Evrensel insan hakları bildirisi 12. Maddesinde şöyle diyor: Özel yaşama alanı, ailevi işler, ikametgah veya yazışmalar, başına buyruk müdahalelere maruz kalmamalıdır.

Ayrıca hiç kimsenin haysiyetine ve iyi şöhretine saldırılamaz. Her insan bu tür müdahalelere veya tecavüzlere karşı yasaların korumasından yararlanma hakkına sahiptir.

 

Özel yaşam alanı, ifşa edildiği takdirde bilginin sahibine ruhi veya mali veya cismi açılardan zarar verebilecek bilgilere denir.

Medeni hal durumu, doğum tarihi, milli numarası, mali ve banka bilgileri, tıbbi bilgiler, temasları ile ilgili bilgi ve içinden benzeri bilgilerin çıkarılabilecek bilgiler veya ticari veya ticari olmayan durumlarda kullanılabilecek bilgiler her insanın özel yaşam alanını oluşturur.

Dünyanın bir çok ülkesi insanların özel yaşam alanını koruma altına almak için bazı yasalar çıkarılmıştır. Bu yasalar insan hakları ile ilgili yasaların altında yer aldığından genellikle sıkı yasalar sayılır.

 

Şimdiye kadar bir çok kez bazı insanların uzun yıllar uzak kaldıkları bir dostu veya akrabayı sosyal paylaşım siteleri üzerinden bulduğunu ve onlarla irtibata geçtiğini duymuşuzdur.

Sosyal paylaşım siteleri insanların birbirini kolayca bulmaları ve birbiriyle irtibat kurmaları ve bilgilerini buldukları insanlarla paylaşma imkanını sağladığı gibi olumlu bir imkan sunmaktadır.

Şimdi burada gündeme gelen soru şu ki, acaba eş dosttan başka kimler bu tür bilgilerin peşindedir ve bu bilgilerden nasıl ve hangi yönde yararlanmak istemektedir?

Acaba bu alanda kullanıcının hakları ve paylaştığı bilgilerin mülkiyet hakkına uyuluyor mu dersiniz? Sosyal paylaşım sitelerinin kullanıcıları ve yöneticilerinin bu tür ortamlarda ahlaki elzemleri nelerdir?

 

Kuşkusuz başta facebook olmak üzere sosyal paylaşım siteleri kullanıcıların davranış modellerini anlayacak sistemleri vardır. Bu iddianın ispatı için arada bir bu firmadan dışarı sızan bol bol haberlerden gerekli şahitleri çıkarmak mümkün.

2014 yılında başlayan bir araştırmada facebook bilgi grubuna üye uzmanlar bir iddiayı ileri sürerek istatistiklere göre kullanıcıların arasında ilişkilerin şekillendiği ve geliştiğine dair kesin kanıtlar bulduklarını belirttiler. Bu araştırmaya göre tanışmaların başındı atılan postların sayısı artıyor ve ilişki resmiyet kazandıktan sonra çiftlerin attığı postların sayısı yavaş yavaş azalıyor ve iki taraf online ilişki yerine birbiriyle daha fazla zaman geçirmeyi tercih etmeye başlıyor.

 

Kuşkusuz bir kullanıcının duygusal ilişkilerinin başlamasından haberdar olmak büyük tesirleri olabilir. örneğin sosyal paylaşım siteleri evlilik aşamasında olan milyonlarca kullanıcının bilgilerini online evlilik hediyelerini satan firmalara verebilir veya bir evlilik bozulunca bilgisini hukukla ilgilenen müesseselere verebilir.

 

Sosyal paylaşım sitelerinde bir çok kullanıcının esas sorunu şu ki üye olduğu sitenin sözleşmesini okuyarak sosyal paylaşım sitesine verdiği izinlerin hakkında bilgi edinmiyor. Bu durum, özellikle facebook gibi bir sitenin 4500 kelimede hazırladığı üyelik şartlarında onların bilgilerini istediği gibi kullanacağını ve bu açıdan hiç bir yasayı ihlal etmediğini ve hiç bir hakkı çiğnemediğini belirtmiş olmasını öğrenince daha da belirgin hale geliyor.

