2017 yılı Amerika’da siyasi ve ahlaki skandallar açısından şimdiye kadar ender yaşanmış yıllardan biri oldu.

2017 yılında Amerika’da yeni Başkan Donald Trump bu ülkede son onyılların en büyük siyasi skandallarından birinin odağında yer aldı. Donald Trump’ın seçim kampanyasını yürütenler 2016 başkanlık seçimlerinde Rusya ile gizlice irtibata geçmekle suçlandı. Bu skandalın ilk kurbanı ise Amerika Başkanı Trump’ın ilk milli güvenlik danışmanı Michael Flynn oldu. Flynn yeni hükümet işbaşına geldikten 21 gün sonra istifa etmek zorunda kaldı. Bu gelişmenin ardından Robert Mueller’in Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine muhtemel müdahalesi ile ilgili açılan dosyanın özel müfettişi olarak atanması, Trump’ın seçim kampanyasını yürüten takımı ile Rusların işbirliği yaptığı yönündeki şaibeleri daha geniş boyutlara taşıdı.

2017 yılında ayrıca Amerikalı seçkin şahsiyetlerin kadınlara yönelik cinsel taciz ve ahlaki fesatları ile ilgili patlak veren skandallar da bir çoğunun başına dert oldu. Hollywood dünyanın ünlü yapımcısı Harvey Weinstein’den senatör Al Franken ve cumhuriyetçi partinin Alabama eyaletinden adayı Roy Moore’a kadar bir çok ünlü kişi cinsel taciz suçlaması ile karşı karşıya kaldı. Bu konu bir yandan Amerika’da ahlak ilkelerinin çöküşünü ortaya koyarken, öbür yandan da Amerikan toplumunun bu konuya karşı sessizliğini bozmaya karar verdiğini ortaya koydu. Üstelik bu konu Amerika’da siyaset arenasını da etkilediği ve gelecekte de etkilemeye devam edeceği anlaşıldı.

2017 yılı boyunca devam eden Donald Trump’ın seçim kampanyasını yürütenler 2016 başkanlık seçimlerinde Rusya ile gizlice irtibata geçmesiyle ilgili siyasi skandal aslında 2016 yılında patlak verdi. Konu ile ilgili yayımlanan belgeler, Amerika’nın eski Başkanı Obama’nın başkanlığının son haftalarında ve tam da kongrenin Rusya’ya karşı yeni yaptırım kararlarıyla ilgili yasayı imzaladığı sıralarda başkanlığın el değiştirmesi için Donald Trump’ı temsil eden heyette yer alan Michael Flynn , Rusya’nın Washington’daki dönem büyükelçisi Sergey Kislyak ile gizlice görüştü ve Rus diplomata Obama yönetiminin Moskova’ya karşı izlediği hasmane tutumun Donald Trump başkanlığında kurulacak yeni hükümette devam etmeyeceği mesajını verdi. Bu görüşmede Flynn Ruslardan yeni yaptırımlara karşı misillemede bulunmamalarını ve ayrıca BM güvenlik konseyinin korsan İsrail’in Filistinli bölgelerde yerleşke inşaatını kınayan kararname taslağına muhalefet etmesini istedi. Güya Flynn’in ilk talebi Rusya’nın üst düzey yetkilileri tarafından kabul edildi, fakat Moskova siyonist yerleşkelerin inşaatı konusunda Trump’ın tutumuna destek vermeyi kabul etmedi.

Ancak Michael Flynn’in Washington’da Rusya’nın dönem büyükelçisi ile gerçekleştirdiği gizli buluşma Obama yönetiminin istihbarat ve güvenlik servislerinin gözünden kaçmadı. Trump’ın başkanlık seçimlerini kazanmasından öfke duyan bu servisler Flynn’in Rus diplomatla gizli buluşmasının detayını medyaya sızdırdı. İlkin Flynn ve  Trump’ın seçim kampanyasını yürüten takım bu raporları tekzip etti, fakat Obama’nın gözetimi altında bulunan yetkililerle Trump’ın yeni yeni işbaşına gelen takımı arasında gizli istihbarat savaşı evam etti ve bu kez yeni ifşaata yol açtı. Örneğin Flynn’'n Trump yönetiminde yeni milli güvenlik danışmanı olarak atanırken Trump’ın yardımcısı Mike Pence’e Rus büyükelçi Kislyak ile görüşmesi konusunda yalan söylediği ortaya çıktı.

