Eylül 26, 2020 19:42 Europe/Istanbul
  • Amerika’nın yapması gereken, nükleer anlaşmaya geri dönmek

Amerika başkanı Donald Trump defalarca Bercam nükleer anlaşmasını Amerika için en kötü anlaşma olduğunu söyledi ve en sonda da Mayıs 2018’de bu anlaşmadan çıktı ve İran’a karşı en sert yaptırımları uyguladı. Şimdi Demokrat rakibi Jeo Biden Kasım 2020’de başkanlık seçimlerini kazanması durumunda bu anlaşmaya geri döneceği vaadinde bulunuyor. Bu konu Tahran’ın tepkisi ile karşılaştı.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif  Sputnik habere verdiği mülakatta, “Amerika’nın nükleer anlaşmaya geri dönmesi, onların ilk başta yapmaları gereken iş olduğunu, bu bağlamda Amerika’nın İran halkına verdiği zararları telafi etmesi gerektiğini ayrıca nükleer anlaşmanın zayıflaması bağlamındaki eylemlerini de karşılaması gerektiğini” belirtti.
Zarif, Biden’in seçimleri kazanması durumunda anlaşmaya geri döneceğine dair açıklamasına atıfta bulunarak bu açıklamada bulundu. Biden son aylarda Trump yönetiminin İran’a karşı siyasetinin yenilgiye uğradığını ifade ederek, başkanlık seçimlerini kazanması durumunda İran ile ilgili diplomatik yolu için güvenilir bir yol açacağını söyledi. Biden ayrıca son zamanlarda bir yazıda Trump’ın Bercam anlaşmasından çekilmekle hata yaptığını, Amerika çıkarlarına karşı bir harekette bulunarak Amerika’yı daha da inzivaya sürüklediğini söyledi. 
Amerika dışişleri bakanı eski yardımcısı ve halen dış siyaset yardımıcısı Anthony Blinken’in belirttiğine göre “İran’ın nükleer anlaşmaya tamamen bağlı kalması durumunda Biden hükümeti de seçimleri kazanması halinde bu anlaşmaya geri döner, böylece müttefikleri ve ortakları ile onu daha da güçlendirerek daha da uzatabilirler.”
Biden’in Trump’ın İran’a karşı yenilgisini itiraf etmesi Amerikalı üst düzey politikacılarının da, maksimum baskı savaşının, İran İslam Cumhuriyeti için durumu daha da zorlaştırdığına dair Trump hükümeti yetkilileri ve özelikle dışişleri bakanı Mike Pompeo’nun mükerrer iddialarına rağmen pratikte İran bu baskılara “maksimum direniş” stratejisi ile direndiği ve Washington’un İran’a karşı uluslararası yaptırımları sürdürme çalışmalarının da büyük bir yenilgiye uğradığı gerçeğinin farkına vardıklarını gösteriyor. Üstelik Trump yönetimi dünya çapında maksimum inzivaya sürüklenmiştir. Nitekim Washington’da Batı Asya enstitüsü İran programları koordinatörü Alex Vatanhah’a göre “Amerika İran konusundaki tutumunda yalnız kalmıştır.”
Biden’in tutumu onun da İran’ın barışçıl nükleer programında sözde endişelerinin giderilmesi zarureti ve Tahran ile ilgili diğer kaygıları konusunda Trump’a yakın görüşleri olduğunu fakat gerçekleşmesi için farklı yollar ve stratejiler peşinde olduğunu gösteriyor. 
Burada önemli olan konu son 40 yılda tüm Amerika başkanları ister Demokrat ister Cumhuriyetçi, tümünün İran’a yönelik özellikle yaptırım başta olmak üzere baskı üzerine hasmane siyasetini izlemesidir. Obama hükümeti 5+1 grubu çerçevesinde Bercam nükleer anlşamaya imza atmasına rağmen bir çok konuda Tahran’a karşı yaptırımların uygulanması veya devam etmesini izleyerek Bercam sorumluluklarını yerine getirmekten çekindi. 
Şimdi Obama’nın yardımcısı olan Biden Beyaz Saray’a girmesi halinde Bercam’a geri döneceği vaadinde bulunuyor fakat yine de kuracağı hükümetle kendi müttefikleri ile Bercam kısıtlamalarını daha da yoğunlaştırarak süresini uzatacağı, Amerika’yı endişelendiren diğer konuları da ele alacağı vaadinde bulunuyor. 
Aslına Biden bu şekilde Bercam’daki kısıtlamaların içeriği ve zaman süreçlerini uzatmaya ilaveten Trump gibi İran’ın füze kabiliyeti, bölgesel siyasetleri ve de insan hakları gibi konuları da Bercam çerçevesinde İran’a dayatmak istiyor. 
Fakat buna karşı İran da sırf Bercam nükleer anlaşmaya bağlı kaldığı ve kalacağını, hiçbir şekilde Washington’un füze, bölgesel, insan hakları gibi konulardaki isteklerine teslim olmayacağını vurgulamıştır./
 

Etiketler

Görüşler