 

2014 yılında facebook sitesi bir yarışma düzenledi ve kullanıcılarından kendileri ve arkadaşları hakkında bazı özel sorulara cevap vererek kişiliklerini anlamaya çalışmalarını istedi.

Aslında bu tür yarışmalar veya oyunlar internette sık sık sunulur ve hepsi ve özellikle facebook kullanıcıların sırlarını korumak ve yarışma veya oyun bitiminde yok etmekle yükümlüdür. Ancak bir süre önce Cambridge Analytica uzmanlarından Christopher Wiley, facebook firması bu yarışmaya katılan 270 bin kullanıcının izni olmaksızın bilgilerini Cambridge Analytica’ya sattığını ve bu firma böylece kullanıcıların özel bilgilerine ulaştığını ifşa etti.

 

Cambridge Analytica bir özel firmadır. Bu firma siyasi ve seçim süreçlerinde bu tür bilgileri analiz ederek stratejik iletişim alanında bazı hizmetler sunuyor. Bu firmanın 2014 yılında Amerika’da 44 seçime müdahale ettiği belirtiliyor. Mart 2018 tarihinde New York Times ve Observer gazeteleri bu firma akademik amaçlar için toplanan online özel bilgileri izinsiz kullanarak siyasi rekabetlerde kullandığını yazdı. Kurban kullanıcıların %97 kadarı Amerikalı ve geriye kalanlar da başka ülkelerin vatandaşlarıydı. Cambridge Analytica bu bilgilerden Amerika başkanlık seçimlerinden Donald Trump lehine yararlanmıştı.

 

2018 yılında bu firmaya yönelik patlak veren medya skandalı pratikte firmanın tüm müşterileri ve kaynaklarının firmadan kaçmasına yol açtı. Cambridge Analytica Mayıs ayının başında artık çalışmalarına devam edemeyeceğini ve iflas ilanından başka çaresi kalmadığını açıkladı. Buna karşın Cambridge Analytica kullanıcılarının bilgilerini kötüye kullanan tek firma olmadığı belirtilmelidir. Gerçek şu ki sosyal paylaşım siteleri uzun yıllar bir çok kullanıcının özel bilgilerini toplamış ve bir çok durumda da bu işe bir yarışma veya oyun düzenleyerek başlamıştır.

 

Son maceraların ardından Mark Zakerberg firması bu platformdan yararlanan her türlü elektronik programı titizlikle inceleyeceği yönünde söz verdi. Zakerberg ayrıca facebook firması kullanıcıların özel bilgilerini kullandığı takdirde bu konuda kullanıcılarını bilgilendirme sözü verdi.

Ancak buna karşın facebook firmasını verdiği zararı telafi etmenin mümkün olmadığı belirtiliyor. Cambridge Analytica’dan başka diğer bazı firmaların da facebook’un eski bilgilerine ulaşabildikleri ve bunu hiç bir şekilde engellemenin mümkün olmadığı anlaşılıyor.

 

Hali hazırda hemen hemen tüm dijital sistemler türlü yollardan sahibinin özel yaşam alanına burnunu sokuyor. Arama motorları, reklamcılar, elektronik ticaret platformları ve hatta wireless modemleri ve internet hizmeti sunan firmalar bile insanların kimliği, konumu ve diğer bilgilerine ulaşmak istiyor.

