Dec 08, 2018 05:40 Europe/Istanbul

5 Kasım tarihinde uygulanan 2. Tur yaptırımlar, direkt olarak İran halkını etkiliyor.

İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Amerika'nın 2. Tur yaptırımların uygulanması ardından şöyle dedi: Amerika'nın yaptıkları iş sadece halka baskı uygulamaktır, başka hiç kimseye baskı değildir. Halka ve diğer milletlere ve diğer firmalara ve diğer ülkeleredir; bugün sadece İran Amerika'nın siyasetinden öfkeli değildir hatta Avrupalı firmalar ve hükümetler de Amerika'nın siyasetinden öfkelidirler.

Amerika'nın yeni yaptırımları İran'ın petrol sektörünü bankacılık ve ticari ilişkilerini hedef almıştır. Bu tür yaptırımlar İran'ın dünya ekonomisi ile iş birliğinin kesilmesi anlamındadır. Amerika İran'a ekonomik baskı uygulamakla, sonuçta kendince İran'ı, kendi nükleer programları çevresinde yeni bir nükleer anlaşmayı imzalamaya mecbur etmeyi hedefliyor. Bu bağlamda Londra'da bulunan Chatham House düşünce enstitüsünde İran Dışişleri bakanlığı uluslararası ve siyasi araştırmalar merkezi başkanı Muhammed Kazım Seccadpur şöyle diyor: İran Amerika'nın tehditlerini kabul etmiyor ve yaptırımları uygulamakla Tahran’ı yeni müzakereye mecbur kılmak imkânsızdır.

8 Mayıs 2018 tarihinde Bercam’dan ayrılan Amerika başkanı Donald Trump, söz konusu anlaşmanın sadece İran çıkarlarını temin ettiğini ileri sürerek  Amerika'nın zararına olduğunu iddia etti ve yeni bir anlaşmanın imzalanması gerektiğini belirtti. Amerika'nın yeni anlaşmadan hedefi ise nükleer konuya kesinlikle ilgili olmayan diğer konuları anlaşmaya dâhil etmektir. İran'ın bölgesel varlığı ve etkinliği ayrıca İran'ın füze programları İran İslam Cumhuriyeti'nin iki önemli güç kabiliyetidir ve Amerika bu konulara müdahil olmak için her türlü yola başvuruyor. 

Velayet 97 tatbikatı

 

İran'ın bölgedeki etkin varlığı ve en son “velayet 97” ortak hava savunma tatbikatında bir kısmı sergilenen füze gücü, İran İslam Cumhuriyeti’ni bölgede belirleyici güç haline getirmiştir. Karadan havaya Şelemçe füzesi ve orta menzilli füze sistemi olan Tebes, " velayet 97 hava savunma" ortak tatbikatında başarı ile denendi. Bu bağlamda tatbikat sözcüsü General Mahmut Musevi, Şelemçe füzesi ve Tebes sisteminin başarı ile denendiğine işaretle şöyle dedi: ileri teknoloji ile bu teçhizatın yapımı ve çalıştırılması, İran İslam Cumhuriyeti'nin kendi ihtiyaçlarını iç kapasiteye dayanarak temin edebileceğini gösteriyor.

Amerika'nın yaptırımları,  aslında yaptırımların İran halkı ile birlikte İslam inkılabının hayatı boyunca devam ettiği ve yeni bir konu olmadığı bir ortamda, geniş propagandalarla başladı. Bu bağlamda İslam inkılabı rehberi Ayetullah  Seyyid Ali Hamenei  4 Kasım uluslararası istikbarla milli mücadele günü binlerce lise ve üniversite öğrencisini kabulünde yaptığı konuşmada böyle bir vurguda bulunarak söyle dedi: Amerikalıların bu 40 yıldaki girişimlerinden biri ekonomik savaş yapmaktır  ve İran'a karşı yaptırımların yeni bir girişim olduğunu söylemeleri, aslında kendileri veya Amerika halkını kandırmaktır, zira yaptırım konusu İslam inkılabı zaferinin başından beri var olan bir konudur.

Tabii ki İran halkı yaptırımların etkisini, hayatında hissedecektir fakat onlar eskiden ve çeşitli dönemlerde sabır ve direnişle çok zor dönemleri geride bıraktığını dünyaya ispatlamıştır. Vahdet, gönül birliği ve güdümlü programlama, Amerika’nın yaptırımlarını geride bırakmak için gereklidir. Trump yönetiminin yaptırımları uygulamaktan başlıca hedeflerinden biri halk ve yetkililer arasını açmaktır fakat bu bağlamda da Amerikalılar son 40 yılda başarısız olmuşlardır.

4 Kasım yürüyüşleri İran halkı ve İslam Cumhuriyeti nizam-ı arasındaki vahdetin göstergesidir. Üstelik yürüyüş sonunda yayınlanan bildiride de Amerika sömürüsüne karşı mücadeleye açıkça vurgu yapılmıştır. İran halkının istikbar ile milli mücadele günündeki etkinliklere milyonluk ve hamasi katılımı, dünyanda çeşitli Medya alanlarında da geniş yer aldı. Söz konusu medya çevreleri Amerikan’ın geniş yaptırımlarını uygulamaya başladığı gün ile eş zamanlı olarak İran halkının sokaklara inerek Amerika siyasetlerini kınadığını belirttiler.

