Oct 12, 2019 18:20 Europe/Istanbul
  • İran
    İran

Cuma sabahı Cidde açıklarında İran'a ait ‘SABITI’ isimli petrol tankerinde patlama meydana geldiği bildirildi.

Patlama sonrasında mürettebatın güvende olduğu aktarılırken tankerden denize sızıntı olduğu belirtildi.
Patlamanın Suudi Arabistan'ın liman kenti Cidde'nin 100 kilometre açıklarında meydana geldiği anlaşılıyor. Patlama seyir halindeki İran Ulusal Petrol Şirketi'ne ait tankerde meydana geldi. Patlamanın ardından 274 metre uzunluğunda, 48 metre genişliğindeki tankerden denize sızıntı olduğu ifade edildi.

İran Milli Petrol Şirketinden yapılan ilk açıklamada İran’a ait “SABITI” petrol tankerinin 2 farklı füze ile saat 05.00 ve 05.20 sularında hedef alınmış olabileceği kaydedildi.

Öte yandan, meydana gelen patlamayla ilgili 'terör eylemi' şüphesi bulunduğu ve patlamanın füze saldırısı sonucunda gerçekleştirilmiş olabileceği belirtiliyor. Patlamanın geminin gövdesinde gerçekleştiği ve tankerin iki ana rezervuarına zarar verdiği bildirildi.

1999 yılında inşa edilen “SABITI” tankerinde meydana gelen patlamanın ardından petrol fiyatlarında da hareketlilik yaşandı.

Aslında dün sabah İran petrol tankerinde meydana gelen kuşkulu patlama hadisesi yeni bir şey değil.  Zira, son aylarda Kızıldeniz'de İran petrol tankerleri aleyhinde kışkırtıcı girişimlerde kaygı verici hadiseler artmıştır.  Dün İran'a ait petrol tankerinde meydana gelen iki ayrı patlama bölge ve dünya  medyasında büyük yankı yaptı.  Bu arada Çin ve Rusya gibi ülkelerin medyası konuya daha fazla ağırlık verdiler.

Elbette İran İslam Cumhuriyeti yaşanan bu gibi olayların temelinde bölge ve bölge dışı ülkelerin bölgeyi güvensizliğe sürüklemeye dayalı senaryolarının olduğunu pekala bilmektedir. 

Stratejik Araştırmalar Merkezi Dünya Programı Müdürü Diyako Hüseyni, bir süre önce  yaptığı açıklamada, Umman denizinde ve BAE sahilleri etrafında İran'a ait iki petrol tankerine yönelik iki benzeri saldırıya temas ederek, bu saldırıların ardında dış güçlere bağlı unsurların olabileceğini dile getirmiştir.

Gemilere yönelik terörist saldırılar aslında ardından çok olumsuz gelişmeleri beraberinde getirecek türden saldırılardır. Elbette, batılı devletlerin petrol tankerlerinin güvenliği için teklifleri de son derece kuşkuludur. Zira, onların bu planının temelinde uluslararası bir buhranın çıkarılması sözkonusudur.  Aslında gemilere yönelik saldırıların temelinde dış güçlerin bölge ülkelerini birbirini çatıştırmak gibi bir senaryo içinde oldukları da zihinlerden uzak tutulmaması gereken bir konudur.

Siyasi meseleler uzmanı Kasım İzzeddin, 'Savaş yanlılarının, bölgede petrol tankerlerine yönelik saldırıları ve patlamaları, Fars körfezi bölgesini bir savaş ortamı eşiğine getirmek olduğunu' dile getiriyor.

Bu doğrultuda Cebeli Tarık'da İngiliz güçlerin İran petrol tankerine yönelik korsanlığında yaşanan gelişme ele alındığında aslında dış güçlerin bölgeyi savaşa sürüklemeye dayalı senaryolarının bir parçası olduğu rahatlıkla görülebilir. İşte bu durum aslında Beyaz Saray ve ABD'nin radikal müttefiklerinin  arzuladıkları bir şeydir. Onlar bu şekilde İran'ı bölgede şiddeti arttıran bir devlet gibi göstermek suretiyle bölgenin zengin petrol ülkelerinin servetlerini yağmalamak için de bir fırsat kollamaktadırlar. 

İran petrol tankerine yönelik dünkü saldırının da bölgede son zamanlarda deniz güvenliği ve petrol tankerlerinin geçişlerini güvensiz kılmaya yönelik senaryolardan uzak tutulmaması gerekir.  Onlar bu şekilde İran İslam Cumhuriyeti bölgesinde gerginlik çıkarmak ve gemilerin rahat geçmesine engel çıkarmaktan yanadırlar.

Ama bu buhran sadece İran'ı değil bütün  bölgenin güvenliği ve sebatını etkileyen olaylardır. Bu gibi hadiselerin tekrarı kesinlikle dünya ekonomisinin de olumsuz etkilenmesi ve zarar görmesine sebep olur. Çünkü, böyle bir durum dünyanın en önemli enerji güzergahı olan bölgenin tehdit altında olması dünyanın dört bir yerinde enerji piyasalarının  ciddi olarak olumsuz yönde etkilenmesine sebep olur. Zira Fars körfezi bölgesinde petrol tankerlerine yönelik  olumsuz her türlü gelişmenin dünya petrol piyasalarını vurması bu gerçeği gözler önüne sermektedir.

İran dışişleri bakanlığı sözcüsünün söylediği gibi, bölgede başta çevre kirliliği olmak üzere her türlü  olumsuzluğun sorumluları bölgeyi tehlikeye sürüklemeye çalışan macera peşinde koşanlardır.

Görüşler