Bir gün Hz. İsa -s- o hazretin has arkadaşları olan havarilerle birlikte bir yoldan geçiyordu. Yolda giderken bir beldeye vardılar. Belde yerle bir olmuş, her şey darmadağındı ve cenazeler yere yığılmıştı.

Hz. İsa -s- havarilerine şöyle dedi: belli ki bunların başına bir bela nazil olmuş ki hepsi birden ölmüş. Eğer tedrici bir şekilde ölmüş olsalardı kalanlar ölenleri gömerdi. Havariler Hz. İsa’dan dua ederek ölenlerden birinin dirilmesini ve onları bu maceradan haberdar etmesi ve sonuçta onlar için ibret konusu olmasını talep etti. Mucizelerinden biri ölüleri diriltmek olan Hz. İsa Allah tealadan icazet istedi. Vahiy geldi, gece olunca bir yüksekliğe çık ve ölülere seslen, onlar cevabını verir.

 

Hz. İsa gece olunca bir tepeye çıktı ve ey beldenin halkı, diye seslendi.

O sırada biri cevap verdi: lebbeyk ya ruhullah. Hz. İsa ona sordu: siz neden bu hale düştünüz? Ölü cevap verdi: gecenin başında selamet içinde yattık uyuduk, ama sabah olunca kendimizi cehennemde bulduk. Hz. İsa cevap verene tekrar sordu: peki, günahınız neydi ki  bu cezayı hakettiniz? Ölü şöyle cevap verdi: biz bir kaç günah işliyorduk, tağutu izliyor, Allah’ın emirlerine karşı çıkan ve isyan edenlere itaat ediyor ve çocuk annesine sevgisi gibi anne gelince çocuğun sevinmesi ve uzaklaşınca ağlaması misali biz de eğer dünya bize hoş yüz gösterirse sevinir ve bize sırt çevirince üzüntüden ağlardık. Bizim uzun uzun arzularımız vardı ve yaşamımız boyunca Allah’tan ve kıyamet gününden gafil olduk ve yaşamımız fıskı fücurla geçti ve tüm bu günahlara rağmen, Allah’tan ve azaplarından korkmaz olmuştuk.

 

Hz. İsa ve havariler ölünün sözlerine kulak veriyordu. Söz buraya gelince Hz. İsa sordu: peki, neden bir tek sen konuşuyorsun, ama ötekiler konuşmuyor? Ölü şöyle dedi: ya ruhullah, onların hepsinin ağzı ateşle bağlanmış ve bu yüzden konuşamıyor ve sert meleklerin eline düşmüştür.

Hz. İsa peki senin ağzın neden kapanmadı, diye sordu. Ölü şöyle dedi: zira ben onların arasındaydım, ama günahkar değildim ve onların amellerini tekrarlamazdım. Ben onların arasından gitmeliydim, ama gitmedim ve aralarında kaldım, azap gelince beni de sardı. Şimdi ben cehennemin kapısında asılı vaziyette bekliyorum ve bağışlanıp kurtulacağımı veya cehenneme atılacağımı bilemiyorum.

 

Hz. İsa bu sözlerine üzerine havarilerine döndü ve şöyle dedi: eğer insan ömrü boyunca kirli bir yerde yatsa ve kuru ekmekle tuz yese, dünya ahiret afiyette olduğu takdirde kendisini günahlara bulaştırımp bu tür belalara maruz kalmaktan daha iyidir.

 

Yüce Allah Müddessir suresinde cehenneme düşen günahkarların dilinden cehenneme düşme sebeplerini şöyle buyurur:

Her nefis kendi kazancına bağlıdır. Ancak amel defterleri sağından verilenler hariç. Onlar cennettedirler, sorup dururlar. Suçluların durumunu. "Nedir sizi Sekar'a sokan?" diye. Suçlular der ki: "Biz namaz kılanlardan değildik." "Yoksula da yedirmezdik." "Boş şeylere dalanlarla dalar giderdik." "Ceza gününü yalanlardık." "Nihayet bize ölüm gelip çattı."

Jul 25, 2018 21:00 Europe/Istanbul
Görüşler