnekleri olduğunu ve bu sanatın azametinin doruk noktası sayıldığını ve diğer İslamî kentler ve kutsal mekanlara iyi bir örnek olduğunu belirttiler. Kuşkusuz bu mekanda sergilenen mimari sanatından başka bu büyük hazinenin bir başka özelliği, manevi cazibesi ve içinde yatan has marifetidir.

Mayıs 06, 2017 14:04 Europe/Istanbul
Görüşler