3. Uluslararası Goherşad ödülleri dağıtıldı. Bu etkinliğin amacı İslam dünyasında hayırsever kadınları tanıtmak ve takdir etmektir.

Kültür alanında belirleyici bir hareket ve yörünge olarak sürekli gündemde olan alanlardan biri, kültür alanında örnek insanların tanıtılmasıdır. Kuşkusuz bu etkinliğin amacı kültür alanını daha da neşeli ve canlı ve hareketli hale getirmek ve kültürel programların niteliğini ve niceliğini geliştirerek daha etkili olmalarını sağlamaktır.

Eğer belirlenen kültürel örnekler halkın inançları ve değerleri ile uyumlu olursa ve yine halkın dini ve sosyal değerlere bakışına daha yakın duracak olursa, doğal olarak halkın gönlüne daha rahat bir şekilde yerleşir ve halk da bu örneklerle daha derin irtibat kurarak onlardan yararlanabilir.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei kutsal Rezevi külliyenin mütevellisine hitaben yazdığı yedi maddelik bildirgesinde şu ifadelere yer vermişti: kutsal Rezevi külliye büyük bir kültürel kapasitedir ve ülkenin ve İslam dünyasının genel atmosferini etkileyebilir ve şayeste olan şu ki, kültürel seçkin şahsiyetlerin yardımı ile bu eşsiz kapasiteden Kur'an'ı Kerim maarifi ve ehli beyt -s- siyerini yaygınlaştırmakta yararlanmak gerekir.

 

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei’nin değerli tavsiyesi doğrultusunda kutsal Rezevi külliye kültürel kapasiteleri tanıtmak ve dünya genelinde yaygınlaştırmak üzere bazı uygulamalara imza atmaya başladı. Uluslararası Goherşad festivali bu uygulamalardan biridir. Bu festivalde çeşitli alanlarda hayır işlerini gerçekleştiren seçkin kadınlar İmam Rıza -s- veladet yıldönümüne denk gelen günlerde açıklanarak takdir ediliyor. Bu çerçevede her yıl festivalde hayırsever kadınlardan 8 kişi seçilerek ödüllendiriliyor. Bu yıl yine geçmiş yıllarda olduğu gibi 4 İranlı ve 4 yabancı hayırsever kadına ödül verildi.

Image Caption

 

Uluslararası Goherşad ödülü hayırseverliğin önemini idrak eden ve bu yola adım atan hayırsever kadınlarına veriliyor ve böylece İslam dünyasında ve daha genelde beşeri camiada hayır işlerinde bulunan ve hayırseverlik yoluna adım adan insanların topluma birer örnek olarak tanıtılmasına ve başkalarının da bu insanların yolunu izleyerek hayır işlerine yönelmelerine zemin hazırlanıyor.

Kuşkusuz bu kültürel hareketle birlikte İran toplumunda ve İslam dünyasında ve hatta dünya genelinde hayırseverlik hareketi yaygınlaşıyor.

 

Bundan başka uluslararası Goherşad festivali hayırseverlik alanında yeni bir akımın başlamasına ve insanların hayır işlerinde bulunma yönünde teşvik edilmelerine vesile oluyor.

 

Uluslararası İmam Rıza -s- kültür ve sanat vakfı Başkanı Seyyid Cevad Caferi bu konuda şöyle diyor: uluslararası Goherşad ödülü, hayırseverlik alanının çeşitli boyutlarını kapsıyor. Örneğin kutsal savunma yıllarında veya dünyanın neresinde olursa olsun, batıla karşı hak cephesinde savaşan tüm insanlar toplumun hayırsever insanları olarak tanıtılıyor. Yine nerede mahrum ve mağdur bölge varsa, oralarda mustazaf insanlara yardım eden veya esir düşen mazlum insanları kurtarmak için canını tehlikeye atan insanlar veya imar, tıp, eğitim, bilimsel araştırma, kültür ve sanat alanlarında faaliyet yürüten insanlar, hepsi hayırsever insanlar olarak tespit ediliyor ve topluma tanıtılıyor. Dolaysıyla bu festivalin muhatapları kısıtlı bir topluluktan oluşmuyor ve bu festival her zaman ve her yerde bir hayır işi yapan herkesi kapsayarak muhatap alabiliyor.

