Amerika’nın Charlottesville adındaki küçük akademik kenti şiddetli sosyal kargaşa ve isyanla karşılaştı. Amerikan medyası ve sosyologları bu gerginliği, Amerika’da beyazların kendilerini üstün görmelerinin bir simgesi olarak yorumluyor ve şimdi kendini göstermeye başladığını belirtiyor.

Amerika birleşik devletleri uluslararası arenada güçlü ve etkili bir devlet gözükmesine karşın başta sosyal arenalar olmak üzere iç arenalarda oldukça kırılgan bir konum arz ediyor. Amerika’da her gün silah taşıma serbestliği sonucu yaşanan onlarca ölüm vakası ile ilgili haberlerden başka, arada bir bu ülkenin bazı kentlerinde kanlı çatışmaların ve şiddet içerikli isyanların haberi dünya medyasına yansıyor. Bu tür hadiselerde yaşanan şiddet ise Hollywood sinemasının ürünlerini aratmayacak niteliktedir.

Amerika’nın tüm insan hakları iddialarına rağmen Amerikan toplumunu yok olma noktasına sürükleyen en önemli çatlak bu ülkede tırmanan insan hakları ihlalleri ve özellikle uygulanan ırkçılıktır.

Son yıllarda her bir kaç ayda bir başta siyahiler olmak üzere bir renkli derili vatandaşın Amerika’nın herhangi bir kentinde öldürülmesi veya taciz edilmesi medyaya yansıyor ve ardından da büyük itiraz dalgaları yükseliyor. Son bir yılda Amerika’nın çeşitli eyaletlerinde yaşanan bu türden hadiseler adeta üçüncü dünya ülkelerinde yaşanan iç savaşları andırır nitelikteydi.

Son günlerde ise Amerika’nın Virjinia eyaletinin Charlottesville adındaki küçük akademik kenti bir dizi isyanlara ve protesto eylemlerine sahne oldu. Bu olaylarda bir kaç kişi öldü veya yaralandı.

Amerika’da radikal sağ örgütlerle bu anlayışa karşı olan grupların arasındaki çatışmalar Charlottesville kentinde bir aracın ırkçılık karşıtı grubun üzerine dalması ve ardından binlerce ırkçının yürüyüş düzenlemesinden sonra yeni bir aşamaya geldi. Aslında bu şiddet olayları, kentin parklarından birinde yer alan General Robert Lee’nin heykelinin kaldırılması ile başladı. General Lee Amerika’nın kölelik düzeni taraftarı olan Güney eyaletlerinin komutanlarından biriydi ve 19. Yüzyılda Kuzey eyaletlerinin ittifakına karşı savaştı ve sonunda da yenildi.

Radikal sağ örgütler yıllardır bu kentte kendilerince Amerikalı beyazların haklarını diğer ırklara karşı savunmak amacıyla benzer eylemleri düzenliyor. Gerçi bu kez Amerika Başkanı Donald Trump bu hadiseye gösterdiği tepki biçimi yüzünden sert eleştirilere maruz kaldı.

Amerika Başkanı Donald Trump’ı eleştiren çevreler, Trump’ın Charlottesville kentinde yaşanan hadiselere geç tepki verdiğini, üstelik verdiği tepkinin de bir Başkan düzeyinde olmadığını belirtiyor. Bir başka ifade ile Trump’ın bu şiddet olaylarına gerektiği gibi tepki vermediği anlaşılıyor. Amerikalı politikacılar Trump’ın olayların ilk günlerinde bu durumu kesin, net ve güçlü bir şekilde kınamak yerine sadece genel sözleri dile getirmekle yetindiğini kaydediyor.

İngiliz The Guardian gazetesi de bir raporunda sonunda Trump Charlottesville kentinde günlerce süren çatışma ve şiddetin ardından bu kentte yaşanan olayları kınadığını yazdı. Gazete şöyle devam etti: Trump baskılara karşı teslim oldu ve neo nazi örgütlerin ve diğer beyaz ırkçı akımların uygulamalarına bir kadın öldükten sonra tepki gösterdi. Trump şiddet içerikli çatışmalardan ancak iki gün sonra ırkçılığı şeytani bir amel niteledi. Trump Washington’da yaptığı açıklamasında Amerika’da nefret saçmaya yer olmadığını ve kim bunu yaparsa suçlu olduğunu söyledi

Amerika’da yayımlanan USA Today gazetesi Charlottesville kentinde yaşanan olaylarla ilgili yayımladığı raporunda, Trump’ın ahlakındaki kusurları bu hadiselerin yaşanmasında etkili  olan etkenlerden biri niteledi ve bunun Amerika’yı yok edebilecek bir süreç olacağını yazdı.

