Bugünkü Erbain özel sohbetimizde bu etkinliğin tüm insani ve İslamî yüce değerlerin simgesi olarak azameti, ihtişamı ve vahdeti hakkında söz etmek istiyoruz sizlere.

Bir kez daha Erbain etkinliğini, dünyanın en büyük dinî merasimini idrak ediyoruz. Yine milyonlarca insan insaniyet ve hürriyete saygısını ifade etmek için yaya olarak 80 kilometreden daha uzun bir mesafeyi şehitlerin efendisi İmam Hüseyin’in -s- mazlumiyetini ve yalnızlığını anmak üzere katediyor. Erbain yürüyüşünde, bu büyük insani ve dinî etkinlikte göze çarpan ihtişamı anlatmak için kelimeler yetersiz kalıyor ve hiç bir lisan bu ihtişamı vasfetmeye gücü yetmiyor.

Kerbela kentine doğru uzanan her altı yol boyunca tüm kentlerin ve beldelerin sakinlerin İmam Hüseyin -s- aşkı ve anlatılmaz bir şevkle Seyyid-i şühedayı ziyarete gelen insanları ağırlamak için kolları sıvamış bulunuyor. Yöre halkı evini, dükkanını, mağazasını, camilerini, hüseyniyelerini ve nesi varsa, hiç bir karşılık beklemeksizin Hüseyni ziyaretçilerin hizmetine sunuyor.

İmam Hüseyin -s- Şia Müslümanların üçüncü İmamı ve önderidir. Ancak o hazretin kişiliği sadece bir mezheple ve özel bir kesimli sınırlı değildir. İmam Hüseyin -s- dünyanın tüm insanları ve özellikle tüm Müslümanların özgürlük ve hürriyet abidesidir. Hindistan’ın kurtuluş lideri Mahatma Gandi İmam Hüseyin -s- hakkında şöyle diyor: Bence İslam’ın yaygınlaşması kılıçla değil de, Hüseyin bin Ali’nin, bu semavi ve kudsi şahsiyetin şehadeti ile gerçekleşmiştir. Ben Hüseyin’den nasıl zulme maruz kaldığım halde zafer elde edebileceğimi öğrendim.

İngiliz ünlü tarihçi ve filozof Thomas Karlayl da şöyle diyor: Kerbela trajedisinden alınabilecek en iyi ders şu ki Hüseyin ve arkadaşları Allah’a tam iman etmişti. Onlar amelleri ile hakla batılın karşı karşıya geldiği yerde sayısal üstünlüğün hiç önemi olmadığını ispat ettiler ve Hüseyin’in azınlıkta olmasına karşın elde ettiği zafer beni hayrete düşürmüştür.

Suriyeli Hristiyan çağdaş yazar Antuvan Bara da İmam Hüseyin -s- hakkında bir çok söz etmiştir. Bara örneğin şöyle diyor: Eğer Hüseyin bize ait olsaydı, onun için her yere bayraklar dikerdik ve onun adını kullanarak insanları dinimize davet ederdik.

İmam Hüseyin -s- hakkında sarfedilen bunca söz, her hür düşünen insan hangi dinden ve mezhepten olursa olsun, İmam Hüseyin’e -s- yüce insani değerlerin simgesi olarak saygı gösterdiğini ortaya koyuyor. Nitekim başka İslamî mezheplere mensup olan Müslümanların ve hatta gayri müslimlerin muhteşem Erbain yürüyüşüne büyük bir şevk ve coşku ile katılması bu gerçeği doğrulayan durumdur.

Bazı Batılı medya organları da bu arada İslam dinine gerçekçi ve her türlü önyargıdan uzak bir şekilde bakmaya çalıştığı da belirtilmelidir. İngiltere’de yayımlanan Independent gazetesi bundan bir kaç yıl önce yayımladığı yazıda Hüseyni Erbain ziyareti dünyada en büyük beşeri etkinlik ve toplantı olduğunu belirterek Batılı medya organlarının bu milyonluk ziyarete karşı tutumunu eleştirmeye başladı. Makalenin yazarı, İmam Hüseyin’e -s- hayran olan Avustralyalı bir gencin öyküsünü anlatıyor. Avustralyalı genç yaya olarak İmam Hüseyin’in türbesini ziyaret ediyor ve orada İslam dinini benimseyerek Müslüman oluyor.

