Tarih Myanmar rejimi ile korsan rejim İsrail arasında çok yakın ve sıcak ilişkilerin bulunduğunu gösteriyor.

İki rejim arasındaki ilişkilerin mazisi 1950’li yıllara ve siyonist rejimin Filistin topraklarında şom kuruluş yıllarına dayanıyor.

Müslümanlara soykırım uygulanması ve katliam edilmeleri, siyonist rejim İsrail’in ta Filistin ve Arap topraklarını işgal ettiği günlerden beri sürekli Tel aviv’in gözetlediği bir konu olmuştur. Bu doğrultuda eli kanlı siyonistlerin Müslümanları katliam etme planları sadece işgal altında bulunan Filistin topraklarında yaşayan Müslümanlarla sınırlı kalmadı ve dünyanın başka bölgelerinde yaşayan Müslümanları da kapsadı, gerçi başka ülkelerde bu tür katliamlar doğrudan yapılmadı ve daha çok dolaylı bir şekilde ve baskıcı rejimlerin veya Müslüman ülkelerde radikal milis güçlerin silah ihtiyacını karşılayarak yapıldı ki Kaşmir ve Myanmar bunun örnekleridir ve en son Myanmar rejimi Rohingyalı Müslüman azınlığı katletmeye başlamıştır.

Bu bağlamda siyonist gazete Haaretz yayımladığı bildirisinde İsrail savaş bakanlığı Myanmar’da Müslümanlara karşı uygulanan katliamlara rağmen bu ülkeye silah ihracatını durdurmayacaklarını açıkladığını yazdı.

Gerçekte siyonist rejimle Myanmar rejimi arasındaki ilişkiler çok uzak yıllara dayanıyor. 19. Yüzyılın başlarında Myanmar yahudi tacirlerin güneydoğu Asya bölgesinde en önemli ticaret hedeflerinden biriydi ve İngiliz sömürüsü sayesinde Japon işgalci güçler bu ülkeden atıldıktan sonra çok sayıda Yahudi Myanmar’a göç etti.

Öte yandan siyonist rejim İsrail 1948 yılında işgal edilen Filistin topraklarında kurulduktan sonra da Tel aviv rejimi Myanmar ile ilişkilerini sürdürmeye büyük özen gösterdi. Bu doğrultuda 1955 yılında Myanmar’ın dönem Başbakanı Yuno Tel aviv’e bir ziyaret gerçekleştirdi ve böylece işgal altındaki Filistin’i ziyaret eden ilk Asyalı lider oldu, oysa o günlerde bir çok ülke hala siyonist rejimi işgal altındaki Filistin topraklarında tanımamıştı ve İsrail’in uluslararası arenada inzivaya itilmesine özen gösteriliyordu. Myanmar dönem Başbakanı Yuno’nun Tel aviv ziyaretinin en önemli getirisi, Myanmar ordusundan yüzlerce subay ve askeri öğrencinin çeşitli askeri eğitimleri siyonist rejim askeri akademilerinde geçirmek üzere işgal altındaki Filistin’e gönderilmesi oldu.

İsrail ordusunun çeşitli ikinci el silah ve savaş uçağı, top, tank ve türlü mühimmatın alımı Myanmar dönem Başbakanı Yuno’nun İsrail ziyaretinin ikinci önemli getirisiydi. Tel aviv silah anlaşmasının devamında İsrailli askeri pilotları Myanmar hava kuvvetlerini eğitmek üzere Myanmar’a gönderdi.

Öte yandan Yuno bölgesel ve siyaset arenasında siyonist rejimi uluslararası Bandung konferansına katmak için geniş çaplı bir çaba sürdürmeye başladı. Bu konferans 29 Afrika ve Asya ülkesinin katılımı ile Endonezya’da düzenlenecek ve içinden bağlantısızlar hareketi doğacaktı. Fakat Yuno’nun tüm çabaları Arap ülkelerinin Myanmar ile diplomatik ve siyasi ilişkilerini kesme korkusundan başarısızlıkla sonuçlandı.

Üç yıl sonra yani 1958 yılında korsan İsrail’in dönem Cumhurbaşkanı Şimon Perez ve Başbakanı Moşe Dayan Myanmar’ın askeri komutanı ve Başbakanı Ni Vin ile görüşmek üzere bu ülkeye geldiler. Gerçekleşen görüşmelerde Myanmar dönem Başbakanı Ni Vin, ülkesinin siyonist rejime çok yönlü ve güçlü desteğini vurguladı ve 80 kadar Myanmarlı askerin işgal altındaki Filistin’e gitmeleri ve siyonist yerleşkelerde kullanılan gelişmiş tarım makineleri ve gıda maddeleri üreten cihazların kullanımını öğrenmelerini istedi.

1961 yılında ise siyonist rejim dönem Başbakanı David Ben Gorion Myanmar yetkilileri ile görüşmek ve ikili ilişkileri ele almak üzere bu ülkeyi ziyaret etti. Bu ziyaretten geriye kalan bazı görüntülerde Ben Gorion Myanmar halkının yerel şapkasını giydiği dikkat çekiyor.

Siyonist rejim İsrail’in Şimon Perez, Moşe Dayan, İshak Ben Zavi ve Golda Mayer gibi elebaşılarının 1960’lı yıllarda Myanmar ziyaretleri devam etti. 1970’li yıllarda korsan İsrail’in casusluk örgütü Mossad çeşitli kurslar düzenleyerek, Myanmar istihbarat subaylarının eğitimini üstlendi ve böylece iki rejim arasındaki ikili ilişkiler tüm düzeylerde ve tüm alanlarda gelişmeye başladı ve bu da korsan İsrail’in Myanmar’ı Asya bölgesinde dış politikasını yönetme merkezi olarak seçmesine yol açtı.

