Bu programda Kuzey Kore ile başlayan nükleer krizi ve sebeplerini ve muhtemel sonuçlarını irdelemeye çalışacağız.

Kore yarımadasında yaşanan krizlelrin tarihi köklerine bakıldığında, her krizde ABD’nin ayak izleri açıkça göze çarpıyor. Amerika’nın üç yıl süre Kore savaşına müdahalesi bu ülkenin Kuzey ve Güney olmak üzere ikiye bölünmesine neden oldu ve böylece Amerika’yı pratikte Kore yarımadasında yaşanan münakaşaya bulaştırdı.

Öte yandan Kuzey Kore’nin Çin ve Rusya ile birlikte komünizm kampında yer alması iki kutuplu dünya düzeninde Kuzey Kore’yi de pratikte Amerika’nın karşısına yerleştirdi. Bir başka ifade ile Çin ve sovyetler birliği Kuzey Kore ile birlikte Doğu kutbu olarak ABD ve Batılı ülkelerin kurduğu Batı kutbuna karşı bir ittifak kurdu. Bu yüzden Kore yarımadasında krizin kökleri iki kutuplu dünya düzeni dönemine ve komünizmle kapitalizmin mücadele ettiği yıllara dayanır.

Bu rekabetlerin çerçevesinde Kuzey Kore askeri ve nükleer açıldan Pekin ve Moskova tarafından takviye edildi. Amerika da komünizmin yayılmasını önlemek için Güney Kore ve Japonya’yı yeniden inşa etmeyi ve güvenliklerini sağlamayı üstlendi.

Buna karşın Kuzey Kore’nin füze ve nükleer gücü Amerika’nın tehditlerine karşı caydırıcı güç olarak gelişmesi sovyetler birliği dağıldıktan sonrasına dayanır.  O dönemde Çin ve Rusya Amerika ile yıkıcı rekabet ve gerginlik yerine işbirliğini benimsedikleri için Rusya’nın Kuzey Kore’ye destekleri azalmıştı.

Rusya’nın bilim akademisi uzak Doğu müessesesi uzmanı Vasili Kaşin şöyle diyor: çeşitli değerlendirmelere göre Kuzey Korenin 10 ila 20 nükleer başlığı bulunuyor. bu ülkenin balistik veya orta menzilli füzeleri için nükleer başlık yapmayı başarıp başarmadığı henüz bilinmiyor. Eğer başarılı olmuş olsa bile bağımsız ve güvenilir kaynaklarca bu konu onaylanmadığı anlaşılıyor.

Hali hazırda Kuzey Kore, hala komünizme bağlı kalan soğuk savaş döneminden geri kalma tek ülkedir. Gerçi Çin ve Rusya artık başta iktisadi sektörlerinde yaptıkları reformlarla kapitalis düzene doğru yönelmeye başlamıştır. Bu yüzden kore yarımadasında krizin kökleri araştırılırken bir kaç konu üzerinde durmak gerekir. İlkin, Çin yönetimi Tayvan sorununun çözümünden umudunu keserek bu adanın ABD’nın bölgede askeri üssü olma ihtimalini düşünmeye başlayınca, bu kez Kuzey Kore’ye takviye etmeye ve Amerika’nın askeri rakibi haline getirmeye ve bu ülkenin bu bölgedeki çıkarlarını tehdit ettirmeye yöneldi.

İkincisi, Amerika NATO paktını koruması ve coğrafi sınırlarını Rusya ve Çin sınırlarına kadar yayması, Pekin ve Moskova’yı Kuzey Kore’den Amerika’ya karşı vekalet savaşında yararlanmaya yöneltti. Zira Kuzey Kore Amerika’nın Güney kore ve Japonya ve hatta Goam adasındaki askeri üslerini vurmak için çok uygun konumda bulunuyor.

