Bugün dijital bilginin sanal ortamın çocuklara verdiği hasarı azaltma bağlamındaki etkinliğini ele almak istiyoruz.

Çeşitli medya araçları ve ağlarının gelişerek yayılması, 21.y.y.da aileleri bir takım fırsatlar ve hasarlarla karşı karşıya getirmiştir. Söz konusu medya çevreleri ve başında sanal ortam doğru bir şekilde kullanıldığı takdirde, aile bireylerin yaşamlarının çeşitli boyutlarında ciddi değişikliklere sebep olabilir. Son yıllarda sanal ortam, gelişmekte olan ülkelerin eğitim sistemlerinin en önemli kaygılarından biri haline gelmiştir; bu ortam insanın gelişmesi ve yükselmesi için iyi bir fırsat ve kapasite olmasına rağmen kendine has hasarları ve tehlikeleri de söz konusudur. Tabi ki uzmanlar gençler ve çocukların bu ortamlara bağımlı olmalarının söz konusu hasarların en büyük tehlikelerinden olduğunu belirtiyorlar. Gençler ve çocuklar böyle bir imkan ve teknolojiye ulaşmadan önce gereken bilgi ve kültüre sahip olmaları gerekir.

Çocuklar ve gençlerin sanal ortama bağımlı olmaları ile ilgili güvenli istatistikler bulunmuyor. Çocuklar sanal ortama fazla bağlı olmayabilir, fakat vakitlerinin bir çoğunu tablet ve bilgisayar oyunları ile geçirebilirler. Bu kesim ile ilgili endişe uyandıran konu ise onların sırf sanal ortam değil, dijital araçlarla olan bağlantılarıdır.Bu yaştaki çocuklar, sanal ortamdan doğru bir algıya sahip değiller. Çocuk için izlediğinin internette sanal bir ortam olup olmaması önemli değildir, onun için önemli olan ise onun eğlenmesini sağlayan çekici bir araç olmasıdır. Bu araçların özellikle çocuklar ve gençlerin arasında doğru kullanılmaması, uyku bozukluğu, fiziki rahatsızlıklar, stres ve tedirginlik, huysuzluk, toplumla ilişki kuramamak, boş vakit geçirmek, eğitimde performans düşüklüğü ve yaratıcılığın azalması gibi hasarlara sebep olabilir, bu yüzden bu konuya dikkat etmek gerekir.

Sanal ortamdaki hasarların en aza indirgenmesi için tüm aile fertlerinin "dijital bilgiye" sahip olması gerekir; böylece bu alandaki hasarlar ve zararları tespit ederek, ona engel olabilir ve sanal ortamın imkanlarından en iyi şekilde yararlanabilirler. Ailelerin bu ortamın tehlikelerinden habersiz olmaları ayrıca çocukların da bu ortamı doğru kullanmanın ilkelerini bilmemeleri, kendilerine bir çok sorunun oluşmasına sebep olabilirler. İnternet kullanan büyük bir çoğunluk, bu ortamın kendi kişisel bilgi ve fotoğraflarını yükleme ve saklama tehlikesinden habersizdirler ve bu yüzden korkusuzca bu alanda faaliyet yapıyorlar. Tabi ki sahtekarlar ve vurguncular da kullanıcıların bilgisizliğini suiistimal edip, onların haysiyet ve kişisel mahremiyetlerini bozarak kullanıcıları rahatsız ediyorlar.

Bilgi teknolojileri ve iletişim kurumunun internet sayfasında da belirtildiği üzere İnternette karşılaşılması muhtemel tüm tehditlerin kökeninde gerçek hayattaki tehditler vardır. İnternet için var olan tüm risk başlıkları gerçek hayatta da karşılaşılabilecek durumlardır. Dolayısıyla çocuklarımızı nasıl gerçek hayatta ki tüm bu tehlikelerden korumak için çaba harcıyor ve kurallar koyuyorsak interneti de bilinçli, güvenli ve etkin bir şekilde kullanmayı öğrenerek ve çocuklara bunu öğreterek, sanal dünyanın risklerini minimize edebilir ve eğitim, iletişim ve güzel zaman geçirme gibi katkıları çocuklarımıza fırsat olarak sunabiliriz. Günümüzde çocukların çoğunun bilgi ve iletişim teknolojileri kullanımı ebeveynlere oranla daha ileri seviyededir. Anne ve babaların internet ve bilgisayar teknolojileri konusunda bilgi sahibi olmaları, eğer bu konuda yeterince bilgi sahibi değillerse kendilerini geliştirmeleri, en azından çocuklarını doğru yönlendirecek ve denetleme yapabilecek seviyede internet kullanımını öğrenmeleri gerekmektedir.