 

Yeni yeni yapılan ifşaata göre facebook sosyal paylaşım sitesi üzerinden kullanıcılarının bilgilerini toplamaktan başka dünya genelinde 8.4 milyon internet sitesinde internet kullanıcılarını da takip ediyor. Facebook’un bilgi toplama çalışması hatta kullanıcı Incognito kabiliyetini kullandığı zamanlarda bile devam ediyor. Facebook, bu sitenin like tuşundan bu sosyal paylaşım sitesinde bilgilerini paylaşan web siteleri veya pixel özelliğini kullanan web sitelerinin kullanıcılarının bilgilerini toplama ve depolama kapasitesine sahiptir.  Facebook pixeli bir koddur ve bu kodu kullanarak facebook sitesindeki reklamlardan ilgili web sitesine yönlenme oranlarını gözetlemek mümkün. Bu kod web sitesi yazılımcıları ve sahipleri tarafından söz konusu sitenin programına yerleştiriliyor ve böylece facebook sitesindeki reklamlardan ilgili web sitesine yönlenme oranlarını gözetlemek mümkün oluyor.

 

Facebook genel politikalar bölümü Başkanı Rebbeca Steamson bu konuyu İngiltere parlamentosunda 14 Mayıs tarihinde düzenlenen oturumda açıkladı. Steamson, facebook’un 9 ila 16 Nisan 2018 tarihlerinde internet genelinde milyonlarca web sitesi ziyaretçilerinin bilgilerini facebook’un like tuşunu kullandıkları takdirde topladığını belirtti. Steamson benzer açıklamayı da facebook’un pixel özelliği hakkında yaptı ve 931 siteden bu şekilde bilgi topladıklarını kaydetti. Gerçi henüz internet ortamından kaç web sitesi bu şekilde facebook tarafından gözetildiği ve kullanıcıların bilgileri toplandığı kesin olarak bilinmiyor.

 

Gerçekte bu şekilde bilgi toplamak, facebook sitesinin çalışması ve ticaretinin temel anahtarı olduğu söylenebilir. Yine sunulan bazı bilgiler bazı web sitelerinin ziyaretçi sayısından başka facebook’a daha fazla bilgi sunduğunu da gösteriyor. Örneği bir mağaza hatta kullanıcının seçtiği ayakkabı modelini bile facebook’a veriyor.

 

 

Bu arada bu özellikten sadece facebook yararlanmadığı meselenin önemli noktalarından biri olduğu belirtilmelidir. Bu tür bilgi çalan sitelere google, Linkdin, twitter ve diğer bazı web siteleri ve servisleri de eklemek gerekir. Örneğin google analytics, dev arama motorunun çeşitli kullanıcıların bilgilerin toplamak için yararlandığı en güçlü servislerden biridir. ancak facebook sitesini twitter gibi diğer sosyal paylaşım sitesinden farklı kılan kolu, bu servisin aktif kullanıcı sayısının çok geniş olması ve yine bu sosyal paylaşım sitesinin kullanıcılarından bilgi toplamayı çok geniş boyutlarda yapmış olmasıdır.

 

Ve son olarak şunu belirtmek gerekir ki maalesef insanın özel yaşam alanı sosyal paylaşım sitelerinde çok kırılgandır ve her türlü suiistifadeye açıktır. Üstelik bu ortamda işlenen suçu adli açıdan takip etme şansı da çok azdır, zira bu bilgiler geniş çapta ve kimliği belirsiz taraflara sunulmakta ve bunlar kolay kolay tespit edilememektedir, öyle ki hatta suiistifadeye maruz kalan insan belki de hiç bir zaman bu durumu farketmeyebilir. Öte yandan kullanıcıların kendi bilgileri üzerinde mülkiyet hakkı da kesin ve kat’i bir durum değildir ve sosyal paylaşım siteleri bu bilgilerden istedikleri biçimde ve her türlü siyasi ve sosyal amaç uğruna kullanabilir.

 

Alman uzman Paol Fransis ise bu konuda şöyle diyor: gerçek özel yaşam alanı veya tanınmazlık özelliği eğer varsa bile şimdi artık ölmüştür. Biz sırf sadece kendi özel yaşam alanımızı adım adım korumaya ümitvar olabiliriz.

Jul 09, 2018 22:55 Europe/Istanbul
Görüşler