Amerika’nın Suriye’de Şariat hava üssüne düzenlediği saldırının üzerinden yaklaşık iki hafta geçtiği halde bu saldırının açık gizli nedenleri ve saldırı boyutları üzerindeki tartışmalar devam ediyor.

Amerikan ordusu 7 Nisan 2017 tarihinde Suriye’nin Humus eyaletinde Şairat hava üssüne füze saldırısı düzenledi. Bu saldırı sebep, nitelik, amaç ve sonuç itibarı ile üzerinde pek durulmadık çeşitli boyutları söz konusudur.

Saldırının sebebi konusunda Amerika yönetimi Suriye ordusunun 4 Nisan 2017’de Han Şeyhun kentinde kimyasal saldırı düzenlediğini iddia etti. Oysa Amerika’nın Şairat hava üssüne saldırdığı ana kadar Suriye ordusunun Han Şeyhun’a kimyasal saldırı düzenlediğini ispat edebilecek hiç bir belge veya kanıt sunamadığı gibi saldırıdan sonra da nedense Han Şeyhun’da düzenlenen şaibeli kimyasal saldırının uluslararası bağımsız bir komisyon tarafından araştırılmasına karşı çıkmaya devam etti.

Amerika'lı uluslararası meseleler uzmanı prof. Teodor Postel, Counter Bentch gazetesinde yayımladığı makalesinde şöyle dedi: Han Şeyhun’un üzerine atılan kimyasal bombanın havadan atılmış olması mümkün değil, bu bomba yerdeydi ve bazıları onu patlattı.

Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad da bir çok kez Han Şeyhun kentindeki kimyasal saldırının uydurma ve sahte bir saldırı olduğunu açıkladı.

Aslında Amerika ilk kez çakma ve uydurma bir suç yüzünden başka ülkelere saldırmıyor ve Suriye saldırısının da son saldırı olmayacağı anlaşılıyor. Amerika yönetimi Ekim 1990 tarihinde düzenlediği çöl fırtınası operasyonu sırasında Amerika kamuoyunu Irak savaşı konusunda ikna etmek için bu taktikten yararlandı. O tarihte en etkili senaryo, kimliğinin gizli tutulması içen Neyyire adı ile tanıtılan 15 yaşındaki Kuveytli bir kız çocuğunun kullanıldığı senaryo idi. Neyyire Iraklı askerleri çocukları soğuk bir odanın tabanına bıraktıklarını ve ölümlerine sebep olduklarını anlattı. Dünyanın dev medya organları ise sürekli bu kızın anlattıklarını yayımlamaya başladı, tıpkı Han Şeyhun’da kimyasal maddeden etkilenen çocukların görüntülerini yaydıkları gibi. Oysa daha sonraları Neyyire adlı kızın aslında Kuveyt kraliyet hanedanı üyesi ve bu ülkenin Amerika büyükelçisi olan Suud Nasir Al-i Sabah’ın kızı olduğu ortaya çıktı. Neyyire’nin anlattığı olay tamamen uydurma bir olaydı, fakat çok etkili oldu.

Image Caption

Amerika’nın bu tür taktiklere başvurduğu bir başka örnek 2003 yılında Amerika ve İngiltere’nin Irak’a karşı operasyon yapmak istedikleri sırada yaşandı. ABD dönem Dışişleri Bakanı Colin Powel Amerika’nın Irak’a saldırdığı 2003 yılında istihbarat örgütleri Washington yönetimine Saddam’ın seyyar kimyasal silah fabrikaları ile ilgili uydurma görüntüler ve istihbarat verdiklerini itiraf etti. Powel, bu istihbarat Rafi Cenabi adında bir ajan tarafından Ahmet Çelebi’ye verildiğini, daha sonraları ise Rafi Cenabi’nin CIA’nın ajanı olduğu ortaya çıktığını belirtti.

Amerika’nın Suriye’ye yönelik askeri operasyonunun niteliği ve niceliği ise Donald Trump yönetiminin bu askeri operasyonu hakkında daha iyi bir fikir veren durumdur. Amerika yönetimi Suriye’ye askeri saldırı düzenlemeden önce Rusya yönetimini bu saldırıdan haberdar etmişti. Oysa bu haberdar etme işi Amerika ve Rusya’nın bu saldırı konusunda teamül içinde oldukları anlamına gelmiyordu ve asıl Amerikalılar beklenmedik bir saldırıda Rusya’nın Şairat hava üssünde bulundurdukları savaş uçaklarına zarar vermek ve daha sonra da bunun ağır bedeline katlanmak istemiyordu.