Gazete raporda şu ifadelere yer verdi: Trump’ın şiddet olaylarına gösterdiği tepkinin bu tür olayların kökünü tanıma eğilimi olmadığını yansıtması çok üzücüdür. Trump bir Başkan olarak hararetli konuşmalarına son vermiyor, zira bu konuşmaları onun taraftarlarını çatışmalara doğru sürüklüyor. Trump bu yönde taraftarlarını çok tehlikeli ve şiddet içerikli bir şekilde kışkırttı ve şimdi artık kendini onlardan ayrı gösteremez.

USA Today gazetesi rapora şöyle devam etti: Amerika’nın şimdiki Başkanı ateş yakan biridir ve sarfettiği sözcüklerle yaktığı ateşi daha da alevlendiriyor. Sözcükler ve özellikle zehirli sözcüklerin ömrü pek fazla sürmez, fakat bazı sözcüklerin içerdiği siyasi kavramlara dikkat etmek gerekir. Söylenen sözün geri alınamayacağı doğrudur, ama bundan daha kötüsü, Trump’ın hala kendi yöntemine devam etmesidir.

Gazete, Amerika Başkanı Trump bu yöntemini bir kenara bırakmadığı müddetçe sözleri kolay kolay çözümlenemeyecek gerginliklere yol açacağını vurguladı. Gazete ayrıca Amerika Başkanı Trump’ın güçsüz veya isteksiz olduğunu ve sonuçta önemli ahlaki bir karar alarak Amerika’nın akla hayale bile gelmeyecek şekilde infilak etmesini ve yıkılmasını engelleyemediğini belirtti.

Amerika’nın Newyorker dergisi de internet sayfasında “Charlottesville ve ABD’de ırkçılığı önemsiz gösterme gayreti” başlığı altında bir rapor yayımlayarak şu ifadelere yer verdi: 50 bin nüfuslu bu kent daha çok akademik bir görüntü arz ediyor. Kentin güzel yeşil alanları vardır ve bazıları burayı Amerika’nın en mutlu yeri olarak yaşam için seçiyor. Charlottesville ilerici değerleri olan liberal bir kenttir ve sürekli gelişme arz etmektedir. Ancak hafta sonu tatilinde radikal beyazlar nazivari sloganları ile düzenledikleri mitingde bu kentte bir kabus yarattılar. Bu miting beyazların 2017 yılında ilk mitingi değildi, sonuncusu da olmayacaktır.

Newyorker dergisinin raporuna göre Charlottesville'in gerçi modern insanları vardır, ama kesinlikle Amerikan ırkçılığını miras alan kentlerden biridir ve bu yüzden buradaki beyazlar kendilerinin üstün olduğunu haykırma cesareti bulmaktadır.

Dergi raporunda Amerika’nın bir çok kentinde olduğu gibi Charlottesville kentinin genel kültürü de karakterli bir maskenin altında saklandığını belirterek şöyle devam etti: Charlottesville siyasi kalkınmayı yakaladıklarını düşünen iyi beyaz insanların yaşadığı bir kenttir, ama şimdi bu kent Amerika’nın zengin beyazların hakimiyeti ile ilgili eski bir geleneğine şahit oluyor. Bu bakış bu kentte yüz yılı aşkın bir süreden beri hakimdir.

Aslında Amerika’da şimdiki durumu geçmişte beyazları üstün gördüğü döneme göre daha iyi durumda olduğu kanaati, bazen Ku Klux Klan gibi radikal ırkçı örgütlerin devreye girmesine sebebiyet veriyor. Gerçi Charlottesville kentinde yaşanan hadise, gelişmiş bir toplumda anormal ve aynı zamanda önemsiz bir hadise gibi gözüküyor, ama aynı zamanda ırkçı anlayışın çirkin yüzü ne denli iyi bir görünüşün ardında saklanmış olabileceğini de hatırlatıyor.

