Oct 22, 2019 18:19 Europe/Istanbul
  • Bakan Zarif'in çok taraflılığa vurgusu üzerine

Çok taraflılık uluslararası toplumda kaçınılmaz bir zarurete dönüşmüştür.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, dün Tahran'da düzenlenen "Tek Taraflılık ve Uluslararası Hukuk" temalı bir uluslararası seminerde yaptığı konuşmada, çok taraflılığın gereksinim ve zaruretleri üzerinde durdu.
 Ancak uluslararası toplumda yaklaşımların çok taraflılığa doğru değişmesine neden olan gerekçeler nelerdir ve tek taraflılık hangi olumsuz sonuçlar ve zararlara yol açmıştır?
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif dün bu bağlamda yaptığı açıklamada, ülkelerin tek taraflı hareket edip, dünya adına karar veremeyeceklerine işaretle, ülkelerin tek başına ne kendi sorunlarını çözebilecekleri ne de tek başına başkalarının normlara aykırı eylem ve girişimlerine engel olabilecekleri kanaatine vardıkları için çok taraflılığa yöneldiklerini vurguladı. 
Günümüz dünyasında hızlı gelişen olaylar ve gelişmelere ve gelişmelerin uluslararası camia üzerindeki hızlı etkililerine tanıklık etmekteyiz. Bakan Zarif'in konuşmasında da uluslararası hukuka özenle vurgu yapıldı. 
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani da bu yılki BM Genel Kurul Toplantısı'nda yaptığı konuşmada aynı hususun altını çizdi. Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasında, tek taraflılığın fiziki gücünün göstergesi değil, düşünce zafiyetinin belirtisi olduğunu ve iç içe girmiş dünyayı tanımamanın anlamına geldiğini vurgulamıştı.
Uluslararası uzmanlardan Seyyid Muhammed Bakır Nurbehş de, şu değerlendirmede bulunuyor:
"İran'ın, tüm bölge ülkelerinin katılımıyla Fars Körfezi bölgesi için ortak bir mekanizmanın kurulması ve komşularla ilişkilerin geliştirilmesi, Fars Körfezi ve Hürmüz Boğazı'nın güvenliğin muhafaza edilmesi ve bu hayati su kanalının güvenliğini bozmaya yönelik her türlü çabaya karşı konulmasına vurgusu, Trump'ın zorbalıklar ve savaşçı politikalarının tam karşı noktasında yer alıyor."
Uluslararası toplum için önemli olan şey, uluslararası yükümlülükler ve sözleşmelere bağlı kalmak, güven ortamı oluşturmak ve diyalog yapmaktır. Bakan Zarif de dün Tahran'da düzenlenen seminerde aynı gerçeklere vurgu yaptı.
Zarif, ABD'nin askeri harcamalarına dikkat çekerek, ABD yönetiminin 11 Eylül olayından sonra askeri masraflara milyarlarca dolar harcadığını, ancak buna rağmen kendi vatandaşlarının güvenliğini sağlayamadığını söyledi. 
Nükleer anlaşma konusunda da ABD, büyük hata yaptı.
France 24'ün uluslararası bölümünün editörlerinden Arman Gorgen'in sözlerine göre, ABD nükleer anlaşmadan çekildikten sonra, izole oldu.
İran'ın BM Büyükelçisi İshak Al-i Habib, dün BM oturumunda bu bağlamda uyarıda bulunarak, ABD yönetiminin küstahça uluslararası arenada yürüttüğü tek taraflı girişimlerinin uluslararası barış, güvenlik ve kalkınma için büyük kötü sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
Ancak tek taraflılığa karşı neler yapılabilir?
Son senelerde edinilen deneyim ve tecrübeler, bağımsız ülkelerin işbirliği, o ülkelerin tek taraflı hareketlere karşı koyma gücünü arttırabileceğini ortaya koydu.
İran İslam Cumhuriyeti bu bağlamda Suriye ve Irak'taki krizlere karşı aktif rol ifa ederek, çok taraflılığın başarılı olmasını kanıtlamış oldu.
Ancak bu yolda hareket etmek kolay değil, bazı zorluklar ve baskıları göze almak gerekiyor. Küresel güçler, çok taraflılığı istemezler ve kendi çıkarlarını tek taraflı hareketler ve eylemlerde görürler. 
Ancak bölge gelişmeleri, çok taraflı hareketlerin küresel güçlerin iradesini aşan ölçüde yeni kapasite ve potansiyeli geliştirebildiğini ortaya koymuş oldu.
Zarif'in ifade ettiği gibi, Batısız dünya, ne tüm olayların Batı'da yaşandığı, ne de Batı'nın küresel gelişmeler adına tüm kararları verebileceği gerçeği anlamına geliyor./

Görüşler