Aralık 10, 2019 18:53 Europe/Istanbul
  • Zarif
    Zarif

“Yabancı güçlerin varlığı, batı Asya bölgesi için asla istikrarı beraberinde getirmemiştir.” İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı dün öğleden sonra İstanbul'da düzenlenen Asya'nın Kalbi-İstanbul Süreci 8. Konferansı'nda yaptığı konuşmada, İran’ın bölgede barış ve istikrar ile ilgili görüşünü paylaştı.

Tecrübenin de gösterdiği gibi, Amerika asla bölgede güvenliği sağlamak veya terörizmin kökünü kurutmak niyetinde olmadığını göstermiştir. Hatta Amerika son on yıllarda batı Asya ülkelerinde bu cümleden Afganistan’da yaşanan savaşlar, çatışmalar ve krizlere yol açmıştır. 
Zarif İstanbul’da yapılan oturumda İran İslam Cumhuriyetinin, Afganistan hükümeti eksenli, Taliban dahil olmak üzere tüm grupların ve siyasi tarafların katılımı ile Afganlar tarafından yönetilen Afgan-Afgan barış sürecine destek verdiğini belirterek, “Afganistan’da her türlü siyasi çözüme ulaşmak için güçlü bir temel olan Afganistan İslam cumhuriyeti anayasasının çerçevesinde, elimizde olan her aracı, barış sürecini kolaylaştırmak için, 2001 Bonn konferansın getirilerini korumak gerekir” dedi. 
Zarif’in İstanbul oturumundaki konuşması aslında yabancıların bögede müdahaleci siyasetleri sayesinde yaşanan tehditlere direkti işaret ediyor. Zarif bu bağlamda sözlerine devam ederek şöyle dedi:
“Afganistan’da daha fazla kan akmaya ve tehlikeli fırkacı eğilimlerin yayılmasına sebep olan IŞİD’in artan tehdidini unutmamak gerekir.  Irak ve Suriye’de IŞİD ve diğer aşırı grupların oluşması ve desteklenmesinden kimsenin çıkarı olmadığı gibi, Afganistan ve orta Asya’da yayılmasından da kimsenin bir çıkarı olmayacaktır. Bu dehşet verici süreç, büyük bir faciaya varmadan durdurulmalıdır.”
İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei sözlerinde, Amerika’nın bölgede güvenliği sağlama kabiliyetinde olmadığını defalarca hatırlatmıştır. Bunun en bariz örneği ise Afganistan’da 14 yıllık işgal sürecidir; öyle ki Afganistan halkına güveliği asla sağlayamazken güvenlik şartlarını daha da kötüleştirdi.
Dünyaca tanınan teorisyen ve siyasi yorumcu Samoel Hantington, 16 yıl önce Forigen Policy dergisinde şöyle yazdı:
Dünya halkının bir çoğu, ABD başıboş bir süper güce dönüştüğü ve onların toplumlarına karşı tek büyük dış tehdit olduğu kanaatindeler.
Bu şartlarda, Afganistan’da barışın sağlanması için bölgesel ve uluslararası çalışamlara hız kazandırmak, tek çaredir. İran İslam cumhuriyeti bu alanda Afganistan’da halkın sorunlarının azalması için her türlü yardıma hazır olduunu bildirdi.
İran, tranzit yollarına kolay ulaşmak, kalkınma ve ekonomi yardımlar ve hizmetleri sunmak, ayrıca son on yıllarda Afgan mültecilere ve sığınmacılara ev sahipliği yaparak onlara eğitim ve sağlık ile tedavi hizmetleri sunmakla bu alandaki rolünü en yüksek seviyede yapmımştır. Nitekim BM de defalarca İran’ın bu çalışmalarını takdir ederek Afgan halkına sunduğu hizmetlerden dolayı teşekkürde bulunmuştur. 
İran hali hazırda Afganistan’ın ekonomisine ve halkın geçimine yardımda bulunmak ayrıca stratejik Çabahar limanından uluslararası sulara açıklmak gibi yardımlarda bulunmuştur. İran güney kuzey koridorun bir bölüm olan Çabahar-Zahidan demir yolunu tamamlamaktadır. Bu demir yolu Afganistan ve orta Asya ülkelerini, İran’ın limanlarından olan Çabahar vasıtası ile serbest sulara bağlıyor.
İran ayrıca barış müzakereleri konusunda da bu hedefe ulaşmak peşinde olan tüm taraflarla işbirliğine hazırdır.
Bu yüzden dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif’in istanbul’da düzenlenen Asya'nın Kalbi-İstanbul Süreci 8. Konferansı'nda yaptığı konuşma, İran’ın batı Asya’da barış ve güvenliğe ulaşamk için gereksinimler ve çözüm yolları ile ilgili şeffaf görüşlerinin tekrar vurgulanmasıdır. /

Görüşler