Independent yazarı makalenin bir bölümünde Avustralyalı gençten naklen şöyle diyor: ziyaretçilere ve onlara hizmet veren gönüllülere 2 milyon öğün yemek verileceği tahmin ediliyor. Bu  kadar yiyecek Amerika savunma bakanının Haitili depremzedelere yaptığı gıda yardımlarından kat kat fazladır. Makalenin yazarı makalenin devamında Batılı medya organlarının bu muazzam hadiseye karşı tutumunu eleştiriyor ve söz konusu medya organlarını kamuoyunu kandırmak ve saptırmak ve Irak’ta yaşanan hakikati örtbas etmeye çalışmakla suçluyor.

Independent yazarı makalenin devamında Erbain ziyareti üç simgesi olan dünyanın en büyük beşeri mitingi, dünyanın en büyük gönüllü grubu ve dünyanın en geniş ve bedava sofrası ile Ginnes rekor kitabında kayda geçmesi gerektiğini belirtiyor. Gerçekte Kerbela’da Erbain yürüyüşü sırasında yaşanan şey, insani yüce ahlak ve beşeri toplumların barış ve hoşgörü içinde bir araya gelmeleri ve benlikleri ayaklar altına alarak mazlumlara yardım etme çabalarının simgesidir ki bu da Hz. Muhammed’in -s- dinidir. Bu din aynı zamanda tekfirci IŞİD terör örgütünün karşı çıktığı ve yok etmeye çalıştığı dindir.

Amerika’nın Hufington Post gazetesi de Batılı medya organlarını bu muazzam etkinliğe karşı tutumunu eleştiren gazetelerden biridir. Gazete Batılı medya mensuplarına yönelttiği soruda, nasıl oluyor da İngiltere’de veya başka ülkelerde yüzlerce kişilik kısıtlı toplantıları ve mitingleri ve benzeri eylemleri kaçırmadıkları ve hakkında onlarca film, rapor ve görüntü yayımladıkları halde Kerbela’da düzenlenen ve beşeri mitinglerin en büyüğü olan bu barışçıl ve insani mitingi ve yürüyüşü gözardı ettiklerini ve üzerinden sessizce ve duyarsız bir şekilde es geçtiklerini soruyor.

Amerika’nın Hufington Post gazetesi raporunda Hüseyni Erbain yürüyüşü sırasında sabır, hoşgörü, fedakarlık, cömertlik, kardeşlik ve sevgi gibi değerleri somut bir şekilde görmenin mümkün olduğunu belirterek şöyle devam ediyor: Gerçek kahramanlar, Hollywood stüdyolarında yaratılan içi boş hayali kahramanlar değil, asıl bu insanlardır, zira beşeri en büyük hamaseti yaratıyorlar. Eğer hakikaten gerçek ve hakiki İslam dini ile tanışmak istiyorsanız, size Erbain ziyaretini tavsiye ediyoruz. Zira bu etkinlik Hz. Muhammed’in -s- beşeriyete sunduğu ve tekfircilerin tahrif etmeye çalıştığı tüm değerlerin bir arada sunulduğu festival ve mitingdir.

 

Hufington Post gazetesi raporun sonunda da şöyle diyor: Eğer IŞİD’in kökleri ve inanç ilkeleri ile tanışmak istiyorsanız, bu örgütün düşmanlarını tanımalısınız. Büyük Erbain mitingi, tüm insani ve İslamî yüce değerlerin ve faziletlerin tecelli ettiği meydandır. Batı’da İslam’ın şiddet ve radikalizm  simgeleri olarak tanıtılmaya çalışılan her şeyin tam tersini Erbain mitinginde görmek mümkün. Başta sapkın vahabi akımı olmak üzere tekfirci terörist akımların şiddet ve cinayet içerikli davranışlarının tam tersini büyük Erbain mitinginde görmek mümkün.

Erbain yürüyüşünde hiç kimseden dini sorulmaz, herkes Hüseyin -s- hayranıdır, herkes özgürlük, adalet, kardeşlik ve insaniyet taraftarıdır. Bu insanlar tüm bu faziletleri Hüseyin bin Ali’de -s- görmüştür. Dünyanın yüze yakın ülkesinden insanlar çeşitli mezheplerden ve farklı inançlarda Hüseyni Erbain yürüyüşüne katılır. Nasıl ki Hac merasiminde Müslümanlar tek bir hedefe, yani Kabe’ye doğru yöneliyorsa ve tüm dünyevi bağlardan ve hatta görecede elbiselerinden koparak beyaz renkte kefeni andıran ihrama bürünüyorsa ve böylece görece farklılıkları ortadan kaldırıyorsa, muhteşem Erbain merasiminde de tüm Ehl-i Beyt hayranları gönüllerin Kabe’sı İmam Hüseyin’e -s- yöneliyor.

Oct 29, 2018 19:42 Europe/Istanbul
Görüşler