Haziran 01, 2020 18:08 Europe/Istanbul
  • İran İnsan Hakları Komitesi Sekreteri Ali Bagıri Keni
    İran İnsan Hakları Komitesi Sekreteri Ali Bagıri Keni

Artık tüm dünya ABD tehdidinin, bu ülke yöneticilerinin maceracılığından kaynaklandığını, üstelik bununla sınırlı kalmadığını, bu düşünce temelinin, Amerika'nın hakimiyet yapısında kurumsal haline geldiğini görmektedir.

İran İnsan Hakları Komitesi Sekreteri Ali Bagıri Keni dün katıldığı kanal 2 televizyonu programında bu gerçeğe işaretle, dünyada bu tür fikri temelin dünyaya yayılmasını önlemek gerektiğini vurguladı.
Bagıri Keni, verilere göre Amerika’da her gün ortalama üç Amerikalı vatandaşın bizzat bu ülkenin polisi tarafından öldürüldüğü anlaşıldığını belirtti.
Amerika’nın Chicago eyaletinde korona virüs yüzünden ölenlerin yüzde 60 kadarı siyahi vatandaşlardan oluştuğunu belirten Bagıri Keni, Amerika’da siyahilerin ölüm sebeplerinin en önemlisi, bu ülkenin hakimiyetinde çeşitli alanlarda ırkçı yapıdan kaynaklandığını vurguladı.
Amerika halkı, artık ırkçılık, eşitsizlik, ayrımcılık, adaletsizlik, yolsuzluk ve yöneticilerinin yetersizliğinden yorulmuş ve bugün dünya onların sesini duymaktadır. Son günlerde Amerikan toplumu itirazlarını daha yüksek sesle feryat ediyorlar. Bir Amerikalı siyahinin beyaz polis tarafından vahşice katledilmesinin ardından ABD'de başlayan protesto gösterileri tüm ülkeye yayılmıştır. Amerikalı siyahi Jeorge Floyd pazartesi günü Minnepolis kentinde polisin şiddeti sonucu hayatını kaybetti.
ABD Başkanı Donald Trump, ise polis şiddetini savunarak, Floyd cinayetini protesto edenlerini "haydut" olarak niteleyerek, eylemcilerin polis ve ordu askerlerince hedef alınacağı tehdidinde bulundu.
Amerikan polisinin insanlık karşıtı eylemlerine yönelik itirazlar ise, şiddeti yaymak değil, şiddete karşı koymaktır oysa.
İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif'in tabiriyle, Amerika, protestocuları korkutmak için "ordu", "kötü köpekler ve silahlar"a sarılmıştır. ABD'nin bu işin yerine halkının sesini duyması ve başarısız politikalarını değiştirmeli.
İran Yargı Erki İnsan Hakları Komitesi Sekreteri'nin açıklamaları ve Dışişleri Bakanlığı'nın tweetleri, özgürlük, demokrasi ve insan hakları gibi aldatıcı sloganların arkasına gizlenen ABD'nin yönetimsel ve siyasi yapılarında kurumsallaşan anomalikleri ve fikri mahiyetini ifşa ediyor.
Bilindiği gibi, ABD, en büyük insan hakları ihlalcisidir ve çocuk katili İsrail rejimi ve Suudi yönetim gibi rejimleri destekliyor. İnsan haklarını savunduklarını iddia eden ABD ve bazı Avrupalı ülkeler, Saddam rejimini İran'a kimyasal saldırılarında donatıp, destekledi ve 100 binden fazla insan Batı'nın hediye ettiği kimyasal silahlarının kurbanı oldu.
ABD ve bazı Avrupalı ülkeler, 17 bin İranlı'yı şehit eden terör örgütü Halkın Münafıkları'nı desteklemiştir. Bugün de korona salgını doruk noktaya ulaştığı bir sırada, insan haklarını rekor seviyede ihlal ediyor. ABD, tıbbi ekipman ve malzeme ve ilaç yaptırımıyla da İran halkının hayatını hedef almıştır.
İşte tüm bu gerçekler, ABD'nin insan hakları ve demokrasinin en büyük düşmanı olduğunu ve yeri ve zamanı geldiğinde başka milletler ve devletlere karşı özellikle anti emperyalist ülkeler ve milletlere karşı insan hakları ve demokrasiyi dış politikasında bir araç olarak kullanıyor.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, beyanatında Amerika'nın dünyanın en büyük insan hakları ihlalcisi olduğunu belirterek, Guantanamo ve Ebu Gureyb zindanları, Irak ve Afganistan'da ve başka noktalarda yerleşim alanlarını bombalamak gibi alnında kara leke olanların insan haklarını savunmaya soyunamaz ve insan hakları ismini dile getiremezler çünkü onlar insan haklarının ihlalinin simgesi olduklarını vurgulamıştır./
 

Görüşler