Haziran 30, 2020 15:58 Europe/Istanbul
  • Dışişleri Sözcüsü'nden ABD'nin eylemlerine karşı koyma vurgusu

Nükleer anlaşmadan çekildikten sonra İran İslam Cumhuriyeti'ne karşı baskı uygulamak için yoğun çalışmalar yapan ABD'nin Tahran'a karşı eylem ve girişimlerine karşı mücadele için İran'ın özel girişimlerine vurgu yapıldı.

ABD yetkilileri İran'a baskı doğrultusunda BM Güvenlik Konseyi'ne İran'a yönelik silah yaptırımının süresiz uzatılmasını öngören bir tasarı sundu. BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesi uyarınca İran'a yönelik silah yaptırımı ekim 2020'de son eriyor. Böylece İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılması doğrultusundaki her türlü girişim BM Güvenlik Konseyi'nin kararnamesine aykırılık teşkil ederek, etki ve sonuçları olacak. Avrupalı ülkeler ve Amerika da bu sonuçlara katlanmaları ve hesap vermeleri gerekecektir.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Seyyid Abbas Musevi dün düzenlediği basın toplantısında, bu bağlamda uyarıda bulunarak, İran İslam Cumhuriyeti'nin kendi savunma kabiliyetleri konusunda kimseden çekinmeyeceğini vurguladı.
İran İslam Cumhuriyeti bugün, tüm askeri ekipman ve teçhizatlarını ülke içinde üretebiliyor ve Silahlı Kuvvetleri'nin ihtiyaçlarını karşılayarak başka ülkelere hiçbir bağımlılığı yoktur. İran'ın çeşitli balistik füzeler üretmesi dahil füze alanındaki ilerlemeleri ve kendi ihtiyaçlarını karşılaması, caydırıcılık ve savunma gücü ve kabiliyetlerini ortaya koyan bir örnektir. Savunma ve askeriye işbirliği ve silah alımı konusunda da İran, başka ülkelerinin iznini beklemez. İran Dışişleri Sözcüsü'nün bu bağlamda dün yaptığı açıklamaları da net mesajlar taşıyor.
Musevi, İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılabilmesine gösterdiği tepkide, İran İslam Cumhuriyeti'nin özel girişimler için planlama yaptığını ve gerektiğinde bu bağlamda karar alıp, hayata geçireceğini belirterek, ancak Tahran'ın işin oraya varmaması için mantık ve aklın devreye sokulacağına inandığını vurguladı.
Bu bağlamda İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif de, Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesi hakkında düzenlenen toplantıya video konferans aracılığıyla katılarak yaptığı konuşmada, İran'ın görüşlerini paylaştı.
ABD tarafından sunulan ve Güvenlik Konseyi'nin nükleer anlaşma ile ilgili kararnamesinin açık ihlali sayılan tasarının onaylanması için BM Güvenlik Konseyi'nin 15 üyesinden 9'unun evet oyu kullanması ve daimi üyelerinden hiçbirinin veto hakkını kullanmaması gerekiyor.
Güvenlik Konseyi'nin 5 daimi üyesinden tasarıyı sunan ABD'den başka hiçbiri, ABD'nin önerisine katılmıyor. Rusya, Çin, İngiltere ve Fransa yaptıkları açıklamalarda, ABD'nin İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılmasını öngören tasarına karşı olduklarını bildirmişlerdir.
Çin'in BM Daimi Temsilciliği de son sıralarda yaptığı açıklamada, ABD'nin nükleer anlaşmadan çekilmek suretiyle Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesi uyarınca kendi yükümlülüklerini çiğnediğini belirterek, ABD'nin İran'a yönelik silah yaptırımını uzatmak için hiçbir hakkı olmadığını vurguladı.
Rusya Dışişleri Bakanlığı da, ABD'nin BM Güvenlik Konseyi'nin 2231 sayılı kararnamesini, İran'a yönelik silah yaptırımını uzatmak için kullanma hakkına sahip olmadığını deklare etti.
Bazı uzmanlar ve hatta İran'a yönelik silah yaptırımının uzatılmasını destekleyenler, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo'nun bu işi nükleer anlaşma çerçevesinde yapmak istemesi halinde çok geniş etkileri olacağına ve hatta nükleer anlaşmanın yok olmasına yol açabileceğine inanıyorlar.
Bu bağlamda Washington merkezi Silah Kontrol Derneği direktörlerinden Kelsey Davenport yaptığı açıklamada, Pompeo'nun kendi planını hayata geçirmesi ve İran'a yönelik yaptırımların geri getirilmesi halinde, nükleer anlaşmanın yok olacağı uyarısında bulundu./
 

Görüşler