Nov 11, 2019 00:26 Europe/Istanbul
  • Tebriz’deki provokatif girişimin Azerbaycan medyasında destek bulmaması

Geçtiğimiz günlerde İran’ın Tebriz kentinin stadyumunda bir grup provokatörün bölücü sloganları Türkiye medyasında geniş yankı bulurken, Azerbaycan Cumhuriyeti medyasında destek bulmadı.

Uzmanlar, Bakü medyası Tebriz stadyumunda yaşanan bölücü hareketi umursamamasını ve olayı fazla abartmadan üzerinden geçmesini Bakü’de siyasi konumun oldukça kırılgan olmasına bağlıyor.

Gerçekte bundan önce Azerbaycan Cumhuriyeti medyası geçmişte en ufak fırsatta sözde “Azerbaycancılık” ideolojileri çerçevesinde hemen etnikçilik ve bölücülük yapan hareketi korkunç boyutlarda abartarak teşvik etmeye ve her ne kadar önemsiz olsa bile bu yöndeki en ufak gelişmeye geniş yer vermeye çalışırdı. Ancak bu kez Tebriz stadyumunda bir avuç provokatör “Seçim sizin: Çekoslovakya ya da Yugoslavya” pankartını açarak İran’ın toprak bütünlüğünü hedef almaları, Azerbaycan Cumhuriyeti medyasında fazla yankı bulmadı.

Bu olay Azerbaycan Cumhuriyeti medyasında İran karşıtlığı ile bilinen ve Yeni Musavat, Türkistan, Ahar, Avrupa, Kaynar İnfo, Yeni Avaz ve Olaylar gibi Türk milliyetçiliğinin propagandasını yapan bazı siteler çok kısa haberlerde sözde Tebriz’in süper lig takımı Traktörsazi taraftarlarından 80 bin kişinin Türkiye’nin Suriye’ye yönelik saldırısına destek verdiklerini yazdılar ve kısa haberlerinde bazı video görüntülerini de yayımladılar.

Ancak Türkiye medyası son günlerde, İran’da Traktörsazi futbol takımının taraftarlarının sözde Türkiye’nin Suriye saldırısına destek verdiğini ileri sürerek bu konudan geniş çapta nemalanmaya çalıştılar. Aslında Türkiye medyasının bu eğilimi, son günlerde Ankara yönetiminin Suriye’ye yaptığı saldırıya destek bulmakta başarısızlığı ve inzivaya itilmesinden kaynaklanan bir eğilimdir.

Türkiye yönetimi Suriyeli Kürtleri hedef aldığı askeri harekatına destek kazanmakta başarısızlığını medya silahi ile telafi etmeye çalıştı ve siyasi gelişmelerin mahiyetinden anlamayan ve bir çokları da hatta “Türkiye, Türkiye” demenin ne anlama geldiğini bilemeden tekrar eden bir avuç kandırılmış ve gaza getirilenlerin görüntülerine yandaş TV kanallarında geniş yer vererek İranlı Azeri vatandaşların Türkiye’nin Suriye saldırısına destek verdiklerini telkin etmeye çalıştı.

Bu süreçte ve özellikle Türkiye medyasının bu sinsi hareketinden önce Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan açıkça İranlı yetkililerin TSK’nın Suriye’ye saldırmasını eleştirmesinden öfke duyduğunu belirtmiş ve İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’den bu eleştirileri engellemesini istemişti.

Aslında bugün ve geçmişte Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye’de devlet kurumları ve güvenlik teşkilatları etnikçi ve bölücü kandırılmış unsurları Azeri adını sui istifade edenleri açık gizli destekledikleri ve bazı bölücü örgütlerin Bakü ve Ankara'dan beslendikleri bilinen bir gerçektir.

Peki ama, neden bu kez Bakü medyası bu olayda heyecana gelmedi?