 

Vakıf ve adak gibi hasene gelenekler, Müslüman milletlerin tarihinde derin kökleri bulunan geleneklerdir ve hayır işlerinde bulunmak ve insanlara bir nevi iyilik etmek, İslamî toplumların ta ilk çağlardan bu yanan insanların genel kültürünün bir parçası olmuştur.

Kur'an'ı Kerim ve ıtret kültüründe hayırseverlik sadece mali yardımla sınırlı değildir. Bu kültürde insanlığa ve özellikle İslam dünyasına maddi manevi her türlü olumlu etkisi olan her türlü hayır işi, İslam’ın gözetlediği hayırseverlik çemberinde yer alıyor.

 

Bu arada İslam dünyasında kadınların hayır işlerinde öncülüğü ve bu alanda rol ifa ettikleri bilinen bir gerçektir. Nitekim İslam tarihinde bir çok kadın faydalı ve etkili sosyal süreçlere katılımları ile insanlara ve insanlığa  ve özellikle Müslümanlara hizmet etmek ve yardımda bulunmakta üzerlerine düşen payı yerine getirmiştir. Buna göre İslam tarihinin sayfalarında yer yer hayırsever çok sayıda kadından söz ediliyor. Bu kadınlardan bazılarının hatta adı bile bilinmiyor, zira onlar hayır amellerini ün kazanmak gibi basit ve ucuz amaçlar için yerine getirmemiştir.

 

İslam tarihinde İran krallarından Timuri hanedanı kralı Şahroh’un eşi Goherşad hatun, İslam dinini yüceltmek ve ülkülerini gerçekleştirmek yolunda büyük çaba harcayan örnek kadınlardan biridir. Goherşad hatun İran sarayının güçlü, zengin ve politikacı kadınlarından biriydi ve annesinin gözetiminde edebiyat, kültür ve sanatsever bir kadın olarak yetişti ve ülkenin imarına ve abat olmasına özel ilgi gösterdi.

Bugün Goherşad hatun İslam dünyasında bir dayanışma simgesi olarak bilinmektedir ve kutsal Rezevi külliyesinde yer alan Goherşad ulu camii de bu mümin ve hayırsever kadının ehli beyte -s- yönelik sevgi, saygı ve büyük aşkının simgesi olarak yer almaktadır.

Image Caption

 

Bu yılki uluslararası Goherşad festivalinde jüri heyeti 120 hayırsever kadının çalışmalarını gözden geçirdikten sonra bu yılın 8 hayırsever kadınını seçti.

Efsane Said Tahrani, şimdiye kadar 50 okul inşa ettiren hayırsever kadınlardan biridir. Şehit Enderzgu’nun eşi Kübra Silsepur ise uzun yıllar eşinin mücadele sürecinde onunla omuz omuza mücadele eden bir kadındır. Necme Kerbelai Nevruz is Bem depreminde depremzedelere yardım çalışmasında aktif bir şekilde yer alan, ayrıca seçkin girişimci olan ve bir kaç kitap çeviren kadınlardan biridir. Leyla Lendi İsfahani ise üniversite hocası ve hastalara yardım alanında faaliyet yürüten dördüncü İranlı seçkin kadındır. Adı geçen dört kadın 3. Uluslararası Goherşad ödülünü kazanan kadınlar olarak açıklandı.

