Nov 15, 2019 07:17 Europe/Istanbul
  • İran
    İran

İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran İslam Cumhuriyeti Filistin milletini savunma alanında Amerika ve korsan rejim İsrail ile mücadelenin en ön saflarında yer aldığını belirtti.

Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Perşembe günü Tahran’da başlayan 33. Uluslararası İslami Vahdet konferansının açılış konuşmasında, Amerika ve siyonist rejim İsrail’in son yıllarda Filistin ve Kudüs’ü İslam dünyasının bir numaralı meselesi olmaktan çıkarmaya ve hatta unutturmaya çalıştıklarını, ancak İslam dünyasının kamuoyu, ulema ve düşünürler düşmanların bu hedeflerine ulaşmalarına müsaade etmediklerini ve etmeyeceklerini vurguladı.

Filistin ve Kudüs İslam dünyasının birinci meselesi olarak her daim Tahran’da düzenlenen uluslararası İslami vahdet konferansının ilgi odağında olmuştur. Bu durum aynı zamanda mazlum Filistin milletine destek vermenin İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politika alanındaki yerini ve önemini yansıtır.

İran İslam inkılabı zafere kavuştuğu günden beri Filistin ve Kudüs’e destek vermek, İran İslam Cumhuriyeti’nin dış politika önceliklerinden biri olarak tanımlandı ve mübarek Ramazan ayının son Cuma günü Kudüs Günü olarak adlandırılması da Filistin ve Kudüs meselesinin İslam dünyasında ne denli önemli olduğunu ortaya koydu.

İran İslam Cumhuriyeti nizamının büyük kurucusu İmam Humeyni -ks- Filistin meselesini unutturmamak ve uluslararası boyut kazandırmak üzere mübarek Ramazan ayının son Cuma gününü Dünya Kudüs Günü olarak adlandırdı. İmam Humeyni’nin -ks- bu hareketi bir yandan Müslüman milletleri ve dünyanın hür toplumlarının ilgisini Müslümanların ilk kıblesine çekerken, Amerika ve siyonist rejim İsrail’in Filistin ve Kudüs karşıtı kumpaslarını da boşa çıkardı.

Bugün Müslüman milletlerin bu konuya karşı daha uyanık olması kaçınılmaz bir gerçektir, zira bazı İslam ülkelerinin siyonist rejimle uzlaşmaları ve eli kanlı rejimin istihbarat imkanlarından Müslüman milletlere ve direniş cephesine karşı yararlanmalarını fırsat bilen siyonist rejim ABD’nin de himayeleri ile Filistin meselesini marjinalleştirmeye çalışmaktadır.

Kuşkusuz Amerika’nın Tel aviv’deki büyükelçiliğini işgal altındaki Kudüs’e taşıması, Yüzyılın anlaşması adlı şom planını gündeme gelmesi ve yine bazı Arap rejimlerin İsrail ile uzlaşmalarının gizli katmanlarının açığa vurulmasının tek bir amacı vardır ve o da temelleri sarsılan siyonist rejim için güvenli bir alan oluşturmak ve Filistin meselesini unutturarak İslam ülkelerinin ortak düşmanı konusunda hedef saptırmaktır. Son yetmiş yılda bölge milletleri ve İslam ülkelerinin ortak düşmanı olan korsan İsrail Araplarla uzlaşmak ve Amerika’nın desteğini almakla bölgede İranofobiya projesini ilerletmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Ruhani 33. Uluslararası vahdet konferansının açılış töreninde vurguladığı üzere, Filistin’in kurtulması gerekir ve öyle de olacaktır ve genç kuşaklar Amerika’nın bölge milletleri ve Müslümanların dostu olmadığını ve asla da olamayacağını, bölge meseleleri de ancak bölge milletleri tarafından halledilmesi gerektiğini bilmeleri gerekecektir.

Son günlerde Filistin’de Kudüs’ten Gazze’ye kadar yaşanan gelişmelere bakıldığında, Müslüman milletlerin bilinçlenmeleri ve vahdeti ve mazlum Filistin milletini desteklemeleri hiç kuşkusuz siyonistlerin tüm kumpaslarını boşa çıkaracağı söylenebilir.

Cumhurbaşkanı Ruhani konuşmasında ayrıca bir kez daha İran İslam Cumhuriyeti Filistin milletini savunmakta siyonist rejim ve Amerika’ya karşı mücadelede en ön safta yer aldığını kaydetti.

Bu bağlamda İslami mezhepler takrib kurumu Genel Sekreteri Ayetullah Araki de yaptığı konuşmada Filistin direnişine destek vermek İslam dünyasının görevi olduğunu, İslami vahdet emperyalistlerin komplolarını etkisiz hale getireceğini vurguladı.

 

Etiketler

Görüşler