1980’li yıllarda ve İsrail ile Myanmar arasındaki iktisadi ilişkilerin doğrultusunda Myanmar’ın dönem hükümeti siyonist rejimin Tilrad adlı firması ile Myanmar’da sabit telefon merkezi açmak üzere 5 milyon dolar değerinde bir anlaşma imzaladı.

1980’li yıllarda siyonist rejimin bölgesel ve uluslararası işbirliği ajansı Maşav’ın Myanmar ülkesini geliştirme ve kalkındırma yönündeki faaliyeti büyük oranda arttı. Siyonist ajansın faaliyet alanlarından biri Myanmar’da tarım ve sulama kursları düzenlemekti. Böylece iki rejim arasında ticari, ilmi, sağlık, eğitim, tıp, teknoloji ve diğer alanlarda işbirliği artan bir şekilde devam etti. Bu yıllarda iki taraf bir işbirliği anlaşması imzaladı. Bu anlaşma gerçekte Myanmar ve siyonist rejimin ortak ticaret odasının açılmasını öngörüyordu. Bu anlaşmaların devamı hatta spor ve kültür alanlarına da uzandı ve iki taraf bu iki alanda da bazı anlaşmalar imzaladı. İki rejim vatandaşları arasında vize uygulamasının kaldırılması ise Myanmar ve korsan İsrail’in işbirliği ve samimi ilişkilerinin doruk noktasıydı.

Myanmar’da 1988 yılında yapılan askeri darbenin ardından medyada çıkan haberlerde siyonist rejim İsrail’in Myanmar askeri yönetimi ile çeşitli otomatik silahlar ve topların satışı üzerine bazı anlaşmalar imzaladığı ve bu ülkeye bir kaç parti askeri silah ve teçhizat gönderdiği belirtildi.

1995 yılında da İsrail’in Kor  adlı silah firması Myanmar’da askeri silah ve teçhizat üretmek üzere bir fabrika inşa etti. Bu firma keşif ve arama teçhizatı üretmekle ünlüdür.

Bundan başka İsrail’in komünikasyon ve iletişim alanlarında faaliyet yürüten Telirad firması da 1996 yılında Myanmar’da faaliyetini geliştirdi ve bu ülkenin bu alanlarda her türlü ihtiyacını karşılamaya başladı. Mayıs 1997’de siyonist rejim savaş bakanlığı El beyt adlı siyonist askeri firmanın Myanmar hükümeti ile imzaladığı anlaşmada Myanmar ordusuna bağlı savaş uçaklarını modernize etme imtiyazını elde ettiğini ifşa etti.

Siyonist rejimin Myanmar ile askeri, istihbarat ve güvenlik işbirliği daha sonraki yıllarda da gelişmeye devam etti, öyle ki Myanmar Tel aviv’in kara, hava ve deniz kuvvetlerini geliştiren tek stratejik ortağına dönüştü ve bir çok uzman iki rejim arasındaki ilişkilerin seviyesine istinaden Myanmar’ın pratikte siyonist rejimin Asya ve hatta dünya genelinde askeri üssüne dönüştüğünü dile getirmeye başladı.

2000 yılında ve Filistinli gençlerin başlattığı Mescid-i Aksa intifadasının doruk noktasında Myanmar rejimi siyonist rejim ordusu ile savaş uçağı ve füze sistemi anlaşması imzaladı.

2015 yılında Myanmar genel kurmay Başkanı Min Ung Heling işgal altındaki Filistin’e resmi bir ziyaret gerçekleştirerek Tel aviv yetkilileri ile askeri, istihbarat ve güvenlik alanlarında ikili ilişkileri geliştirme yollarını ele aldı. Siyonist rejim bu ziyaretin gizli kalması için çok çaba harcadı, ama Heling facebook sayfasında bu ziyaretten ve imzalanan askeri anlaşmalardan söz etti.

Bu ziyaret sırasında Myanmar genel kurmay Başkanı Heling siyonist rejimin Aşdod limanındaki deniz üssü ve Palmaşim hava üssünü ziyaret etti. Heling ayrıca siyonist rejim silah firmaları ile de görüşerek bu firmalarla askeri bot ve ağır otomatik silahlar ve zırhlı araçların alımı konusunda müzakere etti.

Son günlerde de yayımlanan haberlere göre Myanmar yönetimi siyonist firma TAR ile askeri ve güvenlik kursları düzenlemesi yönünde bir anlaşma imzaladı. Anlaşmaya göre bu firma Myanmar ordusunu ve silahlı kuvvetlerine bağlı özel birliklerini Arakan eyaletinde eğitiyor. Bu eyalet ise bilindiği üzere Müslümanlara karşı en barbar cinayetlerin işlenmekte olduğu ve soykırım uygulandığı eyalettir.

Geçen yılın Aralık ayında İsrailli bir insan hakları aktivisti ve avukat siyonist rejim savaş bakanlığına hitap ederek bu rejimin Myanmar ordusuna Müslümanların katliamında kullanılan silah satışını durdurmasını istedi. Ancak İsrailli avukat ve insan hakları aktivistinin bu talebi İsrail ordusunca açıkça reddedildi, çünkü bu rejim için başka ülkelerde Müslümanların öldürülmesi ve insan hakları ihlalleri en son sırada önem arz edecek bir durumdur.

Oct 09, 2017 20:19 Europe/Istanbul
Görüşler