Amerika Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve tekrar İran'a karşı tüm nükleer yaptırımların Ağustos ve kasım aylarında 2 kademede tekrar yürürlüğe girmesi, aslında Amerika'nın uluslararası yasaları çiğnemesi ve ayaklar altına alması anlamındadır. Trump’ın İran'a karşı izlediği tutum sadece İran karşıtı bir tutum değildir onun tüm dünyada uluslararası kriterlere itina etmemesi ise tüm ülkeleri etkiliyor. Trump hükümetinin politikası ise kendi iradesini dünyaya dayatmak ve ne pahasına olursa olsun kendi çıkarlarını ilerletmektir. Bu yüzden bu şartlarda tüm ülkelerin Amerika'ya karşı direnmesi ise zaruridir.

Gerçi Bercam Anlaşmasının geriye kalan tüm üyeleri Trump yönetiminin izlediği tutuma karşı muhalefet ederek Amerika'nın İran karşıtı yasa dışı yaptırımlarına karşı olduklarını vurguluyorlar, fakat onlardan pratiğe dönüşebilecek kararlar almaları bekleniyor. Bu bağlamda Fransa maliye ve ekonomi bakanı, Amerika'nın İran'a karşı yaptırımlarıyla mücadele bağlamında Euro’nun daha fazla kullanılmasını önerdi. Fransa maliye ve ekonomi bakanı Bruno le Maire, Bu bağlamda yaptığı açıklamada " Amerika'nın İran karşıtı tek yanlı yaptırımlara karşı uluslararası ticarette Euro'nun güçlendirilmesini kapsayacak girişimlerde bulunulması gerektiğini" söyledi.

.............

Bundan önce bazı Avrupa Birliği üyeleri ortak bir bildiride, Amerika yaptırımlarını dikkate almadan İran ile mali ilişkilerin etkin biçimde korunması hedefi ile Rusya, Çin ve diğer ülkelerle, işbirliğine devam kararlarından söz ettiler.

Bu çerçevede Rusya Merkez Bankası Rus SWIFT-SPFS'in hazırlandığını duyurarak iç ve dış bankalar ve mali kuruluşların teknik şartlarının hazır olmaları durumunda Rusya SWIFT’ine bağlanabileceklerini duyurdu.

Bundan önce de üst düzey bir Rus yetkilisi yaptığı açıklamada Tahran ve Moskova arasında yapılan görüşmelerde İran'ın mali ilişkiler için yerli Rusya sistemi SPFS'e katılma konusunu ele aldıklarını duyurdu. Rusya Duma meclisi mali işler Komisyonu Başkanı Anatoly Aksakov "İran ve Rusya arasında işbirliğinin teknik işlemlerinin yapıldığını ve İranlı firmalarla işbirliği imkanı ve direkt ödeme şartlarının hazırlandığını" belirti.

Her halükarda, tarihin de gösterdiği gibi Amerika'nın tüm ekonomik baskılarına rağmen, İran ilerleme zirvelerine doğru hareketini sürdürmektedir. İran'da üstün zeka gençlerinin nano veya yeni ilim üretmek için her geçen gün artan  çalışmaları, kendine yeterlilik hareketi çerçevesinde iç ihtiyaçları üretme ve doğal kaynaklar, dış kaynaklı sorunları geride bırakmak ve aşmak için dayanak gücü ve başarılı çalışmalardır.

Bu bağlamda İslam inkılabı muhafızlar ordusu Genel Komutanı vekili Tuğgeneral Hüseyin Selami'ye göre İran halkının tehditlere karşı direnişi ve kararlılığı, düşmanın tüm baskıları ve tehditlerini İran halkı için güzel fırsatlara çeviriyor. General Selami'nin belirttiğine göre yakın bir gelecekte tüm siyasi ve ekonomik sorunları aşmakla İran daha muktedir ve düşman daha da sönmüş olacaktır.

İslam inkılabının 40 yıllık tecrübesi, çözülmeyecek hiçbir sorun olmadığını gösteriyor. Üstelik halk ve hükümetin daha fazla iradeli olması sayesinde İran halkı bu tarihi zor dönemeçten de başarı ile geçeceğini gösterecektir. Bu tecrübeye dayanarak Dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Amerika'nın 2. Tur yaptırımları ardından İran halkına verdiği mesajda İran halkının bir kez daha Amerika'yı pişman edeceğini vurguladı.

İslam inkılabı rehberi de aynı doğrultuda Amerika'nın son 40 yılda ekonomik yaptırım ve savaştaki hedefinin İran'ı felce uğratmak ve geri bırakmak olduğuna işaretle şöyle dedi:

Ekonomik savaşta yaşanan ise, Amerika'nın isteğinin tersidir, zira kendine yeterlilik ve içeride üretime doğru hareket, hızlanmış ve günümüzde iyi fikirlere sahip üniversiteli gençlerden oluşan yüzlerce aktif grup, ülkede önemli çalışmalar ve işlerde bulunuyorlar.

İslam inkılabı rehberi ayrıca Amerika'nın dünyadaki durumuna ve şartlarına işaretle şöyle bir vurguda bulundu: daha geniş çapta bakıldığında Amerika'nın dünyadaki güç, iktidar ve azameti giderek sönmektedir ve günümüz Amerika’sı 40 yıl önceki Amerika'dan daha da zayıftır.

Görüşler