Bu haberin medyaya yansımasından sonra Flynn ve Trump ağır eleştirilerin saldırısına uğradı ve sonunda Başkan Trump milli güvenlik danışmanı Flynn’den görevinden istifa etmesini istedi. Ancak ABD Başkanı Trump’ın milli güvenlik danışmanını işbaşına geldikten sadece 21 gün sonra azletmesi Trump’a ağır darbe indirdi.

Gerçi Trump o günlerde Flynn’i feda ederek, seçim kampanyası takımının Ruslarla gizli ilişkileri hakkında yaşanan siyasi skandalın daha büyük boyutlara ulaşmasını önleyebileceğini zannediyordu. Fakat Trump’ın FBI dönem Başkanı James Komi’yi azletmekle işlediği fahiş hata, bu kez Washington’da Rusya ve Trump karşıtı akımın öfkesini daha da alevlendirdi ve bu durum Rusya’nın 2016 başkanlık seçimlerine karışma dosyasına özel müfettiş atanmasına yol açtı. Donald Trump hamilerinden Steve Bannon bu karar hakkında yaptığı açıklamada şöyle dedi: Komi’yi hem de tam Flynn dosyası üzerinde çalıştığı bir sırada görevden almak sadece Trump’ın en büyük hatası değil, aynı zamandan Amerika’nın modern tarihinin en büyük siyasi hatasıydı.

Barack Obama’nın atadığı istihbaret şefleri ile Trump’ın yeni takımı arasında devam eden gizli savaşın devamında FBI dönem Başkanı James Komi, Trump’ın azlettiği milli güvenlik danışmanı Michael Flynn’in Ruslarla şaibeli irtibatı hakkında araştırma yapmaya başladı. Bu karar Trump’ın itirazına yol açtı. Trump Komi’den Flynn hakkında araştırma yapmaya son vermesini istedi. Ancak Komi bu talebi reddetti. Bu yüzden Trump sansasyonel bir karara imza atarak FBI başkanını aşağılayıcı bir şekilde görevden aldı. Daha sonraları bu kararın Trump’ın damadı ve yakın danışmanı Jared Kushner’in tavsiyesi üzerine alındığı belirtildi. Ancak FBI Başkanı ve Trump takımının Ruslarla gizli ilişkilerini içeren dosyayı araştıran Komi’nin azledilmesi Washington’da büyük ses getirdi.

Washington’da bazı çevreler Trump’ın bu kararını gerçeklerin gün ışığına çıkmasını engelleme çabası şeklinde değerlendirdi. Bazıları ise ABD başkanını kongrenin araştırma talimatı yolunda engel çıkarmakla suçladı. Gerçi Trump itirazları yatıştırmak için komi’nin azledilme sebebini, FBI’ın demokrat rakibi Hillary Clinton’la email skandalında işbirliği yaptığı şeklinde ileri sürdü. Ancak buna karşın bu çabalar sonuç vermedi ve başsavcı yardımcısı kamuoyu ve Amerika’da Rusya karşıtı kanadın baskıları yüzünden FBI’ın eski Başkanı Robert Muller’i dosyanın özel müfettişi olarak açıkladı. Amerikan kongresinin tavsiyesi üzerine gerçekleşen bu karar, Başkan Trump ile başsavcı Jeff Sessions ilişkilerini bozdu, öyle ki medya organları başsavcı Sessions’in de yakında azledileceğini yazmaya başladı. Gerçi Trump sonuçta başsavcıyı azletmekten vazgeçti ve böylece Rusya’nın ABD başkanlık seçimlerine karıştığı dosyasını daha da berbat hale gelmesini engellemek istedi.