Çocukluk döneminde  doğru bir yönetim olmazsa ve çocuklar dijital aletlere fazlasıyla bağımlı olursa, ergenlik çağına geldiğinde büyük ihtimalle sanal ortama daha fazla bağlı olurlar. Zira daha önceden onlar için gereken aletler hazırlanmıştı ve hali hazırda sadece onun içeriği değişmiştir. Bu yüzden  her zaman bir hastalığı tedaviden önce önlemek daha uygun olur. Ebeveyn ilk etapta çocuklarının bilinçsizce sanal ortamda faaliyet yapmalarına  izin vermemeli. Eğer çocuk şimdiye kadar sanal ortam ve dijital aletlere ihtiyaç hissetmediyse buna önayak olmamalı ve bu ortamı onlara hazırlamamalı. Örneğin onları sevindirmek için doğum günü hediyesi için tablet veya akıllı cep telefonu alınmamalı.

Bazı Çocuklar ve gençler Sanal ortama ve iletişim araçlarına fazlasıyla bağlı olmaları nedeniyle bu ikisine ulaşamadıkları zaman, ne yapacağını bilmez ve sinirli olur. Bu aşamada onların kullandıkları sanal ortamın içeriğine dikkat etmek gerekiyor. Zira tablet veya herhangi bir aletin  çocuktan alınması çare olamaz. İlk adımda onları tehlikesiz ailevi gruplara ve sağlıklı sanal ortamlara üye yapmak gerekir; tabi ki ebeveyn de bu gruplara üye olmalıdır zira böylece söz konusu ortam ve grubun içeriğini kontrol edebilirler. Böylece sağlıklı içeriği olan ortamları yönetmekle onları tehlikeli grup ve sanal ortamlardan uzak tutabiliriz.

Aileler, çocukları internetteki tehlikelerden korumak için bilgisayarlarında güncel antivirüs, filtre ve güvenlik duvarı programları uygulamaları kullanmalıdırlar. Ebeveyn denetimi ise, aileler tarafından zararlı içeriğe filtre uygulamasını, çocuğun İnternet'te geçireceği sürenin belirlenmesini, bağlandığı sitelerin izlenmesini ve bu sitelerde çocuğun neler yaptığının belirlenmesini sağlayan uygulamalardır.

Bu arda aileler çocuklarını, çevrimiçi ortamda kendilerini rahatsız ya da tehdit altında hissettiren bir şey ya da bir kişi olduğunda kendilerine iletmeleri için teşvik etmelidirler.

Böyle bir olayla karşılaşıldığında, aileler sakin olmalı ve çocuklarına bu türden şeyleri kendilerine ilettiklerinde bir sorunla karşılaşmayacaklarını anımsatmalıdırlar. Davranışları takdir edilmeli ve aynı şey yeniden olduğunda yine ailelerine gelmeleri konusunda yüreklendirilmelidir.

Bir sonraki adımda gerçek ortamlar sanal ortamların yerini almasına yardımcı olmalılar. Örneğin eğer bir çocuk günde 3 ila 4 saatını tablet veya cep telefonunda harcıyorsa, onun yerine kitap ve kitap okuma  alışkanlığını alternatif olarak gösterebiliriz. Tabii ki yeni neslin zevklerinin farkına varmalı ve ona dikkat edilmeli. Böylece sesli ve dijital kitaplar bu ortamda onlar için daha cazip ve uygun olabilir, gerçi kitap ve kitap okuma alışkanlığı da onlara çekici olmalı. İran’da Bu bağlamda  bazı araştırma motorları tarafından hazırlanan ortamlar bir nevi gerçek sosyal siteleri oluşturarak kullanıcılara daha çekici bir ortam oluşturmuşlardır.

Sanal ortam ve dijital aletlere bağımlılık, çocuklarda ve gençlerde bazı davranış bozukluklarına sebep oluyor; bu aşamada kesinlikle uzmanlar ve danışmanların yardımından faydalanmakta yarar var. Aileler bazen sevgi nedeniyle istemeden çocukları ile olan ilişkilerini zedeleyecek davranışlarda bulunuyorlar. Bu yüzden Uzmanlar ve danışmanların yardımıyla bu gibi davranışlardan kaçınmalı.

Mar 06, 2018 20:40 Europe/Istanbul
Görüşler