 

3. Uluslararası Goherşad ödülünün kapanış töreninde konuşan kutsal Rezevi külliyenin mütevellisi Hüccetülislam İbrahim Reisi şöyle dedi: Gerçek hayır amel, çıkar gözetmeksizin yapılan ameldir. Hayırseverliğin bazı göstergeleri vardır ve dünyada yapılan her bağış, kerem ve keramet sayılmaz. Keremli bağış hareketinin ilk göstergesi, Allah rızası ve Allah’a yönelmek için yapılmasıdır. Ahlaki kerametlere ulaşmak ve erdem zirvelerine varmakta kadınla erkek arasında hiç bir fark yoktur. Ancak bu süreçte kadınlar sosyal gelişmelerde ve hayırsever ve ahlaki keramete kavuşan bir toplumun oluşmasında çok önemli rol ifa eder. Bugün kadınlar hayır işlerinde erkekleri solladıkları anlaşılıyor, hatta vakıf işlerinde bile vakıfta bulunan bir erkeğin ardında hayırsever bir kadın yer alıyor.

 

Kutsal Rezevi külliyenin mütevellisi Hüccetülislam İbrahim Reisi şöyle devam etti: Günümüzde İslam inkılabı sayesinde kadınlar toplumda önemli rol ifa ediyor ve uluslararası Goherşad ödülünün verildiği törenin amacı da hayırsever kadınları tanıtmak ve dünya genelinde bu yöndeki yetenekleri bulmak ve geliştirmektir. Böylece İslam dünyasının hayırsever kadınlarının yaşamının tüm boyutları araştırılarak topluma örnek kadınlar olarak tanılıyor. Bugün hiç bir sosyal gelişme içinde kadınlar yer almadan gerçekleşemez, nitekim kadınlar toplumda hakettikleri gerçek konumlarına kavuşmadan da bu gelişmeler gerçekleşmesi gerektiği gibi gerçekleşemez.

 

3. Uluslararası Goherşad festivalinin uluslararası bölümünde İslamî direniş ve uyanış, kültür, imar, tıp, eğitim, araştırma ve benzeri alanlarda faaliyet yürüten seçkin kadınlardan dördü Goherşad ödülünü kazandı.

Bu kadınlardan birincisi Zaria faciasında beş evladı şehit olan ve kendisi de gazi sayılan yönetmen ve yapımcı Nijeryalı Jumay Ahmet Karufi, ikincisi çocuklara yardım ve okul yapma alanında faaliyet yürüten ve Tayland’da Müslüman kadınlar vakfını kurarak yöneten Taylandlı Dara Kiyati Taray, üçüncüsü çocuklara yardım alanında faaliyet yürüten Tanzanyalı Hayren Albahay Mamakike ve dördüncüsü de Avrupalı Müslüman kadınların birliği Başkanı ve Londra’da Lebbeyk Ya Zehra müessesesinin kurucusu İngiliz Ümmi Ferve Nakav’dir.

Image Caption

 

Tayland’da Müslüman kadınlar vakfını kurarak yöneten Taylandlı Dara Kiyati Taray şöyle diyor: ben her yıl 140 yetim çocuğun bakımını üstleniyor. Bu çocuklar Müslüman ve gayri müslim kız ve erkek çocuklardan oluşuyor ve onlara üniversite aşamasına kadar destek veriyorum. Tayland’da bir çok kadın hayır kurumu kuruyor ve yetim çocuklara yardımcı oluyor. Fakat bu müessese daha fazla faaliyet yürüttüğü için Tayland’ı temsilen İran’a geldim.

 

Zaria faciasında beş evladı şehit olan ve kendisi de gazi sayılan yönetmen ve yapımcı Nijeryalı Jumay Ahmet Karufi ise şöyle diyor:

Nijerya’da şartlar çok zor. Gerçi arada bir faaliyetlerimiz yüzünden saldırıya uğruyoruz, tutuklanıyoruz, ancak Allah yolunda faaliyetimiz için azim ve irademiz asla eksilmiyor, bilakis bu tür saldırılar bizi daha da da azimli hale getiriyor. Biz hakiki İslam’ı tanıdık ve yaygınlaşması için çalışıyoruz.

Sep 01, 2018 11:27 Europe/Istanbul
Görüşler