Trump yönetimi ve hamileri ile onu Rusya ile işbirliği yapmakla suçlayan kesim arasındaki sürtüşmeler 2017 yılının sonuna kadar devam etti. Öte yandan Michael Flynn açık bir şekilde çark ederek Muller ile bu dosyada işbirliği yapmaya hazır olduğunu açıkladı. Bundan önce Flynn özel müfettiş veya FBI ve hatta kongre ile her türlü araştırmada işbirliği yapmaya karşı çıkıyordu, ancak ne zaman oğlunun adı da bu işe karıştığında ve güya Trump danışmanları Flynn’in avukatının yüklü ücretini ödemeyi reddettiğinde Amerika’nın eski milli güvenlik danışmanı bu kez Trump karşısında yer aldı.

Bu haber yayınlandığı gün medya Flynn’den naklen, eski Başkan Obama’nın başkanlığının son günlerine doğru Trump’ın seçim kampanyasını yöneten üst düzey yetkililerin talimatı üzerine Washington’da Rusya’nın dönem büyükelçisi ile görüştüğünü yazdı. Amerikan medyası ilkin Trump’ın bizzat bu talimatı verdiğini rapor etti. Eğer bu haber doğru çıksaydı ABD Başkanı hakkında gensoru süreci başlayacaktı, ancak bir kaç gün sonra haber düzeltildi, gerçi bu düzeltme de şaibeleri arttırdı.

Bazı çevreler Mike Pence’in Flynn’e Rus büyükelçi ile görüşmesine izin verdiğini belirtirken, bazı çevreler de Amerika Başkanı Donald Trump’ın büyük oğluna işaret ediyordu.

2017 yılında Amerikan toplumunda büyük ses getiren siyasi skandallardan başka, bu ülkenin kültür, sinema ve siyaset arenalarda güçlü erkeklerin kadınlara yönelik cinsel taciz vakalarının ifşaatı da adeta fırtına gibi eski.

Macera ilkin Hollywood dünyası ile başladı. Hollywood dünyasının ünlü kadınları yine bu dünyanın ünlü yapımcısı Harvey Weinstein’i kendisine cinsel tacizde bulunmakla suçladı. Harvey Weinstein ilkin bu suçlamaları reddetti, fakat daha sonra bu iddiayı ispat eden belgeler ortaya çıkınca, ünlü yapımcının sanat ve sosyal ve hatta aile hayatına son verdi. Bu olay ise domino etkisi yaparak yeni yeni ifşaatı beraberinde getirdi.

Harvey Weinstein skandalından sonra Hollywood dünyasının Kevin Spacey gibi ünlü yıldızları da benzer suçlamalarla karşı karşıya kaldı. Bu sürecin devamında televizyon kanallarının ünlü sunucusu Charlie Rose işten atıldı ve ahlaki skandalın kongreye kadar uzanması olaya siyasi boyut da kazandırdı.

Geçen sene kongrenin en eski demokrat üyesi John Conyers ve senatör Al Franklin cinsel taciz skandalından sonra emekli olduklarını açıkladı veya kongreden istifa etti. Hatta Alabama eyaletinde bu eyaleti temsil edecek senatörün seçimi sırasında da ahlaki skandal bu seçimleri gölgeledi. Bu seçimlerde Roy Moor bazı kadınlara cinsel tacizde bulunmakla suçlandı ve ciddi muhafazakar bir eyalet olan Alabama eyaletinin seçimlerinde yenilgiye uğradı. Bu seçimlerde demokrat aday Doug Jones’un seçimleri kazanması, demokratların yirmi yılın ardından ilk kez bu eyalette seçimleri kazanmasına vesile olmakla beraber senatoda da cumhuriyetçilerin sayısını bir rakam daha gerileterek senatoda daha kırılgan bir çoğunlukta kalmalarına yol açtı. Bu arada 2018 yılında ara seçimlerde siyasi ve ahlaki fesat dosyaları daha fazla adayın başını yiyeceği belirtiliyor.

Jan 07, 2018 18:25 Europe/Istanbul
Görüşler