Temmuz 12, 2020 18:23 Europe/Istanbul
  • İran ve Çin'in uzun vadeli stratejik ilişkileri ve temelsiz iddialar

Günlerdir İran ile Çin'in 25 yıllık Kapsamlı İşbirliği Belgesi hakkında muhtelif basın yayın kuruluşları ve çevreler tahminler yürütmekteler. Bu durum İran İslam Cumhuriyeti yetkililerinin tepkilerine yol açmıştır.

Bu bağlamda İran'ın Pekin Büyükelçisi Muhammed Keşavarzade dün twitter hesabı üzerinden Çin-İran Kapsamlı İşbirliği Belgesi'ne yönelik iddialara tepki göstererek, "İran-Çin 25 yıllık stratejik planı çerçevesinde 'Kiş Adası'nın Çinliler'e verilmesi ya da Çin askeri güçlerinin İran'a konuşlandırılması' gibi komik iddiaların gündeme getirilmesi, büyük İran milletinin toplu bilincine yönelik bir hakarettir." diye yazdı.
ABD Dışişleri Bakanlığı son sıralarda twitter hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran-Çin 25 yıllık Kapsamlı İşbirliği Belgesi'ni "Türkmençay Anlaşması" niteleyerek, İran ile Çin ilişkilerinden karanlık bir tablo sunmaya çalıştı. Bu iddialar ve propaganda, belgenin detayları bir yana, dünyanın enerji güçlerinden biri olan İran'ın ABD'nin siyasi-ekonomik rakibi olan Çin ile uzun vadeli ve stratejik işbirliğinin özü, Amerikan yetkililerince istenen bir durum olmadığını gösteriyor.
Bu belge, Çin Devlet Başkanı Xi Jin Ping'in 5 sene önce Tahran'a yaptığı ziyareti sırasında iki ülkenin üst düzey yetkililerince ele alındı.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamenei, şubat 2015'te Çin Devlet Başkanı Xi Jin Ping'in kendisiyle yaptığı görüşmede, ABD dahil bazı ülkelerin sultacı politika ve başka ülkelere karşı samimiyetsiz işbirliğine işaretle şu vurguda bulunmuştu: "Bu durum, bağımsız ülkelerin birbiriyle daha fazla işbirliği peşinde olmalarına yol açmıştır ve İran ile Çin'in 25 yıllık stratejik ilişkileri için yapılan anlaşma da bu çerçevededir. İki taraf ciddiyetle yapılan anlaşmaların hayata geçirilmesi için çalışmalı." 
Çin Devlet Başkanı da aynı görüşmede, İran'ın enerji, beşeri ve coğrafi gibi birçok imkan ve avantajlara sahip olduğuna dikkat çekerek, iki ülke ekonomilerinin birbirinin tamamlayıcısı olduğunu, bu ziyarette 25 yıllık stratejik işbirliği için planlama yapılması konusunda mutabık kaldıklarını söyleyerek, stratejik ortaklarla, kültürel, eğitimsel, teknolojik ve askeri alanlarda işbirliğini derinleştirmek ve geliştirmek için hazır olduklarını söylemişti.
Bu nedenle İran ile Çin'in ilişkilerine bazılarının karşı çıkması doğaldır.
İran Dışişleri Bakanı Ekonomik İşler Yardımcısı Gulamrıza Ensari, kanal 2 televizyonunda yayınlanan Haber Bülteni Özel Tartışma programında yaptığı değerlendirmede, İslam İnkılabı zaferinden sonra Doğu'ya bakışın İslam Cumhuriyeti'nin daimi stratejisi olduğuna işaretle, "Çin ile ilişkilerin ciddi olduğundan ve 25 yıllık belgede iki ülkenin işbirliğinin esas maddesini ekonomik ve stratejik konular teşkil ettiğinden Batılı ülkelerin bu ilişkilerden endişe duymaları doğaldır." diye konuştu.
Coğrafi potansiyel ve tarihi münasebetlere göre kuşkusuz, İran'ın Çin ile ilişkileri, geçmişten beri, derin ekonomik ilişkiler temeli üzerine kurulmuştur. İlişkilerin bu geçmişi, iki büyük ülkenin uzun vadeli ilişkiler için planlama yapmalarını gerektiriyor. 
İki ülke ilişkileri petrol ve enerji ile sınırlı değil, çeşitli ticari ilişkiler nedeni ile Tahran ile Pekin işbirliği geniş bir yelpazeye sahiptir. 
Bu arada Çin, küresel gelişmelerde belirleyici ve inkar edilmeyen stratejik role sahip. İran İslam Cumhuriyeti de batı Asya bölgesinde kilit ve belirleyici role sahiptir. Böylece ABD, İran'ın Rusya ve Çin gibi büyük ülkelerle ilişkilerine yaptırım şartlarında zarar vermeye ve İran'ın bağımsız ülkelerle ilişkilerinin gelişmesine engel olmaya çalışıyor. Ancak bu girişimlere rağmen İran ve Çin'in ilişkileri çok sağlam, stratejik ve belirgindir./

Görüşler