Öte yandan Rusya yönetimi de Şam yönetimini Amerikalıların Şairat hava üssüne saldıracağı konusunda bilgilendirdi ve bu yüzden Suriye hava kuvvetleri de Şairat üssündeki bazı uçaklarını başka bir yere gönderdi.

Saldırı hakkında dikkat çeken bir başka nokta saldırının niteliğidir. Amerika’nın Şairat hava üssünü vurmak için fırlattığı 59 füzeden yarısından daha azı, yani bazı duyumlara göre sadece 26’sı belirlenen hedeflere isabet etti ve geriye kalan füzeler nötr tabir edilen hedefleri vurdu ve pek fazla bir hasara yol açamadı.

Amerika yönetiminin Suriye’de Han Şeyhun kentine düzenlenen kimyasal saldırının gerçek faili hakkında hiç bir delil sunamaması ve ardından da bu saldırının bağımsız bir uluslararası komisyon tarafından araştırılmasına şiddetle karşı çıkması ve yine Şairat hava üssüne düzenlediği füze saldırısının niteliği, bu saldırının Suriye’deki iç gelişmelere bir tepki olmaktan ziyade sadece Amerika’nın yeni Başkanı Donald Trump’tan güçlü bir lider imajı sunmak ve Amerika’nın gücünü başkalarının yüzüne vurmak için düzenlendiğini ortaya koyuyor.

Image Caption

İngiliz Independent gazetesi yazarı Robert Fisk Amerika Başkanı Donald Trump’ın ilk yüz günlük başkanlığını mercek altına aldığı makalesinde şu ifadelere yer verdi:

Amerika başkanına yönelik bakışlar, Suriye münakaşasına geçmişe kıyasla daha fazla müdahale etme kararı aldıktan sonra değişmeye başladı. Gerçi Amerika’nın kuru kafalı Başkanı her ne kadar daha fazla tehlikeli olursa dünya onu daha çok ciddiye aldığı bellidir. Trump Yemen savaşına girdiği ve Suriye’ye füze attığı ve Afganistan’ı bombardıman ettiği andan itibaren hatta Amerikan medyası bile Donald Trump’a karşı daha saygılı davranmaya başladı.

Dolaysıyla şimdi Donald Trump döneminde Amerika’nın dış politika arenasında bir kez daha savaşın eski konumuna kavuştuğu söylenebilir. Bunun esas amacı ile Amerika’yı ve bu ülkenin başkanını muktedir göstermektir. Savaşın Amerika’nın şimdiki yönetiminin gözündeki konumunu değerlendiren uzmanlar, Amerika’nın hatta Hama eyaletinde Suriye ordusunun askeri üssüne kısıtlı saldırı düzenleyebileceğini belirtiyor.

Amerika yönetiminin Suriye’nin Şairat hava üssüne düzenlediği saldırının bir başka boyutu, saldırının doğurduğu sonuçlardır. Bu saldırının askeri saha ve Suriye krizi ile ilgili siyasi müzakere süreci üzerindeki etkileri bir yana, saldırı iki önemli mesaj içeriyordu.

İlk mesaj, Amerika ve Rusya’nın Suriye sahasında karşı karşıya gelmek istemediklerinin bir kez daha ortaya çıkmasıydı, nitekim Rusya’nın saldırıdan önce S-300 ve S-400 füze savunma sistemlerini kapatması da bu isteksizliği doğrulayan işaretti. Bir başka ifade ile Amerika ve Rusya birbirine karşı kontrollü bir düşmanlık gütmek istiyor. Nitekim Amerika’nın bu saldırısının hasmane bir uygulama şeklinde değerlendirilmesi veya Amerika ile Suriye krizinde işbirliğinin askıya alınması, Rusya’nın Şairat hava üssüne düzenlenen füze saldırısına verdiği nötr tepkiydi. Bu tepkiler Moskova yönetiminin Washington ile ciddi gerginlik çıkarmaktan kaçındığını ortaya koydu.

Amerika’nın Şairat hava üssüne füze saldırısının bir başka mesajı ise, Amerika yönetiminin son altı ayda Suriye krizinde rolünü ve konumunu kaybetmiş olması ve pratikte Rusya’nın üstün konumunu seyretmekle yetinmek zorunda kalmış olması ve bu yüzden bu saldırı ile Suriye krizinde kaybettiği konumunu yeniden kazanmak istediğidir. Bir başka ifade ile Amerika Suriye krizinde sadece gelişmelere seyirci kalan bir aktör olmak istemiyor ve bu krizde öncü aktör olarak rol ifa etmek istiyor, fakat Amerika’nın çiçeği burnunda yönetiminin bu amacı, Suriye krizinde siyasi süreci daha da karmaşık hale getireceği anlaşılıyor.

Mayıs 05, 2017 14:11 Europe/Istanbul
Görüşler