Bu durumun bazı sebepleri vardır. Son günlerde Azerbaycan Cumhuriyeti’nde siyasi şartlar oldukça gergin ve krize dönüşme eşiğine gelmiştir. Azerbaycan Cumhuriyeti’nde protesto eylemlerinin düzenlenmesi Bakü polisi ve güvenlik güçleri protestoculara sert müdahalede bulunması, siyasi reform süreci başladığı şovu ve Bakü yönetiminin bazı eski bürokratlarının görevden alınarak yerlerine genç ve bilinmeyen kişilerin getirilmesi, Azerbaycan Cumhuriyeti lideri İlham Aliyev’in hükümetin fasık yetkililerini uyarması ve bazı suçlu yetkilileri ve mali fesat ve rüşvetle adı kötüye çıkan şahsiyetleri kameraların karşısında tenkit etmesi, hepsi Azerbaycan Cumhuriyeti’nde şartların çok kırılgan olduğunu ortaya koymaktadır. Doğal olarak bu şartlarda Bakü yönetimi İran karşısında temkinli hareket etmeye çalışıyor.

Gerçekte Bakü medyasının Tebriz stadyumunda yaşanan bölücü hareketi pek fazla abartmamasının önemli bir sebebi büyük ihtimalle Bakü’de siyasi şartların oldukça kırılgan olması olabilir. Özellikle bundan bir kaç hafta önce de Amerika’dan İran karşıtı bölücü bir unsurun Bakü’yü ziyaret etmesi yüzünden Azerbaycan Cumhuriyeti yetkilileri İran tarafından ciddi uyarı almıştı ve doğal olarak Bakü medyası İran’ın yaptığı sert uyarıyı halâ unutmamıştı.

Aslında Azerbaycan Cumhuriyeti ve Türkiye’de milliyetçi odaklara ve yine S. Arabistan’da Vahabilere ve siyonist rejim İsrail’e fikri ve zihni açılardan bağımlı olan bir avuç etnikçi ve bölücü unsurun sözde İran’ın kaderini belirlemek üzere Çekoslovakya ve Yugoslavya’nın kaderleri arasında seçim yapma pankartını açmaları,  zatenTürkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti medya organları bile bu olayı ciddi bir haber olarak yansıtamayacakları kadar ahmakça bir hareketti.

Tebriz stadyumunda Traktörsazi ve İstiklal takımlarının maçından yaklaşık on gün öncesinden bölücülüğün propagandasını yapan sosyal paylaşım sitelerinde haberi duyurulan ve zemini hazırlanan bu çirkin eylem, hatta her türlü akılcı ve mantıklı ilkelere, milli ve uluslararası yasalara ve FIFA kurallarına aykırıydı ve bu yüzden hiç bir medya organı hatta haberi tahrif ederek olayı normal bir haber gibi veremedi.

FIFA kurallarında açıkça sadece takımların futbolcuları değil, hatta tüm seyircilerin her türlü ırkçı, bölücü ve güvenlik karşıtı sözü beyan etmemeleri veya bu yönde slogan atmamaları vurgulanmıştır.

Ancak son iki üç yılda Suud rejiminin paraları, siyonist rejimin fikri tavsiyeleri ve yönlendirmeleri ve Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti’inde milliyetçi odaklara bağlı olarak faaliyet yürüten bazı sosyal paylaşım siteleri Tebriz stadyumundaki maçtan yaklaşık on gün öncesinden itibaren kışkırttıkları unsurları normlara karşı çıkmak ve İran karşıtı sloganlar atmak ve özellikle planladıkları eylemleri yerine getirmek için gece karanlığından yararlanmak için harekete geçmiş ve bu provokatörlere  İran milli marşı çalınırken ve Kur'an'ı Kerim kıraat edilirken Türkiye milliyetçileri kendi simgeleri bilen kurt sesini taklit ederek ulumaları ve kargaşa çıkarmaları ve sözde askeri selam vererek TSK’nın Suriye’nin kuzeyine saldırısını desteklemeleri talimatı vermişti. Nitekim Türkiye ve Azerbaycan Cumhuriyeti medya organları da bu çerçevede maçtaki provokatörlerin çirkin hareketini yansıttı.

 

Görüşler