Üçüncüsü, Amerika’nın Doğu Asya bölgesindeçin karşıtı olan ve görecede Piyong Yang’ı hedef alan kışkırtıcı askeri hareketleri Kuzey Kore liderlerini Amerika’nın saldırgan politikalarına karşı kendilerinin caydırıcı gücünü geliştirmeye takviye etmeye yöneltti. Özellikle eski sovyetler birliği dağıldıktan sonra Moskova tek yanlı olarak Piyong Yang’a karşı tüm yükümlülüklerini ve 1961 anlaşmasını tek yanlı olarak feshetti. Rusya askeri etüt merkezi Başkanı Dimitri Korniyev şöyle diyor: Kuzey Kore Amerika’nın her türlü saldırısına karşı en sert biçimde direneceğini göstermeye hazır. Bu durumda Piyong yang güleri Güney kore topraklarına girebilir.

Amerika’nın dönem Başkanı oğul Bush’un Kuzey Kore’nin adını şer eksenine alması Piyong Yang liderlerini Amerika’nın Çin ve Rusya ile Doğu Asya’da mücadele politikası çerçevesinde Kuzey Kore’yi hedef alacağı konusunda daha da ikna etti.

Amerikalı askeri meseleleri uzmanı Leon Pantea NBC News’a verdiği demeçte, Amerika’nın Kuzey Kore’ye yönelik eğilimi sonunda nükleer savaşa yol açarak milyonlarca insanın canına mal olabileceğini vurguladı.

Gerçi Kuzey Kore Amerika ile uzlaşmak ve işbirliği yapmaya olumsuz bakmıyordu, fakat Amerika’nın sözünü tutmaması Kuzey Kore’yi füze ve nükleer alanlarda caydırıcı gücünü daha da takviye etmekte daha da kararlı hale getirdi.

Aslında Amerika ile Kuzey Kore arasında yakıt ve gıda maddeleri karşılığında Kuzey Kore’nin askeri nükleer programını durdurma anlaşması da bu doğrultuda gerçekleşti.  Gerçekte bu anlaşma Piyong Yang’ın Kore yarımadasında yaşanan nükleer krizi siyasi yollardan çözümleme yönünde attığı en ciddi adımdı, fakat Amerika tüm yükümlülüklerini gözardı ederek Kuzey Kore’yi Yang Biyong soğutma tesislerini imha etmekten pişmad etti ve böylece Piyong Yang yeniden askeri nükleer programına yöneldi.

Kuzey kore yönetimi 2003 yılında NPT anlaşmasından çekildi ve 2006 ve 2009 ve 2013 yıllarında ve daha sonra da 2016’nın Haziran ve Eylül aylarında nükleer deney yaptı ve Amerika’nın muhtemel saldırısına karşı caydırıcı gücünü geliştirmek için askeri ve füze ve nükleer gücünü geliştirdiğini gösterdi. Bunun anlamı ile Piyong Yang için bekası Amerika’nın Kuzey Kore’ye her türlü muhtemel saldırısını engellemektedir.

Gerçekte Kuzey Kore ile Amerika arasında bir nevi dehşet dengesi kurmak, Piyong Yang yönetiminin bekasını korumak için en önemli stratejidir. Bu arada Washington bölgede güvenlik krizini tırmandırmak için Kuzey Kore’ye kaşı Güney Kore ve Japonya’yı da yanına alarak ortak askeri tatbikatlar düzenliyor.

Rusya’nın güvenlik meseleleri uzmanı Viktor Ozorov ise bu konuda şöyle diyor: Amerika Doğu Asya bölgesinde bir çok asker ve askeri teçhizat konuşlandırdı, öyle ki bunlarla her an Kuzey Kore’ye ölümcül darbe indirebilir. Amerika’nın yedinci filosu ve kara ve hava kuvvetleri Japonya ve Güney Kore’de konuşlanmıştır ki deniz piyadeleri ve deniz kuvvetleri ile birlikte sayıları 70 bini aşıyor.

Bu şartlarda Kuzey Kore’nin nükleer krizini çözmek için Rusya, Güney Kore, Japonya, ABD, Çin ve Kuzey Kore’den temsilcilerin oluşturduğu altını müzakereler başladı ve bu krizin barışçıl yollardan ve tüm etkili ülkelerin katılımı ile çözümlenmesine yönelik umutlar artmaya başladı.

Ancak görünen o ki ABD Kuzey Kore krizini çözmek istemiyor ve altılı müzakereleri de başarısızlığa sürükleyerek pratikte Kore yarımadasında devam eden krizin çözümüne mani oldu.

Oct 09, 2017 20:26 Europe/Istanbul
Görüşler