Uluslararası meseleler uzmanı Feridun Meclisi ise Amerika’nın Virjinia eyaletinin Charlottesville kentinde yaşanan ırkçı çatışmaları şöyle değerlendiriyor:

Radikal sağcılar Virjinia eyaletinin Charlottesville kentinde önceden planlanan bir protesto eylemi düzenledi, ancak bu eylem faşizm karşıtlarının karşılık vermesi ile şiddete dönüştü. Raporlar, radikal sağcıların muhalifleri bir araçla ezilmesi sonucunda bir kişinin öldüğünü ve en az 19 kişinin de yaralandığını gösteriyor. Ulusalcı beyazlar Amerika iç savaşının Güney eyaletlerinin kahramanlarından birinin heykelinin kaldırılmasına itiraz ediyordu ve bu heykelin kaldırılmasını savunanlarla çatışmaya girdi. Bu heykel kölelik düzeni taraftarı olan ve Amerika’nın 19. Yüzyılda iç savaşı sırasında Virjinia eyaletinin ordusuna komutanlık eden General Robert Lee’ye aitti ve bir parkta yer alıyordu.

Şimdi de beyaz ırkçı örgütler Amerika’da beyazların siyahilerden üstün olduğunu öngören kölelik dönemine ait yasaların yeniden uygulanmasını istiyor. Radikal ırkçılar faşist sloganlar atarak muhaliflerle çatıştı ve ardından Virjinia valisi olağanüstü hal durumu ilan etti.

Virjinia eyaletinde olağanüstü hal durumu ilan edildikten sonra CNN kanalı ABD Başkanı Donald Trump’ın tutumunu sert bir dille eleştirerek şu ifadelere yer verdi: Trump radikal sağ beyaz ırkçıları kınamakta kusur etti ve çok tehlikeli mesajlar verdi. Trump aynı zamanda Hillary Clinton, John Mc Cain, federal yargıçlar, cumhuriyetçi parti liderleri ve gazetecilere ağır bir şekilde saldırdı ve bu hadiseyi kınarken çok rahat bir şekilde tüm tarafları suçlu ilan etti. Gözlemciler ise Trump’ın bu olaylarla ilgili yanlış mesajlar vermeye başladığını belirtiyor.

Uluslararası meseleler uzmanı Feridun Meclisi, Virjinia eyaletinin Charlottesville kentinde yaşanan olayların esas nedeni hakkında yaptığı değerlendirmede şöyle konuştu: Bu eyalet eskiden Amerika’nın ırkçı ve radikal kesimlerinin merkeziydi. Amerika’da yaşanan Kuzey Güney savaşı da aslında bu eyaletten komuta ediliyordu ve Virjinia eyaleti kölelik düzenini savunan ordunun başında yer alıyordu. Gerçekte ilk kıvılcım da burada başladı ve bu zümrenin esas barikatı da burasıydı. Ancak buna karşın bazı fikri ve kültürel ve sosyal değişimler bu tür radikal sağ eğilimlerin hafiflemesine vesile oluyor, ama yine de Amerika’da beyaz ve Avrupalı köklerinin üstünlüğüne inanan radikal sağ örgütlerin nüfuzu ve etkisi altında bulunan önemli bir kesim vardır. Örneğin Ku Klux Klan örgütü eskiden vardı, şimdi de var ve beyazların üstünlüğünü savunur, Yahudi karşıtıdır, ırkçıdır, katolik inancına karşıdır, yerlilerden nefret eder. Bu zümre hedeflerine ulaşmak için her türlü ahlak dışı uygulamalardan da kaçınmaz. Örneğin kendilerini tuhaf kılıklara sokarak siyahileri korkutmaya çalışır veya terör, suikast, şiddet ve benzeri silahları kullanır. Bunlar siyahileri yakalayıp yakan ve idam eden zümredir ve en önemli merkezlerinden biri de Virjinia eyaleti olmuştur.

Uluslararası meseleler uzmanı Feridun Meclisi, ABD Başkanı Trump’ın Charlottesville kentinde yaşanan olaylara gösterdiği tepkide kusur etmesine işaret ederek değerlendirmesini şöyle sürdürüyor:

Amerika’nın düşünceli ve aydın kesimine ait olmayan Trump, bu tür radikal ve eşkiyalık anlayışına daha yakın duran biridir. nitekim haberlerde de 20 yaşındaki bir çocuğun nasıl arabası ile halkın üzerine gittiğini ve birini öldürdüğünü duydunuz. Gerçi bunu yapan kişi yakalandı. Ancak bu tür olaylara sebebiyet veren şey, Amerika başkanıdır ki pratikte bu tür hareketlerin propagandasını yapıyordu ve şimdi onları desteklemek zorunda kalıyor. Trump’ın bu olaya karşı pasif tepkisi pratikte bu tür örgütleri desteklediği anlamına gelir. Maalesef Amerika’nın bu yüzeysel düşünceli Başkanı çocuksu tavırları ile yanlış bir düşünceyi ortaya atıyor.

Sep 10, 2017 20:33 Europe/Istanbul
Görüşler